Sonu HASIL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hasıl" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hasıl ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında hasıl olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hasıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HASIL

Olan, ortaya çıkan, görünen.

ELHASIL

Kısacası.

VELHASIL

Kısacası.

HAMHASIL

Ham meyve.

  -   -   -  

Anlamında HASIL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HASIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

UZUNSUZ

Hasılı kelâm, kısacası.

ÇOĞALTAN

Çarpan. Gelir harcama modelinde, otonom kalemlerin herhangi birinde ortaya çıkan değişmenin reel gayrisafi yurtiçi hasıla üzerinde yarattığı kendisinden daha büyük etkiyi gösteren, 1931 yılında ilk kez Richard F. Kahn tarafından geliştirilen ve daha sonra da J. M. Keynes tarafından ayrıntılandırılarak kullanılan katsayı. Bu katsayı otonom harcamanın türüne göre farklı terimlerle tanımlanmaktadır.

ALTBAŞ

Sonuç, geri, aşağı taraf: Tarlanın altbaşından sürü geçiyor. Velhasıl, sonunda. Alt yan, son.

AVSIL

Sığır cinsinin dilinde ve ayağında hasıl olan bir türlü hâstalık.

TIRMUK

Tırmalamaktan hasıl olan eser.

ÇİHMAK

Tırmanmak. Yola koyulmak. Görünmek, zuhur etmek. Peydah olmak. Ulaşmak, temas etmek. Hasıl olmak, meydana gelmek.

CIDAV

Mızıkçılık. Kavga arayan. Derin, işleyen yara, büyük çıban (genellikle at ve eşeklerde görülür). Ezik, çürük. Omuzbaşı, kürek kemiğinin (insan ve hayvanlarda) üstü. Üzeri kapanmış yara. Hayvanın omuz başında semer veya eğer vurmasından hasıl olan yara.

BICILGAN

Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara. Bir çeşit at hastalığı. Bukağılık deri yangısı. Hayvanların ayaklarında hasıl olan yara, çatlak.

KATINTILAR

İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlere yapacakları harcamaların ve buna bağlı olarak da reel gayrisafi yurtiçi hasılanın artmasına yol açan dışsatım, yatırım ve hükümet harcamalarından oluşan kalemler. karşılığı sızıntılar.

PARASALCILIK

Fiyatlar genel düzeyi ve reel gayrisafi yurtiçi hasıladaki değişimlerin ana kaynağını para sunumundaki değişmeler olarak gören ve devletin ekonomiye müdahalesinin dengesizlik yaratacağını ileri süren, Milton Friedman öncülüğündeki iktisadi düşünce akımı.

VELASIL

Velhasıl.

EVHASILI

Velhasıl.

BİTÜRMEK

Peyda etmek, hasıl etmek, meydana getirmek. Bitiştirmek, kaynaştırmak.

DUZLAK

Hayvanlara tuz verilen yer. Tuz hasıl olan yerler, tuzla.

SIZINTILAR

İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlere yapacakları harcamaların ve buna bağlı olarak da reel gayrisafi yurtiçi hasılanın azalmasına yol açan vergi, dışalım ve tasarruftan oluşan kalemler.

KISACASI

Kısa söylemek gerekirse, sözün kısası, elhasıl, velhasıl, hasılıkelam.

İNEZ

Hastalıktan yeni kurtulmuş, tam iyileşememiş kişi. Sıska, cılız, bakımsız, hastalıklı kişi. Olmamış, ham: Bu sene hasılatım inez bir halde. Hafif, yavaş.

HAREMAĞASI

Eski Roma, Abbasi, Memluk ve Osmanlı saraylarında ve büyük konaklarda harem bölümünü korumak ve türlü hizmetlerini görmekle yükümlü olan erkekliği giderilmiş zenci görevli. Haremağaları şu aşamalardan geçerlerdi: en aşağı, acemi ağa, nöbet kalfası, ortanca, hasıllı ya da hasırlı, yayla başgulamı, Yenisaray başkapı gulamı. Daha da yükselebilirlerse Eskisaray başkapı gulamı ve sonunda kızlarağası olurlardı.

DÜŞELEK

Hasılat, varidat, kazanç, pay, hisse.

PARASALLAŞMA

Para sunumunun gayrisafi milli hasıla içindeki payının artması. Altın, gümüş, borç gibi herhangi bir şeyin bir ülkenin yasal parasına dönüştürülmesi. karşılığı borcun parasallaşması.