İçinde GÖNÜ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "gönü" olan, toplam 43 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gönü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu gönü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gönü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

GÖNÜLLENDİRMEK

13 harfli kelimeler

GÖNÜLLENDİRME

12 harfli kelimeler

CANIGÖNÜLDEN, GÖNÜLSÜZİREK

11 harfli kelimeler

GÖNÜLDAŞLIK, GÖNÜLLENMEK, GÖNÜLSÜZLÜK, GÖNÜLDOLABI

10 harfli kelimeler

GÖNÜLSÜMEK, GÖNÜLLEMEK, GÖNÜLLENME, GÖNÜLSEMEK, GÖNÜLSÜZCE, GÖNÜLLÜLÜK, GÖNÜLYURDU

9 harfli kelimeler

GÖNÜLLÜCE, GÖNÜLAÇAN, GÖNÜLALAN, GÖNÜLALDI, GÖNÜLALMA, GÖNÜLEMEK, GÖNÜLGÜCÜ

8 harfli kelimeler

GÖNÜLLÜK, GÖNÜLDEN, GÜLGÖNÜL, ŞENGÖNÜL, GÖNÜLDEŞ, GÖNÜLDAŞ, DEVEGÖNÜ, GÖNÜLSÜZ

7 harfli kelimeler

GÖNÜLAY, KUŞGÖNÜ, GÖNÜRSU, GÖNÜMEK, GÖNÜLLÜ, AYGÖNÜL, ERGÖNÜL, GÖNÜLLİ, GÖNÜCÜR

5 harfli kelimeler

GÖNÜR, GÖNÜK, GÖNÜL

4 harfli kelimeler

GÖNÜ

Bazı kelimelerin anlamları

GÖNÜ

Olgun. Bursa ili, Karacabey belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

GÖNÜLLEMEK

Gönül almak. Ağırlamak. Gönülden geçirmek, düşünmek.

GÖNÜLSEMEK

İmrenmek. Gönülden istemek.

GÖNÜLDAŞLIK

Gönüldaş olma durumu.

GÖNÜLLENDİRMEK

Gönüllenmesine sebep olmak.

GÖNÜLLENME

Gönüllenmek işi veya durumu.

GÖNÜLLENDİRME

Gönüllendirmek işi.

GÖNÜLSÜZLÜK

Bir işi istemeyerek yapma, isteksizlik.

GÖNÜLLENMEK

Gücenmek, darılmak, alınmak.

GÖNÜLLÜLÜK

Gönüllü olma durumu.

GÖNÜLSÜZCE

İsteksiz bir biçimde, istemeyerek.

GÖNÜLDOLABI

Bir çeşit çiçek: Bağçenizdeki gönüldolabından bir budak bize verir misiniz?.

CANIGÖNÜLDEN

İçtenlikle, çok isteyerek, canıyürekten.

GÖNÜLSÜMEK

Gönülden istemek.

GÖNÜLYURDU

Yozgat kenti, Çekerek ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

GÖNÜLSÜZİREK

İstemeye istemeye.

  -   -   -  

Anlamında GÖNÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÖNÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AFTOS

Gönül eğlendiren kimse.

ÇİMDİK

Çimdikleme işi. Gönül kıracak söz. Başparmakla işaret parmağının ucu arasına alınan miktarda olan. Tatar böreği.

BAYGIN

Bayılmış, kendinden geçmiş. Gönül vermiş. Yığılmış, dökülmüş. Süzgün. Bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde. İnsanı kendinden geçirir gibi olan.

DİNGİNCİLİK

Tam bir gönül rahatlığı, tutkusuzluk içinde bütün arzulardan sıyrılmış olarak direnç göstermeden kendini Tanrı ibadetine vermeyi ve tanrısal ruh dinginliği kazanmayı amaçlayan dünya görüşü, sekincilik.

CAN

İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık. Güç, dirilik. Kişi, birey. Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi. Gönül. Çok içten, sevimli, sevilen, şirin. İnsanın kendi varlığı, özü. Yaşama, hayat.

BENDEZADE

Alçak gönüllülük göstererek "benim çocuğum" anlamında kullanılan bir söz.

CİVANMERT

Mert yaradılışlı, yüce gönüllü, yiğit.

CEMİLE

Gönül alıcı davranış. Güzel (kadın).

BEDDUA

Birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, ilenç, kargış.

ALAKALANMAK

İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.

CANDAN

İçten, yürekten, gönülden, samimi. İçtenlikle, istekle, ilgiyle.

CANIYÜREKTEN

Canıgönülden.

ALAKA

İlgi. Gönül bağı.

DİL

Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.

ALGIN

Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.

BESLEMEK

Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.

DERUN

İç, içeri, öz. Gönül, yürek, ruh.

DERVİŞ

Bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse, alperen. Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse. Kırlangıç balığının küçüğü. Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş kimse.

DOST

Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı. Sahibine sevgi gösteren hayvan. İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan. Erkek veya kadının evlilik dışı ilişki kurduğu kimse, zamazingo. Bir şeye aşırı ilgi duyan, koruyan kimse.

CANAN

Gönülden sevilen, gönül verilmiş olan kadın, sevgili. Tasavvufta Tanrı.