Kelimeler arşivi içinde; başında "eyva" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. eyva ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu eyva ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eyva olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EYVA
Evet.
EYVAZ
Beceriksiz kişi. Üvez. Muşmula.
EYVAY
Eyvah.
EYVALLAH
"Allah'a ısmarladık" anlamlarında kullanılan bir seslenme sözü. "Kabul ediyorum, razıyım" anlamında kullanılan bir söz. "Teşekkür ederim" anlamında kullanılan bir söz.
EYVAH
Beklenmedik, kötü, hoşa gitmeyen bir haber veya olay karşısında duyulan acınma, üzülme sözü.
EYVAN
Teras, sundurma, ayvan. Bir tarafı dışarıya açık olan oda, ayvan.
Bu bölümde tanımı içerisinde EYVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALASULU
Yeni olmaya başlamış meyva. İyi pişmemiş, yarı sulu yemek. Uluorta, yersiz söz söyliyen.
ALACİYİR
Meyvası yenmiyen, bodur ve dikenli bir ağaç.
ALACEHER
Meyvası yenmiyen, bodur ve dikenli bir ağaç.
AYVAN
Eyvan.
AHSİL
Yaprakları kızılcık yaprağına benziyen, meyvasız bir ağaç.
ALANI
Şeftali, kayısı, armut gibi meyvaların ceviz ve şeker karıştırılıp ipe dizilen ve güneşte kurutulan ezmesi.
EFSUS
Yazık, eyvah.
ABAZIMAK
Ağaç kabarmak, şişmek: Şu ağaç çok abazımış. Ağaç kocamak, meyva vermez hale gelmek: Şu ağaçtaki abazımış dalları bütün kesmeli. Yara şişmek: Ahmedin yarası gene abazımış.
ALAÇAKIR
Yarı pişmiş. Yarı olgunlaşmış sebze veya meyva (çokça domates ve karpuz hakkında): Domatesleri alaçakır toplamışlar. Gece gökyüzünün yarı bulutlu hali: Bu gece hava alaçakırdı. Yeşile yakın bir renk. Yarı aç, yarı tok: Karnım alaçakır doydu. İlkbaharda dağlardan buzların çözülmesiyle, içinde buz parçaları karışık olarak akan az bulanık su: Hayvanı alaçakır suya sürme, bacaklarını buz keser. Şöyle böyle: Bugün keyfim alaçakır. Yarı olgunlaşmış (meyve için).
ABILAN
Ahlat büyüklüğünde, dalları dikenli bir çeşit ağaç ve meyvası.
ALAFLIK
Ateşi kolay yakmaya yarıyan çalı çırpı, kuru ot: Çok üşüdüm, bir alaflık gelirde ısınıvereyim. Kuru ot, saman gibi hayvan yemi konulan yer. Yorgunluk gidermek için yenilen, içilen, meyva, sebze, şerbet vb.: Çok yorulduk, alaflığınız yok mu?.
ADOS
Asma ve meyva ağaçlarını budamak için demir veya çelikten yapılmış ucu eğri bıçak. Uç tarafı karga burnu şeklinde eğri ve sivri uçlu bıçak.
ALACİĞİR
Meyvası yenmiyen, bodur ve dikenli bir ağaç.
AĞILCIN
Tam olgunlaşmamış, yarı ham meyva veya sebze.
HAYFA
"Eyvah, yazık, heyhat" anlamlarında kullanılan bir söz.
AKALIÇ
Dağlarda yetişen yabani ve dikenli bir ağacın meyvası, alıç.
AFARLAMAK
Afallamak. Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak.
ALACEHİR
Meyvası yenmiyen, bodur ve dikenli bir ağaç.
AFARALAMAK
Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak. Bir şeyin irisini, ufağını ayırmak, seçmek.
ACIMUK
Çok sık dallı, acı ve fena kokulu bir yaban otu. Çokça buğday tarlasında biten ve delice, karamuk da denilen ot ve tohumu. Merhamet. Tereye benzer, yenilir ekşi bir ot. Hayvanların salyasını akıtan otlar. Maydanoz. Kırlardaki yabani meyva fidanları. Az acı, acımsı.