Sonu EYVA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eyva" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eyva ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında eyva olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eyva olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EYVA

Evet.

HEYVA

Evet. Ayva.

MEYVA

Meyve.

  -   -   -  

Anlamında EYVA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EYVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALACİĞİR

Meyvası yenmiyen, bodur ve dikenli bir ağaç.

AĞILCIN

Tam olgunlaşmamış, yarı ham meyva veya sebze.

AFARLAMAK

Afallamak. Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak.

EFSUS

Yazık, eyvah.

AYVAN

Eyvan.

ALACEHER

Meyvası yenmiyen, bodur ve dikenli bir ağaç.

ALACEHİR

Meyvası yenmiyen, bodur ve dikenli bir ağaç.

ALACİYİR

Meyvası yenmiyen, bodur ve dikenli bir ağaç.

ALAFLIK

Ateşi kolay yakmaya yarıyan çalı çırpı, kuru ot: Çok üşüdüm, bir alaflık gelirde ısınıvereyim. Kuru ot, saman gibi hayvan yemi konulan yer. Yorgunluk gidermek için yenilen, içilen, meyva, sebze, şerbet vb.: Çok yorulduk, alaflığınız yok mu?.

AFARALAMAK

Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak. Bir şeyin irisini, ufağını ayırmak, seçmek.

ALASULU

Yeni olmaya başlamış meyva. İyi pişmemiş, yarı sulu yemek. Uluorta, yersiz söz söyliyen.

ACIMUK

Çok sık dallı, acı ve fena kokulu bir yaban otu. Çokça buğday tarlasında biten ve delice, karamuk da denilen ot ve tohumu. Merhamet. Tereye benzer, yenilir ekşi bir ot. Hayvanların salyasını akıtan otlar. Maydanoz. Kırlardaki yabani meyva fidanları. Az acı, acımsı.

ALAÇAKIR

Yarı pişmiş. Yarı olgunlaşmış sebze veya meyva (çokça domates ve karpuz hakkında): Domatesleri alaçakır toplamışlar. Gece gökyüzünün yarı bulutlu hali: Bu gece hava alaçakırdı. Yeşile yakın bir renk. Yarı aç, yarı tok: Karnım alaçakır doydu. İlkbaharda dağlardan buzların çözülmesiyle, içinde buz parçaları karışık olarak akan az bulanık su: Hayvanı alaçakır suya sürme, bacaklarını buz keser. Şöyle böyle: Bugün keyfim alaçakır. Yarı olgunlaşmış (meyve için).

ABILAN

Ahlat büyüklüğünde, dalları dikenli bir çeşit ağaç ve meyvası.

AHSİL

Yaprakları kızılcık yaprağına benziyen, meyvasız bir ağaç.

HAYFA

"Eyvah, yazık, heyhat" anlamlarında kullanılan bir söz.

ALANI

Şeftali, kayısı, armut gibi meyvaların ceviz ve şeker karıştırılıp ipe dizilen ve güneşte kurutulan ezmesi.

ADOS

Asma ve meyva ağaçlarını budamak için demir veya çelikten yapılmış ucu eğri bıçak. Uç tarafı karga burnu şeklinde eğri ve sivri uçlu bıçak.

ABAZIMAK

Ağaç kabarmak, şişmek: Şu ağaç çok abazımış. Ağaç kocamak, meyva vermez hale gelmek: Şu ağaçtaki abazımış dalları bütün kesmeli. Yara şişmek: Ahmedin yarası gene abazımış.

AKALIÇ

Dağlarda yetişen yabani ve dikenli bir ağacın meyvası, alıç.