Kelimeler arşivi içinde; başında "gerek" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. gerek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gerek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gerek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GEREKÇELENDİRMEK
GEREKÇELENDİRME
GEREKMEZCİLİK, GEREKÇESİZLİK
GEREKTİĞİNDE, GEREKİRCİLİK
GEREKLENMEK, GEREKSİNMEK, GEREKSİZLİK, GEREKTİRMEK
GEREKTİRME, GEREKİRLİK, GEREKLEYİŞ, GEREKTİRİM, GEREKDÜĞÜN, GEREKLİLİK, GEREKÇESİZ, GEREKSEMEK, GEREKSİNİM, GEREKSİNME
GEREKİRCİ, GEREKÇELİ, GEREKSEME
GEREKLİK, GEREKSİZ, GEREKMEK
GEREKME, GEREKLİ, GEREKİM, GEREKÇE
GEREK
GEREK
İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.
GEREKÇELENDİRME
Gerekçelendirmek işi.
GEREKİRLİK
Olasılık kuramında bir olayın gerçekleşme olasılığının tam, yani 1'e eşit olması ya da gerçekleşmesinin kesinliği, bk. gerçekleşmeme olasılığı.
GEREKTİRMEK
Gerekli kılmak, icap ettirmek, istilzam etmek.
GEREKLEYİŞ
Uyak harfinden önce bir uyak harfi daha getiriş. Keremle kalem tam uyaklıdır. Kereme haremin uyak getirilmesi gerekleyiş olur. Buna pekitme (es.t. teşdit] denir.
GEREKMEZCİLİK
İnsanın istenç özgürlüğünü saltıklaştırarak, gerçekte bilimin temeli olan gerekirciliği ve nedenselliğin genel geçerlilik niteliğini yadsıyan öğretilerin genel adı.
GEREKSİNMEK
İhtiyaç duymak, ihtiyacı olmak.
GEREKSİZLİK
Gereksiz olma durumu, lüzumsuzluk.
GEREKTİĞİNDE
Ödek üzerinde bulunan ve gerektiği zaman kimin tarafından ödeme yapılacağını ya da borçlanımı bildiren deyim.
GEREKDÜĞÜN
Gerek olduğunu.
GEREKÇELENDİRMEK
Gerekçeli duruma getirmek.
GEREKTİRME
Gerektirmek işi, istilzam. Verilen önermelerden elde edilen önerme. Verilen p, q önermeleri için, doğruluk çizelgesi aşağıda verilen ve ile gösterilen bileşik önerme :Anlamdaş. koşullu önerme, koşullu.
GEREKLENMEK
Kullanmak: Sabunu iyi gereklen.
GEREKÇESİZLİK
Gerekçesiz olma durumu.
GEREKİRCİLİK
Belirlenimcilik.
GEREKTİRİM
Belirlenim.
Bu bölümde tanımı içerisinde GEREK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AKTARMALI
Aktarma gerektiren. Aktarma yaparak.
ACIKMAK
Yemek yeme gereksinimi duymak.
AFAKİ
Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AKTARMASIZ
Aktarma gerektirmeyen. Aktarma yapmayarak.
AKSESUAR
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AÇIKÇASI
Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.
ABES
Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.
AJANDA
Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.
ACİL
Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.
AKAİT
Bir dinin öğrenilmesi gereken inançlarının ve tapınma kurallarının tümü. Bu kuralları toplayan kitap.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.