İçinde GOR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "gor" olan, toplam 145 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gor bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu gor ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gor olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

SİGORTALANMAK, SİGORTASIZLIK, SİGORTALATMAK

12 harfli kelimeler

SİGORTACILIK, SİGORTALAMAK, SİGORTALANMA, SİGORTALILIK, GONGORACILIK, GORLEŞTİRMEK, SİGORTALATMA

11 harfli kelimeler

SİGORTALAMA, FARENGORAJİ, GORUMLANMAK, LARENGORAJİ, MENİNGORAJİ, PARAGORDİUS

10 harfli kelimeler

FRİGORİFİK, SİGORTASIZ, GAŞGORUDAN, GORAKLAMAK, GORHALAMAK, GORHTIRMAK, GORHUNÇLUH, GORNAPİŞİK, GORTLANGOZ, GORULDAMAK, HAGARAGORT, KATEGORİZE

9 harfli kelimeler

AGORAFOBİ, ALGORİTMA, KATEGORİK, SİGORTACI, SİGORTALI, GORALAMAK, GORDİACEA, GORDÜKSÜZ, GORECEKEN, GORESİMEK, GORGANMAK, GORLANGOZ, GORLANMAK, GORLAŞMAK, GORLENGÖP, GORSEDMEK, GORSETMEK, GORTTAVUK

8 harfli kelimeler

ALEGORİK, KATEGORİ, GORANLIK, GORANNIK, GORASMAK, GORDINAT, GORENMEK, GORETMEK, GORHULUH, GORLAMAK, GORUKMAK, GORUNMAK, GORUTMAK, GORÜKMEK, GORÜŞMEK, HELENGOR, MIRASGOR

7 harfli kelimeler

ALEGORİ, SİGORTA, GOGOROZ, GORAÇAN, GORALAK, GORANİK, GORCOLO, GORDELA, GORDİUS, GOREMAK, GORENEK, GOREŞEN, GORHMAH, GORHMAK, GORHULİ, GORKATA, GORKMAK, GORTLAN, GORTULU, GORUCAK, GORUHCU, GORUNGA, GORÜMCE

6 harfli kelimeler

ANGORA, LEGORN, TURGOR, DİZGOR, GORABA, GORADA, GORANA, GORAVA, GORDOŞ, GOREBİ, GOREME, GORGOR, GORGUT, GORHAN, GORKEM, GORLAM, GORMAK, GORMEK, GORNEŞ, GORSAK, GORSAN, GORTAR, GORTUK, GORTUL, GORUCU, GORUMA

5 harfli kelimeler

AGORA, DİGOR, GORİL, GORAF, GORAK, GORAN, GORAP, GORDA, GORDU, GOREL, GOREV, GOREZ, GORHİ, GORHU, GORİŞ, GORKU, GORPE, GORSA, GORUH, GORUK, GORUM, GORUT, GORÜM, OSGOR, RİGOR, ZAGOR

4 harfli kelimeler

GORA, GORE, GORİ, GORK, GORT, GORU

3 harfli kelimeler

GOR

Bazı kelimelerin anlamları

GOR

Kor, köz. Odun yığını. Kurum, is. Mezar. Duvar örülürken üst üste dizilen taş sırası. Sıra: Bir gor daha goy bakalım. Hayvanların boyunlarına takılan küçük yuvarlak zil. Kadınların alınlarına taktıkları bir düzine altın. Bir kimsenin cenazesini kaldırmakta kullanılacak para: Gorluk param vardır. Cehennem çukuru, mezar: cehennem gor. Ölü mezar. Kadınların alınlarına taktıkları bir dizi altın. Sıra, saf, dizi. Ateş. Kor. Odun yığını. (Yeşilköy Gelendost Isparta).

SİGORTALILIK

Sigortalı olma durumu.

SİGORTALANMAK

Sigortalama işi yapılmak.

SİGORTASIZLIK

Sigortasız olma durumu.

SİGORTALATMA

Sigortalatmak işi.

GONGORACILIK

Onyedinci yüzyıl başlarında Gongora adlı İspanyol şairinin kullandığı özenticiliğe verilen ad. Buna kültürsücülük de denir.

SİGORTALAMA

Sigortalamak işi.

SİGORTALAMAK

Sigorta yapmak. Bir şeyi güven altına almak.

SİGORTALANMA

Sigortalanmak işi.

FARENGORAJİ

Yutak kanaması.

SİGORTALATMAK

Sigortalama işini yaptırmak.

LARENGORAJİ

Gırtlak kanaması, gırtlaktan kan gelmesi.

GORLEŞTİRMEK

Alıştırmak.

MENİNGORAJİ

Beyin zarı kanaması.

SİGORTACILIK

Sigortacının işi.

GORUMLANMAK

Baca ve soba boruları is bağlamak.

  -   -   -  

Anlamında GOR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADAMOTU

Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).

PRİM

İşveren tarafından iş yapanı isteklendirip verimini artırmak veya sonuca daha kolay ve çabuk ulaşmasını sağlamak amacıyla verilen para. Sigorta kuruluşlarına bağlı olanların ödemek zorunda oldukları ücret. Pay senetlerinin asıl fiyatı ile piyasa fiyatı arasındaki artış.

SİGORTALI

Sigorta edilmiş. Güven altına alınmış, sağlama bağlanmış. Sosyal sigorta kapsamına alınmış işçi.

SINIF

Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.

POLİÇE

Belirli bir sürenin sonunda belirli bir parayı kendi adına veya bir başkasının emrine ödemesi için alacaklının borçluya yazdığı bildiri. Sigorta senedi.

SİF

İthalatta bir malın bedeli, sigortası ve navlun giderleriyle birlikte olmak üzere maliyeti.

SİGORTASIZ

Sigorta edilmemiş. Güvence altına alınmamış, sağlama bağlanmamış. Sosyal sigorta kapsamına alınmamış işçi.

GORİL

Afrika'nın Ekvator bölgesinde ormanlarda yaşayan, iri ve güçlü bir tür maymun (Gorilla gorilla). Koruyucu.

MİT

Geleneksel olarak yayılan veya toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren alegorik bir anlatımı olan halk hikâyesi, mitos. Efsaneleşen kavram veya kişi.

ALEGORİK

Alegori ile ilgili, yerinel.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

KOFRA

Bina girişlerinde elektrik şebeke hattını sigorta sistemi ile düzenleyen kutu.

DİSPEÇ

Bir ortak avaryada deniz kazasından sonra gemi, yük ve navlunla ilgili kimselerin uğradıkları zararların ve bunlar tarafından yapılmış olan masrafların nasıl, kimler tarafından ve ne oranda karşılanacağını belirlemek için yapılmış olan işlem. Deniz sigortası dilinde, ilgili tarafların ortak avaryada kendilerine düşen yükümlülükleri, paylarının önemi ölçüsünde ayrıntılı olarak belirten belge.

GÖRÜNÜŞ

Görünme işi. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir.

KASKO

Taşıtların uğrayacakları kazadan doğacak zararların tamamının karşılanması için yapılmış olan sigorta türü.

SİGORTACI

Belirli bir prim karşılığında, sigortalıya veya bir tazminattan yararlanacağı belirtilmiş olan kimseye, zarara uğraması durumunda belli bir para veya gelir ödemeyi üstlenen kimse.

AKTÜER

İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.

REASÜRANS

İkili sigorta.

BARATARYA

Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre veya sigorta ortaklığına bilerek verdikleri zarar.

AKTÜERYAL

Sigorta risklerine ve istatistiklere dayanan.