Kelimeler arşivi içinde; başında "giyin" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. giyin ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu giyin ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde giyin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GİYİNEBİLMEK, GİYİNİVERMEK
GİYİNEBİLME, GİYİNİVERME
GİYİNMEK
GİYİNEM, GİYİNİK, GİYİNİŞ, GİYİNME
GİYİN
GİYİN
Hayvanların dişilik organı.
GİYİNİVERMEK
Çabucak veya kısa sürede giyinmek.
GİYİNİVERME
Giyinivermek işi.
GİYİNEBİLMEK
Giyinme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GİYİNİK
Giyinmiş olan.
GİYİNEM
Yine.
GİYİNMEK
Giymek. Giysiyi belli bir yerden almak veya belli bir yerde diktirmek. Ağır bir söze veya davranışa, sesini çıkarmadan içerlemek.
GİYİNME
Giyinmek işi.
GİYİNEBİLME
Giyinebilmek işi.
GİYİNİŞ
Giyinme işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde GİYİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KALENDER
Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü kimse, ehlidil, rint. Özensiz, kılıksız bir biçimde. Özensiz giyinmiş, kılıksız kimse. Yalnız birisi hareketli üst üste konulmuş belirli sayıda silindirden meydana gelen ve düzgün yüzeyli kâğıt üretmek için kullanılan bir makine.
TRAVESTİ
Kadın gibi giyinip süslenen eşcinsel.
PAÇOZ
Kefal türünden bir balık (Mugil cephalus). Uyumsuz, özensiz giyinmiş kimse. Fahişe.
TESETTÜR
Kadınların kapalı bir biçimde giyinmesi.
KILIK
Bir kimsenin giyinişi, dış görünüşü, üst baş. Bir kimsenin resmi, fotoğraf.
BAKIM
Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
SALAK
Giyinişinden, konuşma ve davranışlarından seviyesiz, dengesiz ve saf olduğu anlaşılan (kimse).
GEÇİRMEK
Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.
ŞALVARLI
Şalvar giyinmiş olan (kimse).
RÜKÜŞ
Gülünç bir biçimde giyinip süslenen (kadın).
SOĞUKLUK
Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet. Kırgınlığa, dargınlığa yol açabilen sevgi azalması. Yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler. Soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, ilgisizlik. Hamamlarda yıkanılan yerle giyinilen yer arasındaki az ısıtılan yer. Cinsel istek duymama durumu. Sevimsiz olma durumu, antipati.
TANGO
Özel ritimli ağır bir dans. Aşırı bir biçimde son modaya uyarak giyinmiş (kadın). Bu dansın müziği.
BOPSTİL
Züppece giyiniş biçimi. Bu biçimde giyinen kimse.
KUŞANMAK
Beline kuşak, kılıç, kemer vb. şeyler bağlamak. Giyinmek.
ÇIKACAK
Hamamlarda dışarıya çıkıp giyinme yerine giderken kurulanmak üzere verilen havlu, çıkma.
DONANMAK
Giyinip kuşanmak, süslenmek. Yayılıp kaplanmak. Gerekli nesneler bir araya getirilip süslenmek, gösterişli duruma getirilmek. Işıklı duruma gelmek, ışıklarla bezenmek.
TESETTÜRLÜ
Kapalı kıyafetler giyinen (kadın).
GİYİMLİ
Giyinmiş, giyinik.
KOSTAK
Zarif, kibar, çalımlı, güzel giyinmiş, yakışıklı. Yiğit, kabadayı, yürekli.