Kelimeler arşivinde; içinde "evet" olan, toplam 32 tane kelime bulunuyor. İçerisinde evet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu evet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında evet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DEVETOPALAĞI
PELEVETSİZ, HELEVETSİZ, DEVETABANI, EVETLENMEK, EVETİLEMEK
EVETLEMEK, KANEVETÇİ, EVETLENME, DEVETURPU, ELEVETSİZ
EVETLEME, DEVETÜYÜ, DEVETAŞI, TEVETTÜR
PİNEVET, EVETİCİ, EVETİYE, DEVETAŞ, KİREVET, KEREVET, GEDEVET, GEREVET, GİREVET
EVETÇE
EVETÜ, DEVET, NEVET, EVETİ, SEVET, ŞEVET
EVET
"Öyledir" anlamında kullanılan bir doğrulama veya onaylama sözü, olur, oldu, peki, tamam, ya, beli, ha, he. Sözü açan veya bağlayan bir söz. Olumlu cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz.
EVETLENMEK
Acele etmek, acele ettirmek.
HELEVETSİZ
Gönülsüz, isteksiz yapılan (iş için): -İşler nasıl emioğlu ? -Adam sorma helevetsiz, işlerin dadı y oh.
DEVETABANI
Birleşikgillerden, geniş yapraklı bir süs bitkisi (Phlodentron).
PELEVETSİZ
Patavatsız.
DEVETURPU
İlkbaharda kırlarda yetişen, tere gibi baharlı olan yaprakları yenilebilen bir ot.
EVETLEMEK
Evet demek, onaylamak.
DEVETAŞI
Bayburt ilinde, Demirözü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ELEVETSİZ
Tıynetsiz, sözünü bilmez.
EVETLEME
Evetlemek işi.
EVETLENME
Tümevarımcı bilimlerde bir gerçekleme sürecinde olguların varsayım ya da öndeyilerdeki beklentilere uygun belirmesi, bk. değille(n)me.
EVETİLEMEK
Acele etmek, acele ettirmek.
TEVETTÜR
Gergin duruma gelme, gerilme. Gerilim.
KANEVETÇİ
Su yollarını yapan adam.
DEVETOPALAĞI
Kırlarda yetişen, yer elması gibi yumru kökleri olan yabani bir bitki.
DEVETÜYÜ
Deve tüyü rengi, açık kahverengi. Bu renkte olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde EVET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OLUR
Olabilir. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri. Onay, tasdik, yapabilme izni. “Evet” anlamında kullanılan bir kabul sözü.
BEF
Evet, peki.
BAYAH
Evet: -Bu işi gerçekten sen mi yaptın? -Bayah!. Demin, az önce, şimdi. Az önce: Bayah geldim ya gardaşım. Biraz önce. Biraz önce; demin. Demin, az önce. Az evvel.
BA
Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem. Be, ey, yahu anlamlarında ünlem: Haydi ba gidelim. Evet, tabii, şüphesiz, peki. Şimdiki zaman eki (tekil üçüncü şahıs),-yor: Baban pazardan geli ba. Bana: Bâ bak. Bey. Abla (tek başına kullanılmaz, sonu sesli harfle biten özel adın sonunda bir ek gibi söylenir): Ayşe ba haydi gidelim. Olmazlık, isteksizlik bildirir: ('a' kısa ve sonunda 'ı' varmış gibi kesilerek söylenir): Ba ! Ben burda yatmam. Bak!. Be! (bk. be). Bana. Bağ. Baryum elementinin simgesi.
BEHELİ
Evet.
SALACAK
Üstünde ölü yıkanılan kerevet, teneşir.
YATAK
Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek. Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılmış olan şilte. Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi. Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar. Irmak, çay, dere vb.nin, içinde aktıkları yer, akak, mecra. Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb. Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını. Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur. Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka. Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça. Bir şeyin çok bulunduğu yer. Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer. Turunçgilleri ve yumurta vb. ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılmış olan yer.
HA
İstek uyandırmak için kullanılan bir söz. Evet. (ha:) Dikkati çekmek, uyarmak için kullanılan bir söz. Tekrarlanarak kullanıldığında eşitlik anlamı veren bir söz. (ha:) Şaşma anlatan bir söz. (ha:) Soru bildiren bir söz. Hahniyum elementinin simgesi. Bazen tekrarlanan bir emir kipinin tekrarları arasında yer alarak fiil ile anlatılan işin uzadığı ve bundan bıkıldığı bildirilir. (ha:) Bir şeyin birdenbire hatırlandığını veya kavrandığını anlatan bir söz.
HE
Türk alfabesinin onuncu harfinin adı, okunuşu. Evet. Helyum elementinin simgesi.
TAMAM
Bütün, tüm. Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz. Evet. Eksiksiz. Tamamlanmış, bitmiş. Yanlış ve yalan olmayan, doğru.
BELİ
Evet.
PEKİ
Evet. Pekâlâ.
BAH
Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem. Evet, peki, olur, öyle anlamında edat:-Kız güzel mi ?-Bah,-Bayrama gidecekmisin ?-Bah. Belki. Ne iyi, ne mutlu.
SOMYA
Şilteyi taşımaya ve ona esneklik vermeye yarayan yaylı kerevet.
OLDU
Evet. Başüstüne.
ARZEL
Tahtadan yapılan karyola veya kerevet.
GERİLİM
Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.
ABEMDEDEM
Devetabanı denilen yumrulu bir ot.
YA
"Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü. Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz. Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz. Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz. Evet. Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz. Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde "hele, özellikle" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz.
YATAKLIK
Yatak yapmaya uygun. Üzerine yatak serilen tahta veya maden kerevet, karyola. Suçluları barındırma, gizlice yardım etme.