GEZER ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gezer" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. gezer ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gezer ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gezer olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

GEZERGİÇ

7 harfli kelimeler

GEZEREV, GEZERGİ, GEZERLİ

5 harfli kelimeler

GEZER

Bazı kelimelerin anlamları

GEZER

Cin, peri, ölü ruhu ve benzerleri hayali şeyler. Geceleri kötü niyetle dolaşan kişi. Havuç. Dolaşan, gezen, gezici.

GEZERGİÇ

Sabanla eyefi birbirine bağlamakta kullanılan ağaçtan yapılmış bir çeşit araç.

GEZERLİ

Kağnı oku ile mazısının birleştiği yerin, yani dingil yatağının geniş olması. Toplu tabancanın top yatağının geniş olması.

GEZEREV

Bir binite ya da yüklete bağlanarak çekilen, içinde, aşlığı, ayakyolu bulunan ve günlük yaşamın gerektirdiği öteki kolaylıklar da sağlanmış olan bir tür kurma konut.

GEZERGİ

Çingene: Bu sene gezergiler yaylaya çıkmadılar.

  -   -   -  

Anlamında GEZER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GEZER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GODU

Kapı, ev: Godu godu gezer.

GOFULAK

Derbeder, dünyayı takmayan, serbest: O her saman gofulak gezer. Hava alacak şekilde gevşek: Peynir deperken gofulak bırakmayın.

GEZGİNCİ

Gezerek iş gören, gezici, seyyar.

DOMUZCUK

Çocukların oynadığı bir oyundur. Kazılan çukur üzerine çubuklar dizilir. Bu çubukların üstünde gezerken kim çukura düşerse o domuzcuk olur. Hep birden domuzcuk diye bağrılır.

ÇAĞIŞTI

Ot veya çalı arasında gezerken çıkan ses, hışırtı. Boncuk, düğme gibi şeylerin madeni bir kap içinde sallandıkları vakit çıkardıkları ses, çıkır çıkır sesi.

HADİK

Kar üzerinde gezerken batmamak için giyilen, altı gönden kesilmiş şeritlerle ya da fındık çubuklarıyla örülmüş daire biçiminde bir çeşit ayakkabı. Haşlanmış buğday, bulgur, mısır, nohut ve benzerleri şeyler.

HAĞDİK

Kar üzerinde gezerken batmamak için giyilen, altı gönden kesilmiş şeritlerle ya da fındık çubuklarıyla örülmüş daire biçiminde bir çeşit ayakkabı.

GABADAYI

Yakışıklı delikanlı. Kabadayı: Esgerriyhden gelif deyin nenceri gabadayı gabadayı gezer.

ALAMA

El ile tutulup atılabilecek büyüklükteki taş parçası: Dünkü kavgada bir alama da bana geldi. Sert ağaçtan yapılan, üzeri oyma işlemeli ve gece gezerken taşınan sopa. Ele alınıp atılacak büyüklükte, yuvarlak taş. Yumruk büyüklüğünde taş.

NAZER

Ne gezer, ne arar.

SAİRFİLMENAM

Uyurgezer.

UYURGEZERLİK

Uyurgezer olma durumu, somnambulizm.

KÜNGÜLDEMEK

Uyuklamak, uyuklarken düşecek gibi olmak: Küngüldeyip durma, haydi git yat. Yaşlı kimse güçsüz, uykuda gezer gibi olmak.

AMFİBİ

İki yaşamlılar. Yüzergezer.

GILADE

Süs, gösteriş: Bizim mahallenin delikanlıları çok gıladeli gezerler.

KILAVUZ

Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber. Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne. Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb. Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç. Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse. Kılavuz kaptan. Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası. Kılavuz gemisi. Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse.

KIYTI

Güzel, iyi giyimli : O kıytı gezer.

KÜNKÜRLEMEK

Uyuklamak, uyuklarken düşecek gibi olmak. Yaşı ilerlemek, elden ayaktan düşmek, gözleri görmez olmak. Pişman olmak. Yaşlı kimse güçsüz, uykuda gezer gibi olmak.

KÜNKÜLLEMEK

Uyuklamak, uyuklarken düşecek gibi olmak. Yaşı ilerlemek, elden ayaktan düşmek, gözleri görmez olmak. Yaşlı kimse güçsüz, uykuda gezer gibi olmak.

SÜRTÜK

Vaktini çok gezerek geçiren, evinde oturmayan kadın. Hayat kadını. Aynı anda birden fazla kişiyle gönül eğlendiren kadın.