İçinde GEZER geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "gezer" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gezer bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu gezer ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gezer olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

UYURGEZERLİK, MOTORLUGEZER

10 harfli kelimeler

YÜZERGEZER

9 harfli kelimeler

UYURGEZER

8 harfli kelimeler

GEZERGİÇ

7 harfli kelimeler

GEZEREV, GEZERGİ, GEZERLİ

5 harfli kelimeler

GEZER

Bazı kelimelerin anlamları

GEZER

Cin, peri, ölü ruhu ve benzerleri hayali şeyler. Geceleri kötü niyetle dolaşan kişi. Havuç. Dolaşan, gezen, gezici.

UYURGEZERLİK

Uyurgezer olma durumu, somnambulizm.

GEZERLİ

Kağnı oku ile mazısının birleştiği yerin, yani dingil yatağının geniş olması. Toplu tabancanın top yatağının geniş olması.

GEZERGİ

Çingene: Bu sene gezergiler yaylaya çıkmadılar.

UYURGEZER

Uykusu sırasında konuşan, yürüyen (kimse), sairfilmenam.

YÜZERGEZER

Karada olduğu gibi suda da kullanılabilen (araba, tank, uçak vb. araç), amfibi.

GEZEREV

Bir binite ya da yüklete bağlanarak çekilen, içinde, aşlığı, ayakyolu bulunan ve günlük yaşamın gerektirdiği öteki kolaylıklar da sağlanmış olan bir tür kurma konut.

MOTORLUGEZER

Tek yuvgulu küçük motordan oluşan, enüst hızı genellikle 100 km/saat'in altında, iki tekerlekli, üstü açık, küçük yolcu taşıtı.

GEZERGİÇ

Sabanla eyefi birbirine bağlamakta kullanılan ağaçtan yapılmış bir çeşit araç.

  -   -   -  

Anlamında GEZER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GEZER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HADİK

Kar üzerinde gezerken batmamak için giyilen, altı gönden kesilmiş şeritlerle ya da fındık çubuklarıyla örülmüş daire biçiminde bir çeşit ayakkabı. Haşlanmış buğday, bulgur, mısır, nohut ve benzerleri şeyler.

AMFİBİ

İki yaşamlılar. Yüzergezer.

SAİRFİLMENAM

Uyurgezer.

KÜNKÜRLEMEK

Uyuklamak, uyuklarken düşecek gibi olmak. Yaşı ilerlemek, elden ayaktan düşmek, gözleri görmez olmak. Pişman olmak. Yaşlı kimse güçsüz, uykuda gezer gibi olmak.

KIYTI

Güzel, iyi giyimli : O kıytı gezer.

KÜNGÜLDEMEK

Uyuklamak, uyuklarken düşecek gibi olmak: Küngüldeyip durma, haydi git yat. Yaşlı kimse güçsüz, uykuda gezer gibi olmak.

GODU

Kapı, ev: Godu godu gezer.

GEZGİNCİ

Gezerek iş gören, gezici, seyyar.

ÇAĞIŞTI

Ot veya çalı arasında gezerken çıkan ses, hışırtı. Boncuk, düğme gibi şeylerin madeni bir kap içinde sallandıkları vakit çıkardıkları ses, çıkır çıkır sesi.

GABADAYI

Yakışıklı delikanlı. Kabadayı: Esgerriyhden gelif deyin nenceri gabadayı gabadayı gezer.

SÜRTÜK

Vaktini çok gezerek geçiren, evinde oturmayan kadın. Hayat kadını. Aynı anda birden fazla kişiyle gönül eğlendiren kadın.

SANGA

Asma kilit. Hayvanlarda geçici beyin hastalığı. Bilmeden, seçmeksizin, rasgele : Çeşmeyi sangaya gezerken bulduk.

ALAMA

El ile tutulup atılabilecek büyüklükteki taş parçası: Dünkü kavgada bir alama da bana geldi. Sert ağaçtan yapılan, üzeri oyma işlemeli ve gece gezerken taşınan sopa. Ele alınıp atılacak büyüklükte, yuvarlak taş. Yumruk büyüklüğünde taş.

GILADE

Süs, gösteriş: Bizim mahallenin delikanlıları çok gıladeli gezerler.

KILAVUZ

Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber. Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne. Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb. Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç. Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse. Kılavuz kaptan. Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası. Kılavuz gemisi. Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse.

HAĞDİK

Kar üzerinde gezerken batmamak için giyilen, altı gönden kesilmiş şeritlerle ya da fındık çubuklarıyla örülmüş daire biçiminde bir çeşit ayakkabı.

NAZER

Ne gezer, ne arar.

GOFULAK

Derbeder, dünyayı takmayan, serbest: O her saman gofulak gezer. Hava alacak şekilde gevşek: Peynir deperken gofulak bırakmayın.

KÜNKÜLLEMEK

Uyuklamak, uyuklarken düşecek gibi olmak. Yaşı ilerlemek, elden ayaktan düşmek, gözleri görmez olmak. Yaşlı kimse güçsüz, uykuda gezer gibi olmak.

DOMUZCUK

Çocukların oynadığı bir oyundur. Kazılan çukur üzerine çubuklar dizilir. Bu çubukların üstünde gezerken kim çukura düşerse o domuzcuk olur. Hep birden domuzcuk diye bağrılır.