İçinde GÖZ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "göz" olan, toplam 427 tane kelime bulunuyor. İçerisinde göz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu göz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında göz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

AÇGÖZLÜLEŞEBİLMEK, GÖZDENGEÇİRİCİLİK

16 harfli kelimeler

AÇGÖZLÜLEŞEBİLME, GÖZLEMLEYEBİLMEK, KARAGÖZGÖLLÜALAN

15 harfli kelimeler

GÖZETLEYEBİLMEK, GÖZLEMLEYEBİLME

14 harfli kelimeler

GÖZETLEYİCİLİK, GÖZDENGEÇİRİCİ, GÖZETLEMECİLİK, GÖZETLEYEBİLME, KARAGÖZFASULYA, KARAGÖZMANCARI, KAYNARGÖZLEYİM, TERBİYEGÖZLÜĞÜ

13 harfli kelimeler

GÖZENEKSİZLİK, AÇGÖZLÜLEŞMEK, BEYAZGÖZLÜLER, GÖZETLEÇBİLİM, GÖZLENEBİLMEK, GÖZLEYEBİLMEK, GÖZLEYÜDURMAK, KARAGÖZCİÇEĞİ, SALINIMGÖZLER, YUKARIGÖZLÜCE, YUKARIKARAGÖZ, ZEMBİLİGÖZGÖZ

12 harfli kelimeler

AÇIKGÖZLÜLÜK, GÖZENEKLİLİK, GÖZLEMECİLİK, KARAGÖZCÜLÜK, AÇGÖZLÜLEŞME, AŞAGIGÖZLÜCE, AŞAĞIKARAGÖZ, BİRGÖZELİLER, CAMGÖZGİLLER, GÖZENEKÖLÇER, GÖZETEBİLMEK, GÖZLENEBİLME, GÖZLEYEBİLME, GÖZÜKEBİLMEK, SÖĞÜTLÜGÖZLE, YİNELİGÖZLER, YUKARIALAGÖZ

11 harfli kelimeler

GÖZETİCİLİK, GÖZETLENMEK, GÖZETLETMEK, GÖZETLEYİCİ, GÖZETMENLİK, GÖZETTİRMEK, GÖZLEMCİLİK, GÖZLEMLEMEK, GÖZLÜKÇÜLÜK, AŞAĞIALAGÖZ, BASIGÖZETİR, GÖZALDATIMI, GÖZBAĞCILIK, GÖZBAĞLAMAK, GÖZDEĞMELİK, GÖZERLENMEK, GÖZETDEMEYH, GÖZETEBİLME, GÖZLEKÇİLER, GÖZÜKEBİLME, GÖZÜKIZILLI, GÖZÜKÜÇÜKLÜ, GÖZYUMMACIL, KIRKGÖZELER, MİNİLGÖZLER, TOKGÖZLÜLÜK

10 harfli kelimeler

AÇGÖZLÜLÜK, AÇIKGÖZLÜK, GÖZENEKSİZ, GÖZETİLMEK, GÖZETLEMEK, KARAGÖZLÜK, TEPEGÖZLER, KARTALGÖZÜ, BASIGÖZLER, BONCUKGÖZE, BÜLBÜLGÖZÜ, DOKTORGÖZÜ, GÖZAÇANLAR, GÖZEGİRMEK, GÖZELLEMEK, GÖZERLEMEK, GÖZETDEMEK, GÖZETLENİŞ, GÖZETLENME, GÖZETLETME, GÖZETLEYİŞ, GÖZETTİRME, GÖZLEMLEME, GÖZLÜÇAYIR, GÖZLÜHÜYÜK, GÖZPENCERE, GÖZÜMKALDI, IŞIMGÖZLER, İZGEGÖZLER, KARAGÖZLER, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

BALIKGÖZÜ, CİNGÖZLÜK, GÖZDEMİRİ, GÖZENEKLİ, GÖZETİLME, GÖZETLEME, GÖZLEMECİ, GÖZLEMEVİ, GÖZLENMEK, GÖZLETMEK, GÖZLÜKSÜZ, GÖZSÜZLÜK, HOROZGÖZÜ, KARAGÖZCÜ, KOYUNGÖZÜ, MANDAGÖZÜ, SIĞIRGÖZÜ, TURNAGÖZÜ, AÇGÖZLÜCE, ARDIÇGÖZE, ARIGÖZERİ, AŞAĞIGÖZE, ATGÖZLÜĞÜ, BATLANGÖZ, BELDİRGÖZ, BUZLUGÖZE, BÜLÜÇGÖZÜ, CİLVEGÖZÜ, DEMİRGÖZE, DERİNGÖZE, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

DEVEGÖZÜ, GÖZCÜLÜK, GÖZETİCİ, GÖZETMEK, GÖZETMEN, GÖZLEMCİ, GÖZLEMEK, GÖZLENME, GÖZLETME, GÖZLEYİŞ, GÖZLÜKÇÜ, GÖZLÜKLÜ, GÖZÜKMEK, KEDİGÖZÜ, ÖKÜZGÖZÜ, YALINGÖZ, TOKGÖZLÜ, AKÇAGÖZE, ALTINGÖZ, BELERGÖZ, ÇAHIRGÖZ, DANAGÖZE, DANAGÖZÜ, DAŞGÖZEL, DAŞGÖZER, DEREGÖZÜ, DERİNGÖZ, DÖNÜKGÖZ, DURUGÖZE, GECEGÖZÜ, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

