Kelimeler arşivinde; içinde "giyim" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde giyim bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu giyim ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında giyim olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GİYİMÇİZER, YAPIGİYİMİ
GİYİMBAŞI
GİYİMEVİ
GİYİMLİ
GİYİM
GİYİM
Giyme işi. Giyme biçimi. Giysi.
GİYİMÇİZER
Bir modaevinde yeni ürünlerin oluşumunu ve yaratılmasını sağlayan kimse, stilist. Giyim eşyası alanında uzmanlaşmış moda desinatörü, stilist.
YAPIGİYİMİ
(Resim, Süsleme) Duvarlara süsleme amacı ile yapılan resim ve çini gibi işlere verilen genel ad, duvar resmi, duvar kaplaması.
GİYİMLİ
Giyinmiş, giyinik.
GİYİMBAŞI
Soynuk eskilerin başı.
GİYİMEVİ
Her türlü giysi satan dükkân veya mağaza, konfeksiyon mağazası.
Bu bölümde tanımı içerisinde GİYİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BONMARŞE
İçinde her türlü giyim, süs eşyası oyuncak vb. satılan büyük mağaza.
DEKOLTE
Açık giyim. Açık giyimli.
KOLEKSİYON
Öğrenme, yarar sağlama veya zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflara ayrılmış nesnelerin bütünü, derlem. Modaevlerinin giyimdeki yenilikleri tanıtmak için düzenlediği defilelerde gösterilen modellerin bütünü.
BUTİK
Giyim ve süs eşyası satılan dükkân.
DÜTTÜRÜ
Dar ve kısa giysi. Açık saçık, tuhaf ve hafif giyimli (kadın).
KONFEKSİYON
Hazır giyim eşyası. Hazır giyim eşyası diken sanayi kolu.
GİYDİRİCİ
Stüdyolarda oyuncuların giyimine yardım eden kimse, gardıropçu. Oyuncuların giysilerini giydiren kimse, gardıropçu.
BORDÜR
Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.
PASAKLI
Giyimine veya eşyanın temizliğine, düzenine önem vermeyen (kimse), çapaçul.
GİYSİ
Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.
ÇUL
Genellikle kıldan yapılmış kaba dokuma. Tekke mensuplarının büründüğü örtü. Kıldan veya yünden yapılmış hayvan örtüsü. Giyim, giysi.
KAPİTONE
İçi pamuk veya yün vatka ile doldurularak dikilmiş, döşemelik veya giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş. Bu kumaştan yapılmış veya bu biçimde dikilmiş.
KONFEKSİYONCU
Hazır giyim eşyası yapan veya satan kimse.
KILIKSIZ
Giyimi düzgün olmayan, sünepe, kıyafetsiz, süfli. Giyimi düzgün olmayan, sünepe, süfli bir biçimde.
DEFİLE
Giyecekleri tanıtmak amacıyla mankenlerin yaptıkları gösteri, giyim gösterisi.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
DONATMAK
Birinin giyimini sağlamak. Süslemek. Sövmek. Azarlamak. Bir şeyin iş görebilmesi için gereken nesneleri, gereçleri katmak, teçhiz etmek.
AMPİR
Fransa'da ortaya çıkıp daha sonra Avrupa'ya yayılmış olan yapı, mobilya, giyim vb.ne ait bir üslup.
KIYAK
Benzerlerinden üstün olan, çok güzel, mükemmel. Kıyıcı, zalim, gaddar. Hoşgörü, ayrıcalık tanıma. Güzel, biçimli, yakışıklı, düzgün giyimli.
LÜKS
Giyimde, eşyada, harcamada aşırı gitme, gösteriş, şatafat. Aydınlatma ölçü birimi. Aşırı, fazla. Hava basınçlı bir tür petrol lambası, lüks lambası. Gösterişli, şatafatlı. Gereksinim dışı olan.