Kelimeler arşivi içinde; sonunda "göz" olan, toplam 81 adet kelime bulunmaktadır. Sonu göz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında göz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde göz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ZEMBİLİGÖZGÖZ, YUKARIKARAGÖZ
YUKARIALAGÖZ, AŞAĞIKARAGÖZ
AŞAĞIALAGÖZ
TEPEALAGÖZ
KOKLANGÖZ, GÖRGELGÖZ, KABACAGÖZ, BELDİRGÖZ, BATLANGÖZ
YALINGÖZ, DERİNGÖZ, KAYIKGÖZ, ÇAHIRGÖZ, GÜZELGÖZ, KIZILGÖZ, GÜMÜŞGÖZ, BELERGÖZ, YAĞLIGÖZ, DÖNÜKGÖZ, MANDAGÖZ, SİVRİGÖZ, SAKÇAGÖZ, YEŞİLGÖZ, ALTINGÖZ, GÖKÇEGÖZ, PÖNTÜGÖZ
FARAGÖZ, YEDİGÖZ, KABAGÖZ, KEÇEGÖZ, KIRKGÖZ, KOCAGÖZ, AÇIKGÖZ, MEDEGÖZ, MİNİGÖZ, PİSİGÖZ, EĞRİGÖZ, KARAGÖZ, PARAGÖZ, SARIGÖZ, TEPEGÖZ, AYNAGÖZ, ALANGÖZ, ALTIGÖZ, ATEŞGÖZ, CİBİGÖZ, DANAGÖZ, DÖRTGÖZ
CİKGÖZ, CİNGÖZ, ELAGÖZ, GÖKGÖZ, ULUGÖZ, TOKGÖZ, TİNGÖZ, TEPGÖZ, GÖRGÖZ, TEKGÖZ, ŞORGÖZ, GÖZGÖZ, ALAGÖZ, DÖNGÖZ, ALEGÖZ, NURGÖZ, NARGÖZ, DİLGÖZ, ARAGÖZ, ÇERGÖZ, LÖNGÖZ, LONGÖZ, KUŞGÖZ, CAMGÖZ, DİKGÖZ, BEŞGÖZ
AÇGÖZ, ÜÇGÖZ, AŞGÖZ, ÖNGÖZ
GÖZ
GÖZ
Görme organı, basar. Bakış, görüş. Çekmece. Delik, boşluk. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. Bölüm, hane. Bazı deyimlerde, görme ve bakma. Oda. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. Terazi kefesi. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. Nazar. Bazı yaraların uç bölümü.
KABACAGÖZ
Samsun ili, Şeyhli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BELDİRGÖZ
Tavşan.
KOKLANGÖZ
Salyangoz, sümüklüböcek.
ZEMBİLİGÖZGÖZ
Simit, kandil simidi, çöreği.
DERİNGÖZ
Dere.
ÇAHIRGÖZ
Siyahla ela arası göz.
KAYIKGÖZ
Şaşı, şehla göz.
YUKARIALAGÖZ
Çankırı ili, Kızılırmak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
BATLANGÖZ
Sümüklü böcek.
AŞAĞIALAGÖZ
Çankırı kenti, Kızılırmak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Muş kenti, Varto belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
AŞAĞIKARAGÖZ
Kayseri şehri, Pınarbaşı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
GÖRGELGÖZ
İyi gören göz.
TEPEALAGÖZ
Çankırı ilinde, Kızılırmak belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YALINGÖZ
Bir tür kertenkele.
YUKARIKARAGÖZ
Kayseri şehri, Pınarbaşı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AÇIKGÖZLÜLÜK
Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.
AÇGÖZ
Açgözlü.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AJURLU
Her yanı ajur biçiminde işlenmiş bulunan, gözenekli.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
AJUR
Delikli örgü, gözenek.
AKIŞKAN
Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.
ABLATYA
Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.
AÇIKGÖZLÜK
Açıkgözlülük.
AÇGÖZLÜLÜK
Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.