Kelimeler arşivi içinde; başında "gor" olan, toplam 105 adet kelime bulunmaktadır. gor ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gor ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gor olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GORLEŞTİRMEK
GORUMLANMAK
GORAKLAMAK, GORHALAMAK, GORHTIRMAK, GORHUNÇLUH, GORNAPİŞİK, GORTLANGOZ, GORULDAMAK
GORALAMAK, GORDİACEA, GORDÜKSÜZ, GORECEKEN, GORESİMEK, GORGANMAK, GORLANGOZ, GORLANMAK, GORLAŞMAK, GORLENGÖP, GORSEDMEK, GORSETMEK, GORTTAVUK
GORANLIK, GORANNIK, GORASMAK, GORDINAT, GORENMEK, GORETMEK, GORHULUH, GORLAMAK, GORUKMAK, GORUNMAK, GORUTMAK, GORÜKMEK, GORÜŞMEK
GORAÇAN, GORALAK, GORANİK, GORCOLO, GORDELA, GORDİUS, GOREMAK, GORENEK, GOREŞEN, GORHMAH, GORHMAK, GORHULİ, GORKATA, GORKMAK, GORTLAN, GORTULU, GORUCAK, GORUHCU, GORUNGA, GORÜMCE
GORABA, GORADA, GORANA, GORAVA, GORDOŞ, GOREBİ, GOREME, GORGOR, GORGUT, GORHAN, GORKEM, GORLAM, GORMAK, GORMEK, GORNEŞ, GORSAK, GORSAN, GORTAR, GORTUK, GORTUL, GORUCU, GORUMA
GORAF, GORAK, GORAN, GORAP, GORDA, GORDU, GOREL, GOREV, GOREZ, GORHİ, GORHU, GORİL, GORİŞ, GORKU, GORPE, GORSA, GORUH, GORUK, GORUM, GORUT, GORÜM
GORA, GORE, GORİ, GORK, GORT, GORU
GOR
GOR
Kor, köz. Odun yığını. Kurum, is. Mezar. Duvar örülürken üst üste dizilen taş sırası. Sıra: Bir gor daha goy bakalım. Hayvanların boyunlarına takılan küçük yuvarlak zil. Kadınların alınlarına taktıkları bir düzine altın. Bir kimsenin cenazesini kaldırmakta kullanılacak para: Gorluk param vardır. Cehennem çukuru, mezar: cehennem gor. Ölü mezar. Kadınların alınlarına taktıkları bir dizi altın. Sıra, saf, dizi. Ateş. Kor. Odun yığını. (Yeşilköy Gelendost Isparta).
GORGANMAK
Güvenememek, inanmamak.
GORNAPİŞİK
Efsane ve masallardan gelerek halk düşüncesine yerleşmiş kediye benzer korkunç bir yaratık.
GORLEŞTİRMEK
Alıştırmak.
GORDİACEA
Kıl solucanı.
GORAKLAMAK
Kolayca açılmaması için kapıyı halka ya da kanca ile tutturmak.
GORDÜKSÜZ
Görgüsüz.
GORTLANGOZ
Salyangoz.
GORALAMAK
Kapıyı kilitlemek.
GORUMLANMAK
Baca ve soba boruları is bağlamak.
GORHUNÇLUH
Korku; korkulu.
GORHALAMAK
Korkmak, korkar gibi olmak.
GORESİMEK
Göreceği gelmek, özlemek. Özlemek.
GORHTIRMAK
Korkutmak.
GORULDAMAK
Guruldamak (bağırsak için).
GORECEKEN
Kırlarda yetişen yabanı bir ağaç ve onun yemişi, alıç.
Bu bölümde tanımı içerisinde GOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖRÜNÜŞ
Görünme işi. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir.
DİSPEÇ
Bir ortak avaryada deniz kazasından sonra gemi, yük ve navlunla ilgili kimselerin uğradıkları zararların ve bunlar tarafından yapılmış olan masrafların nasıl, kimler tarafından ve ne oranda karşılanacağını belirlemek için yapılmış olan işlem. Deniz sigortası dilinde, ilgili tarafların ortak avaryada kendilerine düşen yükümlülükleri, paylarının önemi ölçüsünde ayrıntılı olarak belirten belge.
SİGORTALAMA
Sigortalamak işi.
KASKO
Taşıtların uğrayacakları kazadan doğacak zararların tamamının karşılanması için yapılmış olan sigorta türü.
BARATARYA
Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre veya sigorta ortaklığına bilerek verdikleri zarar.
AKTÜERYAL
Sigorta risklerine ve istatistiklere dayanan.
SİGORTACI
Belirli bir prim karşılığında, sigortalıya veya bir tazminattan yararlanacağı belirtilmiş olan kimseye, zarara uğraması durumunda belli bir para veya gelir ödemeyi üstlenen kimse.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AKTÜER
İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.
PRİM
İşveren tarafından iş yapanı isteklendirip verimini artırmak veya sonuca daha kolay ve çabuk ulaşmasını sağlamak amacıyla verilen para. Sigorta kuruluşlarına bağlı olanların ödemek zorunda oldukları ücret. Pay senetlerinin asıl fiyatı ile piyasa fiyatı arasındaki artış.
SINIF
Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.
SİGORTACILIK
Sigortacının işi.
KOFRA
Bina girişlerinde elektrik şebeke hattını sigorta sistemi ile düzenleyen kutu.
MİT
Geleneksel olarak yayılan veya toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren alegorik bir anlatımı olan halk hikâyesi, mitos. Efsaneleşen kavram veya kişi.
POLİÇE
Belirli bir sürenin sonunda belirli bir parayı kendi adına veya bir başkasının emrine ödemesi için alacaklının borçluya yazdığı bildiri. Sigorta senedi.
ALEGORİK
Alegori ile ilgili, yerinel.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
GORİL
Afrika'nın Ekvator bölgesinde ormanlarda yaşayan, iri ve güçlü bir tür maymun (Gorilla gorilla). Koruyucu.
SİF
İthalatta bir malın bedeli, sigortası ve navlun giderleriyle birlikte olmak üzere maliyeti.
REASÜRANS
İkili sigorta.