Kelimeler arşivinde; içinde "gerek" olan, toplam 44 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gerek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gerek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gerek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GEREKÇELENDİRMEK
YADGEREKİRCİLİK, GEREKÇELENDİRME
GEREKÇESİZLİK, ENGEREKGİLLER, GEREKMEZCİLİK
GEREKTİĞİNDE, GEREKİRCİLİK
TÖNGEREKMEK, GEREKSİZLİK, GEREKSİNMEK, GEREKTİRMEK, GEREKLENMEK
GEREKLEYİŞ, GEREKİRLİK, GEREKDÜĞÜN, GEREKSİNİM, GEREKSİNME, GEREKTİRME, GEREKTİRİM, HAMZAGEREK, GEREKSEMEK, GEREKLİLİK, GEREKÇESİZ
GEREKSEME, GEREKİRCİ, GEREKÇELİ
GEREKSİZ, ÇENGEREK, TENGEREK, GEREKMEK, GEREKLİK
NİGEREK, ÖNGEREK, ZEGEREK, TÖGEREK, ENGEREK, NEGEREK, MEGEREK, GEREKİM, GEREKME, GEREKLİ, GEREKÇE
GEREK
GEREK
İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.
GEREKLEYİŞ
Uyak harfinden önce bir uyak harfi daha getiriş. Keremle kalem tam uyaklıdır. Kereme haremin uyak getirilmesi gerekleyiş olur. Buna pekitme (es.t. teşdit] denir.
ENGEREKGİLLER
Örneği engerek olan zehirli yılanlar familyası. Sürüngenler (Reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (Squamata) yılanlar (Ophidia) alt takımının, oluklu zehir dişliler (Solenoglypha) bölümünden, başları üçgen biçiminde, kuyrukları kısa, doğurarak çoğalan, çok zehirli bir familya. (Viperidae),türleri iyi bilinirler.
GEREKTİĞİNDE
Ödek üzerinde bulunan ve gerektiği zaman kimin tarafından ödeme yapılacağını ya da borçlanımı bildiren deyim.
YADGEREKİRCİLİK
Neden ve sonucun birbirini izlemesinde kesin bir zorunluk olmadığını; yenilik, bağımsızlık ve şans gibi etmenlerin de neden - sonuç bağıntısı kadar olaylar arasındaki ilişkiyi belirlediğini ileri süren, bu bakımdan gerekirciliğin karşıtı olan öğreti, bk. gerekircilik.
GEREKTİRMEK
Gerekli kılmak, icap ettirmek, istilzam etmek.
GEREKMEZCİLİK
İnsanın istenç özgürlüğünü saltıklaştırarak, gerçekte bilimin temeli olan gerekirciliği ve nedenselliğin genel geçerlilik niteliğini yadsıyan öğretilerin genel adı.
GEREKÇELENDİRMEK
Gerekçeli duruma getirmek.
GEREKİRCİLİK
Belirlenimcilik.
GEREKSİNMEK
İhtiyaç duymak, ihtiyacı olmak.
GEREKİRLİK
Olasılık kuramında bir olayın gerçekleşme olasılığının tam, yani 1'e eşit olması ya da gerçekleşmesinin kesinliği, bk. gerçekleşmeme olasılığı.
GEREKSİZLİK
Gereksiz olma durumu, lüzumsuzluk.
GEREKÇESİZLİK
Gerekçesiz olma durumu.
GEREKÇELENDİRME
Gerekçelendirmek işi.
TÖNGEREKMEK
Yuvarlanmak.
GEREKLENMEK
Kullanmak: Sabunu iyi gereklen.
Bu bölümde tanımı içerisinde GEREK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AKTARMALI
Aktarma gerektiren. Aktarma yaparak.
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AÇIKÇASI
Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
AKTARMASIZ
Aktarma gerektirmeyen. Aktarma yapmayarak.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AKSESUAR
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.
AJANDA
Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
AFAKİ
Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.
AKAİT
Bir dinin öğrenilmesi gereken inançlarının ve tapınma kurallarının tümü. Bu kuralları toplayan kitap.
ACIKMAK
Yemek yeme gereksinimi duymak.
ABES
Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
ACİL
Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.