Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gos" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gos ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında gos olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gos olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HEMİAZİGOS
DEMİURGOS, POLİFAGOS, FİTOFAGOS
PROLOGOS, EPİLOGOS
GIRAGOS, KOREGOS
AZİGOS, MONGOS, HERGOS, GOSGOS, HARGOS
LOGOS, HAGOS, GOGOS, AVGOS
EGOS, AGOS
GOS
GOS
Ceviz. Göğüs - gosünde göğsünde.
MONGOS
Maymunlar (Primates) takımının, makigiller (Lemuridae) familyasından, kedi büyüklüğünde, kuyruğu çok uzun, Madagaskar'da yaşayan bir tür. (Lemur mongos), Maymunlar (Primates) takımının makigiller (Lemuridae) familyasından bir memeli türü. Kedi büyüklüğündedir. Kuyruğu çok uzun olur. Madagaskarda yaşar.
GIRAGOS
Krakos: gâvur; ermeni; rum.
DEMİURGOS
Eflatun felsefesinde evreni yaratan, yaratıcı Tanrı.
AZİGOS
Tek olan, çift olmayan, bir atardamarla seyretmeyen.
EPİLOGOS
Antik Yunan oyunlarında bitiş bölümü. Bir anlatıcının seyirciye olan bitiş konuşmasını kapsayan bölüm.
GOSGOS
Gururlu, kibirli, kendini beğenen.
KOREGOS
Antik Yunan tiyatrosunda bugünkü yönetmen anlamında kullanılırdı; bu kişi oyunun sahne üzerindeki güzelduyusal düzeninden sorumluydu. Aynı zamanda koronun eğitimini ve donatım giderlerini yüklenirdi. Yarışmalarda her yazarı bir koreg desteklerdi. Koreg'in desteklediği yazar birinci olursa onun da adı didaskalya'ya geçerdi.
HAGOS
Çiftin tarlada bıraktığı iz. Sapan izi.
HERGOS
Sabanın tarlada bıraktığı iz.
HEMİAZİGOS
Tek olan. Yarım.
PROLOGOS
Antik Yunan tragedyasındaki başlangıç bölümü. Koronun ortaya çıkmasından önceki konuşmayı kapsayan bölüm. Burada oyun üzerinde bazı açıklamalar yapılırdı. Anlatıcının seyirciye yöneldiği kesim.
HARGOS
Saban izi.
FİTOFAGOS
Fitofaj.
LOGOS
Deyi.
POLİFAGOS
Çok çeşitli besinler üzerinden beslenen.
Bu bölümde tanımı içerisinde GOS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BENİÇİNCİ
Beniçincilik görüşünü benimseyen, benmerkezci, egosantrist.
ERGOSTERİN
Ergosterol.
ANTİFAGOSİTİK
Fagositozu önleyici.
PAMUK
Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium). Bu tellerin işlenmiş biçimi. Yere serili halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri, hav. Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış. Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı.
DEYİ
Dil, söz, işaret, mimik vb. anlatım araçlarının bütünü, logos. Hristiyan felsefesinde Tanrı kelamını insanlara ulaştıran oğul, logos.
FAGOSİTİN
Lökositlerde fagositoz sırasında meydana gelen sıcağa dayanıklı protein yapısında bir bakterisidal. Nötrofil granüllerinden salınan bakteri öldürücü bir protein.
APOPTOZ
Programlanmış hücre ölümü; etraftaki hücrelere zarar vermeden bir hücrenin ölmesi ya da fagositik hücreler tarafından yok edilmesi. Apoptozis. Programlanmış hücre ölümü, etraftaki hücrelere zarar vermedan bir hücrenin ölmesi veya fagositik hücreler tarafından yok edilmesi, apoptoz. Apoptozis.
LAHOS
Lagos.
YUGOSLAV
Yugoslavya halkından olan kimse.