AÇGÖZLÜ, AÇIKGÖZ, GÖZDAĞI, GÖZEMEK, GÖZENEK, GÖZETİM, GÖZETİŞ, GÖZETME, GÖZLEĞİ, GÖZLEME, GÖZÜKME, GÖZYAŞI, KARAGÖZ, KUŞGÖZÜ, PARAGÖZ, SARIGÖZ, TEPEGÖZ, AYNAGÖZ, ALANGÖZ, ALTIGÖZ, ATEŞGÖZ, BAĞGÖZE, BALGÖZE, BAŞGÖZE, BEŞGÖZE, BİNGÖZE, CİBİGÖZ, DANAGÖZ, DÖRTGÖZ, EĞRİGÖZ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

CİNGÖZ, GÖZELİ, GÖZEME, GÖZENE, GÖZEVİ, GÖZLEM, GÖZLÜK, GÖZSÜZ, ALAGÖZ, ALEGÖZ, ARAGÖZ, BEŞGÖZ, CAMGÖZ, CİKGÖZ, ÇERGÖZ, DİKGÖZ, DİLGÖZ, DÖNGÖZ, ELAGÖZ, ERGÖZÜ, GÖKGÖZ, GÖRGÖZ, GÖZCEK, GÖZCÜK, GÖZÇEK, GÖZÇÜK, GÖZEBİ, GÖZECE, GÖZEDE, GÖZENİ, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

AÇGÖZ, GÖZCÜ, GÖZDE, GÖZER, GÖZGÜ, GÖZLÜ, AŞGÖZ, GÖZAL, GÖZAR, GÖZAY, GÖZCE, GÖZEK, GÖZEL, GÖZEM, GÖZEN, GÖZET, GÖZGE, GÖZME, GÖZNE, ÖNGÖZ, ÜÇGÖZ

4 harfli kelimeler

GÖZE

3 harfli kelimeler

GÖZ

Bazı kelimelerin anlamları

GÖZ

Görme organı, basar. Bakış, görüş. Çekmece. Delik, boşluk. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. Bölüm, hane. Bazı deyimlerde, görme ve bakma. Oda. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. Terazi kefesi. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. Nazar. Bazı yaraların uç bölümü.

AÇGÖZLÜLEŞEBİLMEK

Açgözlü olma olasılığı bulunmak.

GÖZLEMLEYEBİLMEK

Gözlemleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÖZETLEYEBİLME

Gözetleyebilmek işi dikizleyebilme.

KAYNARGÖZLEYİM

Çözüneni uçucu olmayan çözeltilerin kaynama noktalarının, aynı basınçtaki arı çözücününkinden yüksek olmasına dayanarak, derişimi bilinen seyreltik çözeltilerde, çözünenin molekül ağırlığını belirleme yöntemi.

GÖZETLEMECİLİK

Soyunan ya da cinsel ilişkide bulunan insanları gözetleyerek cinsel doygunluk sağlama.

KARAGÖZMANCARI

Ebegümeci.

GÖZDENGEÇİRİCİLİK

Devrimci bakış açısından Marksizmi doğrulamak ya da haklı çıkarmak için yeniden yorumlayıp özünü değiştirerek bu görüşü savunan akım.

TERBİYEGÖZLÜĞÜ

Koşulu bir durumda olan atların, yanlarını görerek ürkmelerini önlemek amacıyla, başlığın gözlük bölümündeki dört köşe ya da yuvarlak meşin parçaları. (Amasya).

KARAGÖZGÖLLÜALAN

Tokat şehrinde, Yeşilyurt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

GÖZLEMLEYEBİLME

Gözlemleyebilmek işi.

KARAGÖZFASULYA

Börülce.

AÇGÖZLÜLEŞEBİLME

Açgözlüleşebilmek durumu.

GÖZETLEYİCİLİK

Gözetleyicinin yaptığı iş, dikizcilik, erketecilik.

GÖZDENGEÇİRİCİ

Geçmişte kabul edilen bir durum veya görüşün gözden geçirilerek yeniden ortaya konmasını ileri süren kişi. Devrimci bakış açısından Marksizmi doğrulamak ya da haklı çıkarmak için yeniden yorumlayıp özünü değiştirerek bu görüşü savunan kişi.

GÖZETLEYEBİLMEK

Gözetleme imkânı veya olasılığı bulunmak, dikizleyebilmek.

  -   -   -  

Anlamında GÖZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÖZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

AÇGÖZLÜLÜK

Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.

AÇIKGÖZLÜK

Açıkgözlülük.

AJUR

Delikli örgü, gözenek.

AKKARAMAN

Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.

AĞLAMAK

Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.

AÇGÖZ

Açgözlü.

ABLATYA

Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

AÇIKGÖZLÜLÜK

Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

AJURLU

Her yanı ajur biçiminde işlenmiş bulunan, gözenekli.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AÇGÖZLÜ

Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

AKIŞKAN

Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.