GİYİM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "giyim" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. giyim ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu giyim ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde giyim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GİYİM

Giyme işi. Giyme biçimi. Giysi.

GİYİMLİ

Giyinmiş, giyinik.

GİYİMBAŞI

Soynuk eskilerin başı.

GİYİMEVİ

Her türlü giysi satan dükkân veya mağaza, konfeksiyon mağazası.

GİYİMÇİZER

Bir modaevinde yeni ürünlerin oluşumunu ve yaratılmasını sağlayan kimse, stilist. Giyim eşyası alanında uzmanlaşmış moda desinatörü, stilist.

  -   -   -  

Anlamında GİYİM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GİYİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LÜKS

Giyimde, eşyada, harcamada aşırı gitme, gösteriş, şatafat. Aydınlatma ölçü birimi. Aşırı, fazla. Hava basınçlı bir tür petrol lambası, lüks lambası. Gösterişli, şatafatlı. Gereksinim dışı olan.

DÜTTÜRÜ

Dar ve kısa giysi. Açık saçık, tuhaf ve hafif giyimli (kadın).

KONFEKSİYONCU

Hazır giyim eşyası yapan veya satan kimse.

GİYSİ

Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

BONMARŞE

İçinde her türlü giyim, süs eşyası oyuncak vb. satılan büyük mağaza.

GİYDİRİCİ

Stüdyolarda oyuncuların giyimine yardım eden kimse, gardıropçu. Oyuncuların giysilerini giydiren kimse, gardıropçu.

AMPİR

Fransa'da ortaya çıkıp daha sonra Avrupa'ya yayılmış olan yapı, mobilya, giyim vb.ne ait bir üslup.

KONFEKSİYON

Hazır giyim eşyası. Hazır giyim eşyası diken sanayi kolu.

KILIKSIZ

Giyimi düzgün olmayan, sünepe, kıyafetsiz, süfli. Giyimi düzgün olmayan, sünepe, süfli bir biçimde.

DONATMAK

Birinin giyimini sağlamak. Süslemek. Sövmek. Azarlamak. Bir şeyin iş görebilmesi için gereken nesneleri, gereçleri katmak, teçhiz etmek.

KIYAK

Benzerlerinden üstün olan, çok güzel, mükemmel. Kıyıcı, zalim, gaddar. Hoşgörü, ayrıcalık tanıma. Güzel, biçimli, yakışıklı, düzgün giyimli.

KOLEKSİYON

Öğrenme, yarar sağlama veya zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflara ayrılmış nesnelerin bütünü, derlem. Modaevlerinin giyimdeki yenilikleri tanıtmak için düzenlediği defilelerde gösterilen modellerin bütünü.

DEKOLTE

Açık giyim. Açık giyimli.

ÇUL

Genellikle kıldan yapılmış kaba dokuma. Tekke mensuplarının büründüğü örtü. Kıldan veya yünden yapılmış hayvan örtüsü. Giyim, giysi.

KAPİTONE

İçi pamuk veya yün vatka ile doldurularak dikilmiş, döşemelik veya giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş. Bu kumaştan yapılmış veya bu biçimde dikilmiş.

PASAKLI

Giyimine veya eşyanın temizliğine, düzenine önem vermeyen (kimse), çapaçul.

BUTİK

Giyim ve süs eşyası satılan dükkân.

BORDÜR

Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

DEFİLE

Giyecekleri tanıtmak amacıyla mankenlerin yaptıkları gösteri, giyim gösterisi.