DALMAÇYALI
Eski Yugoslavya'dan köken aldığı düşünülen, rengi siyah beyaz, benekli ve neşeli, orta büyüklükte, dayanıklı, kısa ve sert tüyleri rastgele dağılan, siyah veya kahverengi birbiriyle birleşmeyen beneklerle süslü, beneklerin belirginliği ve dağılımı arttıkça daha değerli kabul edilen, yavruları tamamen beyaz doğan ve benekleri sonra ortaya çıkan, oyuncu, neşeli fakat kindar, zeki ve inatçı bir karakterde, aşırı derecede duyarlı ve sadık, orta çağlarda av köpeği, 1800'lerde popüler bir at arabası köpeği, askeri bekçi, sirklerde gösteri, kemirgen avcısı, av, çoban ve koruma gibi pek çok alanda kullanılan, çok yönlü, günümüzde ise ev köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı.
DİNAR
Bahreyn, Cezayir, Irak, Karadağ, Kuveyt, Libya, Sırbistan, Tunus ve Ürdün kullanılan para birimi. Eski Yugoslavya'da kullanılan para birimi. Altın liranın yaklaşık dörtte biri değerinde olan eski bir para. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.
ENDOSİTOZ
Ökaryot hücrelerin plazma zarının içeri çökmesi ile bir kesecik içinde dışarıdan madde alınması. Pinositoz, fagositoz. Hücre zarının içeri çökerek kese oluşturması suretiyle büyük moleküllerin hücre içine alınması ve hücresel sindirimi. Hücre zarının dış tarafında oluşan bir çukurluk içine giren bir molekül veya taneciğin çevresindeki zar parçası tarafından tamamen sarılması ve böylece oluşan vezikülün zardan koparak sitoplazma içine alınması olayı, viropeksis. Endositoz; hücrelere sıvıların alınması olan pinositozla katı maddelerin alınması olan fagositozu içerir. Virüslerin hücre içerisine girmelerinde kullandıkları bir yoldur.
FAGOSİTİK
Fagositoz veya fagositlerle ilgili olan.
DÜKKAN
Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer, işyeri. Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer. Görevli olarak çalışılan yer, iş yeri. Kumarhane. (Doğaçlama ve Ortaoyunu). Doğaçlamaya dayanan Türk tiyatrosu argosunda tiyatro yapısı. Ortaoyunu'nda iş yerini belirten, yalnızca iki alçak kanadı bulunan 1 arşınlık (yaklaşık 68-70 cm.) bir peyke. Önünde arkalıksız bir alçak iskemle durur. Orta Oyunu'nda iş yerini belirten, yalnızca iki alçak duvarı bulunan basık kulübe. Bu, kimi kez bir tek alçak iskemle ile de belirtilebilirdi. Tiyatro yapısı.
ATRİYUM
Tunikatlarda ve sefalokordatlarda bulunan iki ana boşluktan yutağı çeviren boşluk. Basit süngerlerde vücut iç boşluğunun (spongosöl) diğer adı. S. Böceklerde sağmalardan meydana gelen ve trakeaya uzanan genişlemiş timpanal boşluk. Yüreğin ön iki odası. Kulakçık. (Mimarlık) Eski Roma evlerinde etrafı odalarla çevrili, üstü açık, ortasında havuz bulunan avlu, içavlu, a. bk. avlu, içavlu. Trematod ve sestodlarda genital organların kanallarının açıldığı çukur bölüm. Ön oda, ön boşluk. Kulakçık.
FAGOZOM
Fagositozla alınan maddenin oluşturduğu vakuol. Bir partikülün yutulmasından sonra meydana gelen ve duvarı hücre zarından oluşan hücre içi vakuol. Fagosite edilen materyal ve hücre zarının invaginasyonuyla bir fagositik hücrede oluşan zar kaynaklı vezikül, fagositik vakuol, stoplazmik vakuol.
BENİÇİNCİLİK
Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.
YUGOSLAVYALI
Yugoslavya'da yaşayan kimse.
ÇAVEŞİR
Prangos Umbelliferae.
TEFARİK
Genellikle kırmızı, beyaz ve mor kumaştan dikilen, gömlek ve şalvardan oluşan, kol ağızları, paça kenarları ile şalvarın yanları işlenmiş kadın giysisi. Yüksekliği 60-100 santimetre olan, büyük yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitki (Pogostemon patchouly).