İçinde GİYİM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "giyim" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde giyim bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu giyim ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında giyim olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

GİYİMÇİZER, YAPIGİYİMİ

9 harfli kelimeler

GİYİMBAŞI

8 harfli kelimeler

GİYİMEVİ

7 harfli kelimeler

GİYİMLİ

5 harfli kelimeler

GİYİM

Bazı kelimelerin anlamları

GİYİM

Giyme işi. Giyme biçimi. Giysi.

GİYİMÇİZER

Bir modaevinde yeni ürünlerin oluşumunu ve yaratılmasını sağlayan kimse, stilist. Giyim eşyası alanında uzmanlaşmış moda desinatörü, stilist.

YAPIGİYİMİ

(Resim, Süsleme) Duvarlara süsleme amacı ile yapılan resim ve çini gibi işlere verilen genel ad, duvar resmi, duvar kaplaması.

GİYİMLİ

Giyinmiş, giyinik.

GİYİMBAŞI

Soynuk eskilerin başı.

GİYİMEVİ

Her türlü giysi satan dükkân veya mağaza, konfeksiyon mağazası.

  -   -   -  

Anlamında GİYİM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GİYİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BONMARŞE

İçinde her türlü giyim, süs eşyası oyuncak vb. satılan büyük mağaza.

DEKOLTE

Açık giyim. Açık giyimli.

KOLEKSİYON

Öğrenme, yarar sağlama veya zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflara ayrılmış nesnelerin bütünü, derlem. Modaevlerinin giyimdeki yenilikleri tanıtmak için düzenlediği defilelerde gösterilen modellerin bütünü.

BUTİK

Giyim ve süs eşyası satılan dükkân.

DÜTTÜRÜ

Dar ve kısa giysi. Açık saçık, tuhaf ve hafif giyimli (kadın).

KONFEKSİYON

Hazır giyim eşyası. Hazır giyim eşyası diken sanayi kolu.

GİYDİRİCİ

Stüdyolarda oyuncuların giyimine yardım eden kimse, gardıropçu. Oyuncuların giysilerini giydiren kimse, gardıropçu.

BORDÜR

Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.

PASAKLI

Giyimine veya eşyanın temizliğine, düzenine önem vermeyen (kimse), çapaçul.

GİYSİ

Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

ÇUL

Genellikle kıldan yapılmış kaba dokuma. Tekke mensuplarının büründüğü örtü. Kıldan veya yünden yapılmış hayvan örtüsü. Giyim, giysi.

KAPİTONE

İçi pamuk veya yün vatka ile doldurularak dikilmiş, döşemelik veya giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş. Bu kumaştan yapılmış veya bu biçimde dikilmiş.

KONFEKSİYONCU

Hazır giyim eşyası yapan veya satan kimse.

KILIKSIZ

Giyimi düzgün olmayan, sünepe, kıyafetsiz, süfli. Giyimi düzgün olmayan, sünepe, süfli bir biçimde.

DEFİLE

Giyecekleri tanıtmak amacıyla mankenlerin yaptıkları gösteri, giyim gösterisi.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

DONATMAK

Birinin giyimini sağlamak. Süslemek. Sövmek. Azarlamak. Bir şeyin iş görebilmesi için gereken nesneleri, gereçleri katmak, teçhiz etmek.

AMPİR

Fransa'da ortaya çıkıp daha sonra Avrupa'ya yayılmış olan yapı, mobilya, giyim vb.ne ait bir üslup.

KIYAK

Benzerlerinden üstün olan, çok güzel, mükemmel. Kıyıcı, zalim, gaddar. Hoşgörü, ayrıcalık tanıma. Güzel, biçimli, yakışıklı, düzgün giyimli.

LÜKS

Giyimde, eşyada, harcamada aşırı gitme, gösteriş, şatafat. Aydınlatma ölçü birimi. Aşırı, fazla. Hava basınçlı bir tür petrol lambası, lüks lambası. Gösterişli, şatafatlı. Gereksinim dışı olan.