GÖZ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "göz" olan, toplam 225 adet kelime bulunmaktadır. göz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu göz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde göz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

GÖZDENGEÇİRİCİLİK

16 harfli kelimeler

GÖZLEMLEYEBİLMEK

15 harfli kelimeler

GÖZETLEYEBİLMEK, GÖZLEMLEYEBİLME

14 harfli kelimeler

GÖZDENGEÇİRİCİ, GÖZETLEMECİLİK, GÖZETLEYEBİLME, GÖZETLEYİCİLİK

13 harfli kelimeler

GÖZENEKSİZLİK, GÖZETLEÇBİLİM, GÖZLENEBİLMEK, GÖZLEYEBİLMEK, GÖZLEYÜDURMAK

12 harfli kelimeler

GÖZENEKLİLİK, GÖZENEKÖLÇER, GÖZETEBİLMEK, GÖZLEMECİLİK, GÖZLENEBİLME, GÖZLEYEBİLME, GÖZÜKEBİLMEK

11 harfli kelimeler

GÖZALDATIMI, GÖZBAĞCILIK, GÖZBAĞLAMAK, GÖZDEĞMELİK, GÖZERLENMEK, GÖZETDEMEYH, GÖZETEBİLME, GÖZETİCİLİK, GÖZETLENMEK, GÖZETLETMEK, GÖZETLEYİCİ, GÖZETMENLİK, GÖZETTİRMEK, GÖZLEKÇİLER, GÖZLEMCİLİK, GÖZLEMLEMEK, GÖZLÜKÇÜLÜK, GÖZÜKEBİLME, GÖZÜKIZILLI, GÖZÜKÜÇÜKLÜ, GÖZYUMMACIL

10 harfli kelimeler

GÖZAÇANLAR, GÖZEGİRMEK, GÖZELLEMEK, GÖZENEKSİZ, GÖZERLEMEK, GÖZETDEMEK, GÖZETİLMEK, GÖZETLEMEK, GÖZETLENİŞ, GÖZETLENME, GÖZETLETME, GÖZETLEYİŞ, GÖZETTİRME, GÖZLEMLEME, GÖZLÜÇAYIR, GÖZLÜHÜYÜK, GÖZPENCERE, GÖZÜMKALDI

9 harfli kelimeler

GÖZBAĞICI, GÖZBEBEĞİ, GÖZDEĞMEZ, GÖZDELİĞİ, GÖZDEMEYH, GÖZDEMİRİ, GÖZDEYHÇİ, GÖZELCENE, GÖZELEMEG, GÖZELEMEK, GÖZELLEME, GÖZENEKLİ, GÖZERTEPE, GÖZETİLME, GÖZETLEME, GÖZLEMECİ, GÖZLEMEVİ, GÖZLENGEÇ, GÖZLENGIÇ, GÖZLENMEK, GÖZLEŞMEK, GÖZLETMEK, GÖZLÜKOTU, GÖZLÜKSÜZ, GÖZLÜKUYU, GÖZPINARI, GÖZSÜZLÜK, GÖZÜBÜYÜK, GÖZÜKÜÇÜK

8 harfli kelimeler

GÖZARASI, GÖZAYDIN, GÖZBAĞCI, GÖZCEĞEN, GÖZCÜLER, GÖZCÜLÜK, GÖZDEĞME, GÖZDEKÇİ, GÖZDEMEK, GÖZEBANA, GÖZEBAŞI, GÖZEDİCİ, GÖZEHMEG, GÖZEKAYA, GÖZELCEM, GÖZELEME, GÖZENERK, GÖZENMEK, GÖZERİMİ, GÖZERMEK, GÖZETIEÇ, GÖZETİCİ, GÖZETLEK, GÖZETMEK, GÖZETMEN, GÖZEYİCİ, GÖZİKMEK, GÖZLEKÇİ, GÖZLEMCİ, GÖZLEMEK, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

