Kelimeler arşivinde; içinde "eçi" olan, toplam 304 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eçi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu eçi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eçi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÖZDENGEÇİRİCİLİK
KEÇİPOKSVİRÜSLER
GEÇİNDİREBİLMEK, GEÇİŞTİREBİLMEK, ULUGEÇİTAMBARCI, VAKIFGEÇİTVEREN, VAZGEÇİREBİLMEK
GEÇİMSİZLEŞMEK, KURŞUNGEÇİRMEZ, DEĞİRMENGEÇİDİ, GEÇİNDİREBİLME, GEÇİRİLEBİLMEK, GEÇİŞTİREBİLME, GÖZDENGEÇİRİCİ, KÜÇÜKSÖBEÇİMEN, VAZGEÇİREBİLME, YENİGEÇİTVEREN
GEÇİMSİZLEŞME, GEÇİRİMSİZLİK, GEÇİŞTİRİLMEK, GEÇİRİLEBİLME, YENİCEÇİFTLİK, YÜRÜKKEÇİDERE
GEÇİRİMLİLİK, GEÇİŞTİRİLME, GEÇİLEBİLMEK, GEÇİNEBİLMEK, GEÇİREBİLMEK, GEÇİRİMÖLÇER, GEÇİRİVERMEK, SEÇİLEBİLMEK, SEÇİLEMEZLİK, ULUGEÇİTKADI, YARIGEÇİRGEN, YUKARIKEÇİLİ
GEÇİMSİZLİK, GEÇİNDİRMEK, GEÇİRGENLİK, GEÇİRTİLMEK, GEÇİŞTİRİCİ, GEÇİŞTİRMEK, KEÇİBOYNUZU, KEÇİTIRNAĞI, SEÇİLMİŞLİK, TURNAGEÇİDİ, VAZGEÇİLMEK, VAZGEÇİRMEK, DEREÇİFTLİK, GEÇİLEBİLME, GEÇİNEBİLME, GEÇİREBİLME, GEÇİRİCİLİK, GEÇİRİVERME, GEÇİŞKENLİK, GEÇİŞSİZLİK, GEÇİTTİRMEK, İLYASGEÇİDİ, KEÇEGEÇİREN, KEÇİZAKKUMU, KIZILKEÇİLİ, MARANKEÇİLİ, SEÇİLEBİLME, SESGEÇİRMEZ, YABANGEÇİSİ, YABANKEÇİSİ, Devamını Oku »»
GEÇİMLİLİK, GEÇİNİLMEK, GEÇİRİLMEK, GEÇİRİMSİZ, GEÇİŞLİLİK, GEÇİŞTİRME, KARAKEÇİLİ, KEÇİMEMESİ, KEÇİSAKALI, RESMİGEÇİT, VAZGEÇİLME, VAZGEÇİRME, KEÇİSEDEFİ, AKÇAKEÇİLİ, ALTGEÇİRİM, BURMAGEÇİT, BÜYÜKGEÇİT, DEMİRGEÇİT, DERİNGEÇİT, GEÇİKSİMEK, GEÇİMEMESİ, GEÇİMÖLÇÜM, GEÇİNDİRME, GEÇİRİNMEK, GEÇİRTİLME, GEÇİŞLİĞİN, GEÇİTİMİNE, GEÇİTVEREN, GEÇİVERMEK, KARŞIGEÇİT, Devamını Oku »»
GEÇİCİLİK, GEÇİNİLME, GEÇİRİLME, GEÇİRİMLİ, GEÇİRTMEK, KEÇİBORLU, KEÇİLEŞME, KEÇİSAĞAN, KIRKGEÇİT, SEÇİCİLİK, AĞAÇGEÇİT, ALAKEÇİLİ, BİGEÇİRİM, DAĞGEÇİSİ, DEVEÇİGİL, ESKİGEÇİT, GEÇİNCEME, GEÇİNECEK, GEÇİRİLEN, GEÇİRTMEÇ, GEÇİTAĞZI, GEÇİTALAN, GEÇİTALTI, GEÇİTBAŞI, GEÇİTBOYU, GEÇİTTEPE, GEÇİTYAKA, GEÇİVERME, İZGEÇİZER, KARAGEÇİT, Devamını Oku »»
DARGEÇİT, GEÇİLMEK, GEÇİMLİK, GEÇİMSİZ, GEÇİNMEK, GEÇİRGEN, GEÇİRMEK, GEÇİRTME, GEÇİŞMEK, GEÇİŞSİZ, KARAKEÇİ, KEÇİÖREN, REÇİNELİ, SEÇİLMEK, SEÇİLMİŞ, SEÇİMLİK, AKKEÇİLİ, ALAGEÇİK, ALTGEÇİŞ, ALTGEÇİT, BEÇİBEÇİ, BÖRTEÇİN, ÇALGEÇİR, ÇAYGEÇİT, DELGEÇİR, DEREÇİNE, DÜZGEÇİŞ, DÜZGEÇİT, ELEKKEÇİ, ERGEÇİDİ, Devamını Oku »»
GEÇİLİŞ, GEÇİLME, GEÇİMLİ, GEÇİNİM, GEÇİNME, GEÇİRİM, GEÇİRİŞ, GEÇİRME, GEÇİŞİM, GEÇİŞLİ, GEÇİŞME, KEÇİLER, KEÇİLİK, SEÇİLİŞ, SEÇİLME, ALAĞEÇİ, ALAKEÇİ, BUZKEÇİ, ÇEÇİNLİ, ÇEÇİRON, GEÇİNGE, GEÇİNTİ, GEÇİREN, GEÇİTLİ, GERKEÇİ, HAMEÇİK, HEÇİRGE, HEMEÇİK, İÇGEÇİT, KEÇİBAŞ, Devamını Oku »»
