Kelimeler arşivinde; içinde "evil" olan, toplam 46 tane kelime bulunuyor. İçerisinde evil bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu evil ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında evil olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
VEREVİLENMEK, SEVİLEBİLMEK, DİŞEVİLENMEK
SEVİLEBİLME, ŞEVİLLENMEK, BEDEVİLENME
GEVİLCENLİ, MEVLEVİLİK, EVİLDENMEK, ŞEVİLENMEK, SEVİLLİBEZ
HEVİLEMEK, MUSEVİLİK, YURTSEVİL, BEDEVİLİK
SEVİLSEN, SEVSEVİL, SEVİLCAN, NURSEVİL, KORZEVİL, KERZEVİL, KARZEVİL, GÜRSEVİL, GÜLSEVİL, GEVİLMEK, ALEVİLİK, İSEVİLİK, GEVİLCEN, SEVİLMEK
GİREVİL, GEVİLLİ, SEVİLİŞ, SEVİLAY, SEVİLME, SEVİLEN, AYSEVİL, AKSEVİL
ZEVİLE, ŞEVİLE, GEVİLE
ŞEVİL, TEVİL, GEVİL, SEVİL, NEVİL
EVİL
EVİL
Evvel, önce.
SEVİLEBİLME
Sevilebilmek işi.
VEREVİLENMEK
Eğrilmek.
SEVİLLİBEZ
Pamuklu dokuma, amerikan.
MEVLEVİLİK
Mevlâna Celâlettin Rumi'nin görüşlerine dayanan ve oğlu tarafından kurulan tarikat.
ŞEVİLLENMEK
Yapışkan bir hâl almak.
ŞEVİLENMEK
hafiflik etmek.
MUSEVİLİK
Yahudilik.
DİŞEVİLENMEK
Değirmen taşının dişleri bilenmek.
EVİLDENMEK
Boşuna zaman geçirmek, az çalışmak. Çocuk kendi kendine söylenmek. Bebek anlamsız konuşmak, mırıldanmak.
YURTSEVİL
"Ülkendekiler tarafından sevil" anlamında kullanılan bir isim".
BEDEVİLİK
Bedevi olma durumu. XIII. yüzyılda kurulan bir Sünni tarikatı.
BEDEVİLENME
İnsanlıktan çıkma.
SEVİLEBİLMEK
Sevilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GEVİLCENLİ
Önem verilmeyen, sevilmeyen kimseler için kullanılır.
HEVİLEMEK
Köpek havlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde EVİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞIRTLAK
Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek, bozkır tavuğu (Querquedula).
BİRİCİK
Eşi, benzeri, ikincisi olmayan ve çok sevilen, tek, yegâne.
BEDEVİ
Çölde, çadırda yaşayan göçebe. Böyle bir hayat sürdüren kimse. Bedevilik tarikatından olan derviş.
CAN
İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık. Güç, dirilik. Kişi, birey. Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi. Gönül. Çok içten, sevimli, sevilen, şirin. İnsanın kendi varlığı, özü. Yaşama, hayat.
ÇEVRİLEMEK
Çevriye uğratmak, tevil etmek.
BACILIK
Bacı olma durumu. Bacı kadar sevilen kadın.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
FETİŞ
Put. Uğurlu sayılan şey. Saplantılı bir biçimde cinsel coşku uyandıran karşı cinse ait elbise, ayakkabı vb. eşya. Tapınırcasına sevilen şey ya da kimse.
DOST
Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı. Sahibine sevgi gösteren hayvan. İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan. Erkek veya kadının evlilik dışı ilişki kurduğu kimse, zamazingo. Bir şeye aşırı ilgi duyan, koruyan kimse.
BEĞENİLMEK
İyi ve güzel bulunmak. Sevilmek, hoşa gitmek.
DRAHOMA
Hristiyan ve Musevilerde gelinin damada verdiği para veya mal.
ÇEVRİ
Bir söz veya davranışı görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme, tevil. Girdap.
ÇURÇUR
Lapina familyasından, eti pek sevilmeyen, küçük bir deniz balığı (Crenilabrus). Önemsiz, değersiz.
CÜDA
Yurt, baba ocağı gibi çok sevilen şeylerden ayrılmış olan, uzak kalmış olan.
AHBAP
Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.
GEBERMEK
Sevilmeyen bir kişi ölmek. Bir kimseye aşırı ilgi, istek ve yakınlık duymak.
CİĞERPARE
Çok sevilen kimse.
CEMEVİ
Alevilerin toplanma yeri.
CANAN
Gönülden sevilen, gönül verilmiş olan kadın, sevgili. Tasavvufta Tanrı.
ÇEVİRMEK
Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.