İçinde HASIL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "hasıl" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hasıl bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu hasıl ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hasıl olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

VELHASILIKELAM

11 harfli kelimeler

HASILLANMAK, HASILIKELAM

10 harfli kelimeler

HASILLAMAK, HASILLAMAH, HASILÇARUH, HASILÇARIK

9 harfli kelimeler

VELHASILİ, HASILATLI

8 harfli kelimeler

EVHASILI, HASILLIK, HAMHASIL, VELHASIL

7 harfli kelimeler

ELHASIL, HASILAT, HASILLI

6 harfli kelimeler

HASILI, HASILA

5 harfli kelimeler

HASIL

Bazı kelimelerin anlamları

HASIL

Olan, ortaya çıkan, görünen.

HASILLIK

Hayvanların yeşilken yemeleri için ekilen arpa tarlası. Bahçe.

HASILATLI

Gelir getiren. Ürün veren.

HASILÇARUH

Özel olarak yapılan bir çeşit çarık.

ELHASIL

Kısacası.

VELHASIL

Kısacası.

HASILAT

Ürün. Gelir, kazanç.

VELHASILİ

Sözün kısası.

VELHASILIKELAM

Sözün kısası.

EVHASILI

Velhasıl.

HASILLAMAH

Hamur yoğurmak. Bir kimseyi iyice dövmek.

HASILLAMAK

Arıtmak. Toprağı ekime hazırlamak. Ham deriyi yumuşatmak, işlemek. Hamuru kıvamında yoğurmak. Bir kimseyi iyice dövmek. Arapça kökenli hâsıl: Hamur veya çamuru yoğurarak yumuşatmak. Arapça kökenli âıl:Ham deriyi yumuşatmak, işlemek.

HASILÇARIK

Özel olarak yapılan bir çeşit çarık.

HASILLANMAK

Alışmak.

HAMHASIL

Ham meyve.

HASILIKELAM

Kısacası.

  -   -   -  

Anlamında HASIL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HASIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVSIL

Sığır cinsinin dilinde ve ayağında hasıl olan bir türlü hâstalık.

ÇİHMAK

Tırmanmak. Yola koyulmak. Görünmek, zuhur etmek. Peydah olmak. Ulaşmak, temas etmek. Hasıl olmak, meydana gelmek.

SIZINTILAR

İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlere yapacakları harcamaların ve buna bağlı olarak da reel gayrisafi yurtiçi hasılanın azalmasına yol açan vergi, dışalım ve tasarruftan oluşan kalemler.

HAREMAĞASI

Eski Roma, Abbasi, Memluk ve Osmanlı saraylarında ve büyük konaklarda harem bölümünü korumak ve türlü hizmetlerini görmekle yükümlü olan erkekliği giderilmiş zenci görevli. Haremağaları şu aşamalardan geçerlerdi: en aşağı, acemi ağa, nöbet kalfası, ortanca, hasıllı ya da hasırlı, yayla başgulamı, Yenisaray başkapı gulamı. Daha da yükselebilirlerse Eskisaray başkapı gulamı ve sonunda kızlarağası olurlardı.

KISACASI

Kısa söylemek gerekirse, sözün kısası, elhasıl, velhasıl, hasılıkelam.

VELASIL

Velhasıl.

BICILGAN

Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara. Bir çeşit at hastalığı. Bukağılık deri yangısı. Hayvanların ayaklarında hasıl olan yara, çatlak.

BİTÜRMEK

Peyda etmek, hasıl etmek, meydana getirmek. Bitiştirmek, kaynaştırmak.

DUZLAK

Hayvanlara tuz verilen yer. Tuz hasıl olan yerler, tuzla.

ÇOĞALTAN

Çarpan. Gelir harcama modelinde, otonom kalemlerin herhangi birinde ortaya çıkan değişmenin reel gayrisafi yurtiçi hasıla üzerinde yarattığı kendisinden daha büyük etkiyi gösteren, 1931 yılında ilk kez Richard F. Kahn tarafından geliştirilen ve daha sonra da J. M. Keynes tarafından ayrıntılandırılarak kullanılan katsayı. Bu katsayı otonom harcamanın türüne göre farklı terimlerle tanımlanmaktadır.

UZUNSUZ

Hasılı kelâm, kısacası.

CIDAV

Mızıkçılık. Kavga arayan. Derin, işleyen yara, büyük çıban (genellikle at ve eşeklerde görülür). Ezik, çürük. Omuzbaşı, kürek kemiğinin (insan ve hayvanlarda) üstü. Üzeri kapanmış yara. Hayvanın omuz başında semer veya eğer vurmasından hasıl olan yara.

PARASALLAŞMA

Para sunumunun gayrisafi milli hasıla içindeki payının artması. Altın, gümüş, borç gibi herhangi bir şeyin bir ülkenin yasal parasına dönüştürülmesi. karşılığı borcun parasallaşması.

ALTBAŞ

Sonuç, geri, aşağı taraf: Tarlanın altbaşından sürü geçiyor. Velhasıl, sonunda. Alt yan, son.

İNEZ

Hastalıktan yeni kurtulmuş, tam iyileşememiş kişi. Sıska, cılız, bakımsız, hastalıklı kişi. Olmamış, ham: Bu sene hasılatım inez bir halde. Hafif, yavaş.

PARASALCILIK

Fiyatlar genel düzeyi ve reel gayrisafi yurtiçi hasıladaki değişimlerin ana kaynağını para sunumundaki değişmeler olarak gören ve devletin ekonomiye müdahalesinin dengesizlik yaratacağını ileri süren, Milton Friedman öncülüğündeki iktisadi düşünce akımı.

DÜŞELEK

Hasılat, varidat, kazanç, pay, hisse.

TIRMUK

Tırmalamaktan hasıl olan eser.

KATINTILAR

İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlere yapacakları harcamaların ve buna bağlı olarak da reel gayrisafi yurtiçi hasılanın artmasına yol açan dışsatım, yatırım ve hükümet harcamalarından oluşan kalemler. karşılığı sızıntılar.

VELASILI

Kısaca, velhasıl.