Kelimeler arşivinde; içinde "eyva" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eyva bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu eyva ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eyva olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MEYVABÜKÜ, HEYVALLAR
EYVALLAH, MEYVALIK, AKLEYVAZ, GEYVALTİ
KEYVANI, MEYVALI, KEYVANİ, HEYVARA
KEYVAN, LEYVAS, LEYVAZ, PEYVAZ, SEYVAN, SEYVAZ, ZEYVAN
HEYVA, EYVAH, EYVAZ, MEYVA, EYVAY, EYVAN
EYVA
EYVA
Evet.
LEYVAS
Fasulye.
MEYVALI
Balıkesir ilinde, Yağcılar nahiyesine bağlı bir yer. Ordu şehri, Akkuş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Rize şehri, Fındıklı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Trabzon ili, Of belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
LEYVAZ
Taze ya da kuru fasulye, börülce. Fasulye.
GEYVALTİ
Kahvaltı.
KEYVANİ
Yaşlı kadın.
EYVALLAH
"Allah'a ısmarladık" anlamlarında kullanılan bir seslenme sözü. "Kabul ediyorum, razıyım" anlamında kullanılan bir söz. "Teşekkür ederim" anlamında kullanılan bir söz.
MEYVABÜKÜ
Ankara kenti, Güdül ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
AKLEYVAZ
Beyaz, kuru fasulye. Karnıkara, börülce. Ayşekadın fasulyesi.
KEYVANI
Emeği çok geçen işçi. Çok yaşlı kadın.
SEYVAN
Çoban kulübesi. Çanakkale kenti, Yenice belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KEYVAN
Yaşlı kadın. Yıldız.
HEYVALLAR
Eyvahlar.
MEYVALIK
Meyvelik.
HEYVARA
Tembel: Heyvaralığın sırası değil.
PEYVAZ
Piyaz (yemek). Aşı.
Bu bölümde tanımı içerisinde EYVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞILCIN
Tam olgunlaşmamış, yarı ham meyva veya sebze.
ADOS
Asma ve meyva ağaçlarını budamak için demir veya çelikten yapılmış ucu eğri bıçak. Uç tarafı karga burnu şeklinde eğri ve sivri uçlu bıçak.
ALANI
Şeftali, kayısı, armut gibi meyvaların ceviz ve şeker karıştırılıp ipe dizilen ve güneşte kurutulan ezmesi.
ABAZIMAK
Ağaç kabarmak, şişmek: Şu ağaç çok abazımış. Ağaç kocamak, meyva vermez hale gelmek: Şu ağaçtaki abazımış dalları bütün kesmeli. Yara şişmek: Ahmedin yarası gene abazımış.
ALASULU
Yeni olmaya başlamış meyva. İyi pişmemiş, yarı sulu yemek. Uluorta, yersiz söz söyliyen.
ALACİYİR
Meyvası yenmiyen, bodur ve dikenli bir ağaç.
AKALIÇ
Dağlarda yetişen yabani ve dikenli bir ağacın meyvası, alıç.
AHSİL
Yaprakları kızılcık yaprağına benziyen, meyvasız bir ağaç.
EFSUS
Yazık, eyvah.
AFARLAMAK
Afallamak. Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak.
AYVAN
Eyvan.
ABILAN
Ahlat büyüklüğünde, dalları dikenli bir çeşit ağaç ve meyvası.
ALACEHİR
Meyvası yenmiyen, bodur ve dikenli bir ağaç.
ALAFLIK
Ateşi kolay yakmaya yarıyan çalı çırpı, kuru ot: Çok üşüdüm, bir alaflık gelirde ısınıvereyim. Kuru ot, saman gibi hayvan yemi konulan yer. Yorgunluk gidermek için yenilen, içilen, meyva, sebze, şerbet vb.: Çok yorulduk, alaflığınız yok mu?.
ACIMUK
Çok sık dallı, acı ve fena kokulu bir yaban otu. Çokça buğday tarlasında biten ve delice, karamuk da denilen ot ve tohumu. Merhamet. Tereye benzer, yenilir ekşi bir ot. Hayvanların salyasını akıtan otlar. Maydanoz. Kırlardaki yabani meyva fidanları. Az acı, acımsı.
ALACEHER
Meyvası yenmiyen, bodur ve dikenli bir ağaç.
ALACİĞİR
Meyvası yenmiyen, bodur ve dikenli bir ağaç.
ALAÇAKIR
Yarı pişmiş. Yarı olgunlaşmış sebze veya meyva (çokça domates ve karpuz hakkında): Domatesleri alaçakır toplamışlar. Gece gökyüzünün yarı bulutlu hali: Bu gece hava alaçakırdı. Yeşile yakın bir renk. Yarı aç, yarı tok: Karnım alaçakır doydu. İlkbaharda dağlardan buzların çözülmesiyle, içinde buz parçaları karışık olarak akan az bulanık su: Hayvanı alaçakır suya sürme, bacaklarını buz keser. Şöyle böyle: Bugün keyfim alaçakır. Yarı olgunlaşmış (meyve için).
AFARALAMAK
Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak. Bir şeyin irisini, ufağını ayırmak, seçmek.
HAYFA
"Eyvah, yazık, heyhat" anlamlarında kullanılan bir söz.