Sonu EYİN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eyin" olan, toplam 90 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eyin ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında eyin olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eyin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

BEĞENECEKLEYİN, YÜRÜYECEKLEYİN

13 harfli kelimeler

SEVDÜĞÜNLEYİN, GELDÜĞÜNLEYİN

12 harfli kelimeler

ALTINHÜSEYİN, DİVANHÜSEYİN, YAĞCIHÜSEYİN, GEREĞİNLEYİN, KIRMIZILEYİN, MOLLAHÜSEYİN

11 harfli kelimeler

KARAHÜSEYİN, İMAMHÜSEYİN, GERÇEKLEYİN, GELMİŞLEYİN, HACIHÜSEYİN, GETMİŞLEYİN, UZUNHÜSEYİN, ŞEYHHÜSEYİN, GUŞLUHLEYİN, GÖRDÜKLEYİN

10 harfli kelimeler

SİZCİLEYİN, BENCİLEYİN, SENCİLEYİN, HABESLEYİN, HAPESLEYİN, AKŞAMLEYİN, KARGABEYİN, KENDÜLEYİN, PİRHÜSEYİN, KÜÇÜKLEYİN, GAFİLLEYİN, ZABAHLEYİN, BİZCİLEYİN, YUVARLEYİN, SABAHLEYİN, ŞİMDİLEYİN, AKŞAMNEYİN, ANNAKLEYİN, BAYAKLEYİN, BENCELEYİN, DİLLİLEYİN, ETLİKLEYİN, ETTİKLEYİN

9 harfli kelimeler

GÜCÜLEYİN, ONCELEYİN, ÖNCELEYİN, MAVİLEYİN, ÖYLELEYİN, KISALEYİN, GECELEYİN, SABALEYİN, SARITEYİN, KİMİLEYİN, ERTELEYİN, ERİNLEYİN, ANCİLEYİN, UZUNLEYİN

8 harfli kelimeler

KANBEYİN, İKİLEYİN, GAZBEYİN, YELBEYİN

7 harfli kelimeler

SUÇEYİN, ÖVLEYİN, HÜSEYİN, ÖĞSEYİN, OVLEYİN, MABEYİN, ÖĞLEYİN, ARHEYİN, BELEYİN, DÜNEYİN, EYLEYİN, GECEYİN, GÜVEYİN, KESEYİN, KETEYİN, KUPEYİN, LÜLEYİN, OYLEYİN

6 harfli kelimeler

ÖTEYİN

5 harfli kelimeler

GEYİN, KEYİN, PEYİN, TEYİN, ÇEYİN, YEYİN, NEYİN, BEYİN, ZEYİN

4 harfli kelimeler

EYİN

Bazı kelimelerin anlamları

EYİN

Üst baş, giyecek, elbise. İç çamaşırı. Üst baş. Sırt. Vücut, beden. Sırt, arka. Göğüs kemiği.

ALTINHÜSEYİN

Tunceli kenti, Balpayam bucağına bağlı bir bölge.

DİVANHÜSEYİN

Erzurum şehrinde, Halilçavuş bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KIRMIZILEYİN

Kırmızımsı.

İMAMHÜSEYİN

Ankara ili, Çubuk ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

GELDÜĞÜNLEYİN

Geldiği gibi.

GELMİŞLEYİN

Gelmiş iken (Çopraşık k.).

HACIHÜSEYİN

Balıkesir ili, Balya ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Giresun şehrinde, Tirebolu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

MOLLAHÜSEYİN

Ağrı kenti, Eleşkirt ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Van ilinde, Güzelsu nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

GEREĞİNLEYİN

Lüzumu kadar, gereği gibi, iyice.

SEVDÜĞÜNLEYİN

Sevdiği gibi, seveceği nispette.

GERÇEKLEYİN

Hakikaten, gerçekten.

KARAHÜSEYİN

Erzincan ili, Çayırlı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Malatya şehri, Kale belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sivas ili, İmranlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

BEĞENECEKLEYİN

Beyenilecek gibi, beyenmiye değer.

YÜRÜYECEKLEYİN

Hareket etmesine, yürümesine elverişli.

YAĞCIHÜSEYİN

Ankara ilinde, Güvem nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında EYİN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EYİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALINDI

Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, makbuz.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

ALEYH

Bir şeyin veya bir kimsenin karşısında olma, leh karşıtı.

ALTYAPI

Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

AKINTIÖLÇER

Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.

AĞIRLAŞTIRMAK

Bir şeyin ağırlaşmasına yol açmak.

ALKIŞLAMAK

Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpmak. Beğenmek, takdir etmek.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ALAVERE

Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.

ALMAŞ

İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.

ALGI

Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.

ALMAŞIK

İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan. Almaşlı olarak işleyen, mütenavip, alternatif.

ALAY

Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

ALKIŞ

Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpma, alkışlama, kargış karşıtı.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ALAZLAMAK

Bir şeyin yüzünü alevden geçirmek, aleve tutmak. Sızlatmak, yakmak, acı vermek.

AĞAÇLAŞMA

Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.