Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eyim" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eyim ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eyim olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eyim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KAYNARGÖZLEYİM
EŞDEĞERLEYİM
DÜZENLEYİM, ENGELLEYİM, ÖZALTDEYİM
ERTELEYİM, HÖRTLEYİM
TÜMLEYİM, ALTDEYİM, ÇİĞNEYİM, DÜŞLEYİM, NEYNEYİM, MÜDDEYİM
GÜLEYİM, YİMEYİM, NİNEYİM, DENEYİM, İŞLEYİM
KEYİM, GEYİM, SEYİM, YEYİM, DEYİM
EYİM
EYİM
Şey anlamında. Kayseri ilinde, Güneşli bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
DÜŞLEYİM
Olaylara düşlemli bir açıdan bakan imgelem kaynaklı yaklaşım.
ERTELEYİM
Bunalım dönemlerinde, yerel yönetimlerin devlete olan borçlarını ödeme zorunluluğunun bir süre için geri bırakılması. bk. berkitme.
YİMEYİM
Yemeyeyim.
ÖZALTDEYİM
Bir düzgün deyimin kendinden başka olan altdeyimi. Her dolaysız altdeyim özaltdeyim olup, her özaltdeyim dolaysız altdeyim değildir. Örn. p önermesi, p=>(q=>p) nin özaltdeyimidir, ama aynı önermenin özalt deyimi olmakla birlikte; dolaysız altdeyimi değildir.
GÜLEYİM
Güldürücü: Nasrettin Hoca güleyim bir adamdı.
ÇİĞNEYİM
Bir parça, bir lokma.
NEYNEYİM
Neme gerek.
EŞDEĞERLEYİM
Oylumu bilinen bir çözeltinin derişimini bulmak için, derişimi belli bir çözeltiyi ölçerek ona ekleyip, tepkimenin bitim noktasını, uygun bir belirtecin renk değişimiyle ya da elektriksel yöntemlerle saptama.
ENGELLEYİM
Ambargo.
TÜMLEYİM
Tümcenin ya da dizenin anlamını, sonra gelen tümce ya da dize iletümleme. Ör.: "Erken uyandım bu sabah. Her günkü gibi." (Ataç, Günce).
ALTDEYİM
Bir düzgün deyimin altdeyim 'i bu deyimin ya kendisi ya deyimin dolaysız altdeyimi ya da dolaysız altdeyiminin dolaysız altdeyimi, dolaysız altdeyiminin dolaysız altdeyiminin dolaysız altdeyimi,... dir.
HÖRTLEYİM
Yudum.
MÜDDEYİM
Arapça kökenli müddei-i umûmi: müddeiumumi.
KAYNARGÖZLEYİM
Çözüneni uçucu olmayan çözeltilerin kaynama noktalarının, aynı basınçtaki arı çözücününkinden yüksek olmasına dayanarak, derişimi bilinen seyreltik çözeltilerde, çözünenin molekül ağırlığını belirleme yöntemi.
DÜZENLEYİM
Devlete ve kişilere ait ormanların, önceden hazırlanıp kabul edilmiş esaslara uygun olarak işletilmesi, amenajman. Doğal kaynakların işletilmesi, amenajman. Bir kentin, kasabanın tümünün ya da bir yerleşim yerinin bir bölümünün kendiliğinden gelişmesine engel olmak, bu gelişmeye toplum yararına bir biçim vermek amacıyla, yerleşim yerinin işlevleriyle toprak kullanımı arasında bir ilişki kurmayı öngören, geleceğe dönük bir kamusal eylem türü. Nesneleri birbirine uyarlayarak oluşturulan düzen. Bir konuyu oluşturan düşünceleri uygun bir biçimde birbirine bağlama işi ve bundan doğan sonuç, bk. yazınç.
Bu bölümde tanımı içerisinde EYİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİTİRİM
Çok hoşa giden (kimse). Açıkgöz, işini bilen kimse. Kumar oynama, uyuşturucu alıp satma, dolandırıcılık yapma vb. işlerde deneyimli (kimse).
ARKAİK
Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan. Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan (eski söz veya deyim).
BÜCÜR
Ufak tefek ve kısa boylu (kimse). Yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan.
ALİ
Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
AMENAJMAN
Düzenleyim.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
BİRİKİM
Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
BAĞDAT
"Karnını doyurmak" anlamındaki Bağdat'ı tamir etmek deyiminde geçen bir söz.
BULGURLU
"Bu kadar süslenmeye gerek yok"anlamındaki Bulgurlu'ya gelin mi gidecek deyiminde geçen bir söz. Bulguru olan.
BAŞHOSTES
Hosteslerin en deneyimlisi.
ANAÇ
Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.
ASALET
Soyluluk. Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu. Asillik. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı.
CAHİLLİK
Bilgisizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik yüzünden işlenen kusur.
ARGO
Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim. Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.
CUK
"Tam yerine denk gelmek, uygun gelmek, yakışmak" anlamlarındaki cuk oturmak deyiminde geçen bir söz.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.
AKTARIM
Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.