GÖZAÇAN, GÖZALAN, GÖZALTI, GÖZBABA, GÖZBAĞI, GÖZDAĞI, GÖZDEĞİ, GÖZDEKİ, GÖZECİK, GÖZEGİR, GÖZEGÖL, GÖZEĞİR, GÖZELEK, GÖZELER, GÖZELİM, GÖZEMEK, GÖZENDE, GÖZENEK, GÖZENTE, GÖZENTİ, GÖZEREK, GÖZETİM, GÖZETİŞ, GÖZETME, GÖZGENE, GÖZGERE, GÖZGERİ, GÖZGÖRE, GÖZKAYA, GÖZLEĞİ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

GÖZCEK, GÖZCÜK, GÖZÇEK, GÖZÇÜK, GÖZEBİ, GÖZECE, GÖZEDE, GÖZELİ, GÖZEME, GÖZENE, GÖZENİ, GÖZENÜ, GÖZEVİ, GÖZGEÇ, GÖZGEN, GÖZGER, GÖZGÖR, GÖZGÖZ, GÖZKÖY, GÖZLEK, GÖZLEM, GÖZLER, GÖZLET, GÖZLÜK, GÖZMEK, GÖZMEN, GÖZOVA, GÖZSÜZ, GÖZUCU

5 harfli kelimeler

GÖZAL, GÖZAR, GÖZAY, GÖZCE, GÖZCÜ, GÖZDE, GÖZEK, GÖZEL, GÖZEM, GÖZEN, GÖZER, GÖZET, GÖZGE, GÖZGÜ, GÖZLÜ, GÖZME, GÖZNE

4 harfli kelimeler

GÖZE

3 harfli kelimeler

GÖZ

Bazı kelimelerin anlamları

GÖZ

Görme organı, basar. Bakış, görüş. Çekmece. Delik, boşluk. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. Bölüm, hane. Bazı deyimlerde, görme ve bakma. Oda. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. Terazi kefesi. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. Nazar. Bazı yaraların uç bölümü.

GÖZENEKÖLÇER

Katı özdeklerin gözenekliliğini, başka bir deyimle akışkanlarla ilgili geçirgenliğini ölçen aygıt.

GÖZETLEMECİLİK

Soyunan ya da cinsel ilişkide bulunan insanları gözetleyerek cinsel doygunluk sağlama.

GÖZENEKSİZLİK

Gözeneksiz olma durumu.

GÖZLEYEBİLMEK

Gözleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÖZLEMLEYEBİLME

Gözlemleyebilmek işi.

GÖZDENGEÇİRİCİLİK

Devrimci bakış açısından Marksizmi doğrulamak ya da haklı çıkarmak için yeniden yorumlayıp özünü değiştirerek bu görüşü savunan akım.

GÖZETLEYEBİLME

Gözetleyebilmek işi dikizleyebilme.

GÖZDENGEÇİRİCİ

Geçmişte kabul edilen bir durum veya görüşün gözden geçirilerek yeniden ortaya konmasını ileri süren kişi. Devrimci bakış açısından Marksizmi doğrulamak ya da haklı çıkarmak için yeniden yorumlayıp özünü değiştirerek bu görüşü savunan kişi.

GÖZENEKLİLİK

Gözenekli olma durumu.

GÖZETLEYEBİLMEK

Gözetleme imkânı veya olasılığı bulunmak, dikizleyebilmek.

GÖZETLEÇBİLİM

Metalbilimin, gözetleç kullanan dalı.

GÖZLENEBİLMEK

Gözlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÖZLEYÜDURMAK

Gözden kaçırmamak.

GÖZLEMLEYEBİLMEK

Gözlemleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÖZETLEYİCİLİK

Gözetleyicinin yaptığı iş, dikizcilik, erketecilik.

  -   -   -  

Anlamında GÖZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÖZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIKGÖZLÜK

Açıkgözlülük.

AJURLU

Her yanı ajur biçiminde işlenmiş bulunan, gözenekli.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

AÇGÖZLÜLÜK

Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AÇGÖZ

Açgözlü.

ABLATYA

Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

AKIŞKAN

Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

AKKARAMAN

Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.

AJUR

Delikli örgü, gözenek.

AÇIKGÖZLÜLÜK

Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.

AÇGÖZLÜ

Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.

AĞLAMAK

Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.