GEÇİCİ, REÇİNE, SEÇİCİ, AKKEÇİ, ALEÇİK, AYDEÇİ, ELEÇİK, GEÇİNİ, GEÇİRİ, HANEÇİ, HENEÇİ, HOPEÇİ, İNEÇİK, KEÇİLİ, KEÇİRE, NEÇİYE, PEÇİÇE, PİNEÇİ, REÇİNA, SEÇİME, TEMEÇİ, TUMEÇİ
GEÇİM, GEÇİŞ, GEÇİT, PEÇİÇ, SEÇİM, SEÇİŞ, BEÇİK, BEÇİN, BEÇİT, ÇEÇİK, ÇEÇİL, ÇEÇİM, ÇEÇİT, EGEÇİ, EVEÇİ, GEÇİK, HEÇİK, KEÇİK, KEÇİT, LEÇİK, MEÇİK, MEÇİT, NEÇİN, SEÇİK, SEÇİL
KEÇİ, BEÇİ, GEÇİ, NEÇİ, PEÇİ, SEÇİ
EÇİ
EÇİ
Büyük kardeş, ağabey.
ULUGEÇİTAMBARCI
Bartın kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
VAZGEÇİREBİLMEK
Vazgeçirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GEÇİNDİREBİLMEK
Geçindirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GEÇİRİLEBİLMEK
Geçirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KURŞUNGEÇİRMEZ
Ateşli silahlardan atılan mermilerin girmesini engelleyecek yapıda ve özellikte olan (yelek, cam vb.).
GEÇİNDİREBİLME
Geçindirebilmek işi.
KEÇİPOKSVİRÜSLER
Poxviridae ailesinin Kordopoksvirüsler alt ailesinde yer alan ve bünyesinde koyun, keçi çiçek ve sığırların kabarcıklı deri hastalığı virüslerini de bulunduran virüs cinsi, kapripoksvirüsler.
GEÇİŞTİREBİLME
Geçiştirebilmek işi.
VAKIFGEÇİTVEREN
Bolu şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
GEÇİŞTİREBİLMEK
Geçiştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GEÇİMSİZLEŞMEK
Çevresindekilerle iyi geçinememek.
GÖZDENGEÇİRİCİLİK
Devrimci bakış açısından Marksizmi doğrulamak ya da haklı çıkarmak için yeniden yorumlayıp özünü değiştirerek bu görüşü savunan akım.
KÜÇÜKSÖBEÇİMEN
Kayseri şehri, Sarız ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
DEĞİRMENGEÇİDİ
Ağrı kenti, Tahir nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
GÖZDENGEÇİRİCİ
Geçmişte kabul edilen bir durum veya görüşün gözden geçirilerek yeniden ortaya konmasını ileri süren kişi. Devrimci bakış açısından Marksizmi doğrulamak ya da haklı çıkarmak için yeniden yorumlayıp özünü değiştirerek bu görüşü savunan kişi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EÇİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
AKINDIRIK
Reçine, çam sakızı, akma.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
AĞCI
Ağ ile balık tutarak geçinen kimse.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
AĞARTI
Uzaktan ancak seçilebilen, belli belirsiz bir aklık. Süt, yoğurt, peynir, ayran vb. yiyecek ve içecekler.
AKILLI
Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.
AKABE
Tehlikeli, sarp ve zor geçit.
AKIŞ
Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
AKLIEVVEL
Akıllı geçinen. Densiz, münasebetsiz, sağduyu sahibi olmayan.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
AKMA
Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.