Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gezer" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gezer ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında gezer olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gezer olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MOTORLUGEZER
YÜZERGEZER
UYURGEZER
GEZER
GEZER
Cin, peri, ölü ruhu ve benzerleri hayali şeyler. Geceleri kötü niyetle dolaşan kişi. Havuç. Dolaşan, gezen, gezici.
YÜZERGEZER
Karada olduğu gibi suda da kullanılabilen (araba, tank, uçak vb. araç), amfibi.
UYURGEZER
Uykusu sırasında konuşan, yürüyen (kimse), sairfilmenam.
MOTORLUGEZER
Tek yuvgulu küçük motordan oluşan, enüst hızı genellikle 100 km/saat'in altında, iki tekerlekli, üstü açık, küçük yolcu taşıtı.
Bu bölümde tanımı içerisinde GEZER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SAİRFİLMENAM
Uyurgezer.
ALAMA
El ile tutulup atılabilecek büyüklükteki taş parçası: Dünkü kavgada bir alama da bana geldi. Sert ağaçtan yapılan, üzeri oyma işlemeli ve gece gezerken taşınan sopa. Ele alınıp atılacak büyüklükte, yuvarlak taş. Yumruk büyüklüğünde taş.
GEZGİNCİ
Gezerek iş gören, gezici, seyyar.
UYURGEZERLİK
Uyurgezer olma durumu, somnambulizm.
GODU
Kapı, ev: Godu godu gezer.
KILAVUZ
Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber. Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne. Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb. Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç. Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse. Kılavuz kaptan. Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası. Kılavuz gemisi. Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse.
SÜRTÜK
Vaktini çok gezerek geçiren, evinde oturmayan kadın. Hayat kadını. Aynı anda birden fazla kişiyle gönül eğlendiren kadın.
GABADAYI
Yakışıklı delikanlı. Kabadayı: Esgerriyhden gelif deyin nenceri gabadayı gabadayı gezer.
AMFİBİ
İki yaşamlılar. Yüzergezer.
KÜNGÜLDEMEK
Uyuklamak, uyuklarken düşecek gibi olmak: Küngüldeyip durma, haydi git yat. Yaşlı kimse güçsüz, uykuda gezer gibi olmak.
GOFULAK
Derbeder, dünyayı takmayan, serbest: O her saman gofulak gezer. Hava alacak şekilde gevşek: Peynir deperken gofulak bırakmayın.
KIYTI
Güzel, iyi giyimli : O kıytı gezer.
GILADE
Süs, gösteriş: Bizim mahallenin delikanlıları çok gıladeli gezerler.
HADİK
Kar üzerinde gezerken batmamak için giyilen, altı gönden kesilmiş şeritlerle ya da fındık çubuklarıyla örülmüş daire biçiminde bir çeşit ayakkabı. Haşlanmış buğday, bulgur, mısır, nohut ve benzerleri şeyler.
ÇAĞIŞTI
Ot veya çalı arasında gezerken çıkan ses, hışırtı. Boncuk, düğme gibi şeylerin madeni bir kap içinde sallandıkları vakit çıkardıkları ses, çıkır çıkır sesi.
HAĞDİK
Kar üzerinde gezerken batmamak için giyilen, altı gönden kesilmiş şeritlerle ya da fındık çubuklarıyla örülmüş daire biçiminde bir çeşit ayakkabı.
KÜNKÜRLEMEK
Uyuklamak, uyuklarken düşecek gibi olmak. Yaşı ilerlemek, elden ayaktan düşmek, gözleri görmez olmak. Pişman olmak. Yaşlı kimse güçsüz, uykuda gezer gibi olmak.
KÜNKÜLLEMEK
Uyuklamak, uyuklarken düşecek gibi olmak. Yaşı ilerlemek, elden ayaktan düşmek, gözleri görmez olmak. Yaşlı kimse güçsüz, uykuda gezer gibi olmak.
DOMUZCUK
Çocukların oynadığı bir oyundur. Kazılan çukur üzerine çubuklar dizilir. Bu çubukların üstünde gezerken kim çukura düşerse o domuzcuk olur. Hep birden domuzcuk diye bağrılır.
GEZERGİ
Çingene: Bu sene gezergiler yaylaya çıkmadılar.