İçinde EYİM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "eyim" olan, toplam 39 tane kelime bulunuyor. İçerisinde eyim bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu eyim ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında eyim olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KAYNARGÖZLEYİM, İÇBÜKEYİMSİLİK, DEYİMLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

DENEYİMSİZLİK

12 harfli kelimeler

SİNEYİMİLLET, EŞDEĞERLEYİM, DENEYİMLİLİK, İŞLEYİMLEŞME, DENEYİMCİLİK

11 harfli kelimeler

DEYİMLEŞMEK

10 harfli kelimeler

İŞLEYİMSEL, DENEYİMSİZ, DENEYİMSEL, DÜZENLEYİM, ENGELLEYİM, ÖZALTDEYİM

9 harfli kelimeler

DENEYİMCİ, HÖRTLEYİM, EYİMSEMEK, DENEYİMLİ, ERTELEYİM

8 harfli kelimeler

DÜŞLEYİM, ÇİĞNEYİM, ALTDEYİM, TÜMLEYİM, MÜDDEYİM, NEYNEYİM

7 harfli kelimeler

YİMEYİM, GÜLEYİM, İŞLEYİM, KEYİMLİ, NİNEYİM, DENEYİM

5 harfli kelimeler

KEYİM, YEYİM, SEYİM, DEYİM, GEYİM

4 harfli kelimeler

EYİM

Bazı kelimelerin anlamları

EYİM

Şey anlamında. Kayseri ilinde, Güneşli bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

EŞDEĞERLEYİM

Oylumu bilinen bir çözeltinin derişimini bulmak için, derişimi belli bir çözeltiyi ölçerek ona ekleyip, tepkimenin bitim noktasını, uygun bir belirtecin renk değişimiyle ya da elektriksel yöntemlerle saptama.

DEYİMLEŞMEK

Deyim özelliği kazanmak.

DENEYİMLİLİK

Deneyimli olma durumu.

DENEYİMSİZLİK

Deneyimsiz olma durumu, tecrübesizlik.

DÜZENLEYİM

Devlete ve kişilere ait ormanların, önceden hazırlanıp kabul edilmiş esaslara uygun olarak işletilmesi, amenajman. Doğal kaynakların işletilmesi, amenajman. Bir kentin, kasabanın tümünün ya da bir yerleşim yerinin bir bölümünün kendiliğinden gelişmesine engel olmak, bu gelişmeye toplum yararına bir biçim vermek amacıyla, yerleşim yerinin işlevleriyle toprak kullanımı arasında bir ilişki kurmayı öngören, geleceğe dönük bir kamusal eylem türü. Nesneleri birbirine uyarlayarak oluşturulan düzen. Bir konuyu oluşturan düşünceleri uygun bir biçimde birbirine bağlama işi ve bundan doğan sonuç, bk. yazınç.

ENGELLEYİM

Ambargo.

İÇBÜKEYİMSİLİK

İçbükeyimsi özeliğinin sağlanması, kuvazi içbükeylik.

İŞLEYİMLEŞME

Ekonomisi daha çok tarımsal, hayvansal ve madensel işlenmemiş özdek ve ürünlerin üretim ve satımına dayalı bir ülkenin, çeşitli alanlarda işleyim çabalarına girişimi.

DENEYİMSEL

Kuramsal nedenini aramadan, denemeyle kimi nicelikler arasında bağıntılar bulmaya ilişkin.

DENEYİMCİLİK

Deneyimci olma durumu.

İŞLEYİMSEL

İşleyime özgü olan.

DEYİMLEŞTİRMEK

Deyim durumuna getirmek, deyim özelliği kazandırmak.

SİNEYİMİLLET

Halk içi, halk kucağı.

KAYNARGÖZLEYİM

Çözüneni uçucu olmayan çözeltilerin kaynama noktalarının, aynı basınçtaki arı çözücününkinden yüksek olmasına dayanarak, derişimi bilinen seyreltik çözeltilerde, çözünenin molekül ağırlığını belirleme yöntemi.

DENEYİMSİZ

Deneyimi olmayan, tecrübesiz.

  -   -   -  

Anlamında EYİM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EYİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMBARGO

Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.

ANAÇ

Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

ABBAS

"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.

CUK

"Tam yerine denk gelmek, uygun gelmek, yakışmak" anlamlarındaki cuk oturmak deyiminde geçen bir söz.

CAHİLLİK

Bilgisizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik yüzünden işlenen kusur.

AHFEŞ

"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.

ARKAİK

Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan. Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan (eski söz veya deyim).

AGOP

"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.

BAŞHOSTES

Hosteslerin en deneyimlisi.

BAĞDAT

"Karnını doyurmak" anlamındaki Bağdat'ı tamir etmek deyiminde geçen bir söz.

AKTARIM

Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.

AMENAJMAN

Düzenleyim.

BULGURLU

"Bu kadar süslenmeye gerek yok"anlamındaki Bulgurlu'ya gelin mi gidecek deyiminde geçen bir söz. Bulguru olan.

ASALET

Soyluluk. Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu. Asillik. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı.

ARGO

Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim. Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.

BİTİRİM

Çok hoşa giden (kimse). Açıkgöz, işini bilen kimse. Kumar oynama, uyuşturucu alıp satma, dolandırıcılık yapma vb. işlerde deneyimli (kimse).

BİRİKİM

Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

BÜCÜR

Ufak tefek ve kısa boylu (kimse). Yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan.

ALTYAPI

Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.