İçinde EVEY geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "evey" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde evey bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu evey ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında evey olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

DEVEYELİ, DEVEYÖZÜ, EVEYİKLİ

7 harfli kelimeler

EBEVEYN

6 harfli kelimeler

EVEYİK

5 harfli kelimeler

EVEYK, TEVEY

4 harfli kelimeler

EVEY

Bazı kelimelerin anlamları

EVEY

Alaçık taşıyan beygir.

EVEYK

Güvercine benzeyen bir çeşit av kuşu, üveyik.

DEVEYELİ

Güneyden esen rüzgâr.

EBEVEYN

Anne ve baba.

EVEYİKLİ

Zonguldak ilinde, Eğerci bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

EVEYİK

Sarı renkte çok özlü bir çeşit buğday. Güvercine benzeyen bir çeşit av kuşu, üveyik.

TEVEY

Halk dilinde Deve.

DEVEYÖZÜ

Çay ve dere kenarlarında bulunan ceviz iriliğinde çakıl taşı.

  -   -   -  

Anlamında EVEY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EVEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİZGOR

Güreşecek deveye takılan ufak çanlardan yapılmış süs.

DEMECE

Atasözü. Her hangi bir durumu anlatmak üzere söylenen ve çoğu geçmiş bir olaya dayanan söz, Ye kürküm ye gibi. Atasözleri gibi söylenen, ama atasözleri gibi kesin bir yargı ve yasa niteliği taşımayan; çok kez, kısacık bir fıkra değerinde olan söz: "Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış." "Yukarı tükürsem bıyığım, aşağı tükürsem sakalım." "Güldükçe güller açılır, ağladıkça inciler saçılır." "Deveye "Boynun neden eğri?" diye sormuşlar. -Nerem doğru ki; demiş." "Aşıç ayur tübüm altun kamıç ayur men kayda men" (Tencere der: "dibim altın". Kepçe der: "Ben nerdeyim.) (DİVANİ) LOGAT-'iT -TÜRK).

DİZKOR

Güreşecek deveye takılan ufak çanlardan yapılmış süs.

IHARMAK

Deveyi çöktürmek, oturtmak. Ancak birkaç kişinin yapabileceği işi, bir kişiye yüklemek, angarya yaptırmak. Ihtırmak, deveyi oturtmak, çökertmek.

SÜRÜTME

Sürütmek işi. Deniz dibini taramaya yarar, demir bir çerçeveye geçirilmiş ağ. Deniz içinde çekilerek balık avlamaya yarar bir olta türü.

IH

Deveyi çöktürmek için çıkarılan ses.

GÖZLÜK

Görme bozukluğu olan gözlerin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç. Atların çevreden ürkmemeleri için gözlerinin iki yanına takılan siper. Gözene.

HALKAYAY

Boru anahtarının iyi tutmasını sağlayan ve çerçeveyle anahtar kolu arasına konan helisel yay. (bk. Şek. 1,4).

ÇEKİİPİ

Deveye yüklenen eşyaları sağlamca bağlamaya yarayan, 6 m. uzunluğunda yün urgan. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

HÖÇ

Deveyi kaldırmak için söylenen sözcük.

RAHT

At takımı. Pencere ve kapı kanatlarını çerçeveye tutturan menteşe takımı. Döşeme vb. takımları. Yolda lazım olacak şeyler.

ÇELTEN

Deveyi çeken kimse.

AMİNİMOSGOH

Otlamaya giden deveyi çağırmak için kullanılan ünlem.

HETERODUBLEKS

Genetik rekombinasyon esnasında, farklı ebeveynlere ait çift moleküllerin tamamlayıcısı olan tek iplikleri arasında baz çiftleşmeleriyle meydana gelen DNA. Her bir ipliğin farklı bir kaynaktan geldiği ve bu nedenle tam olarak tamamlayıcı olmadığı çift heliks nükleik asit molekülü. DNA çift ipliğinde bir ya da daha fazla yanlış bağlanmış bazların bulunuşu.

ARDALA

Etin işe yaramıyan parçası. Etin işe yarıyan kısmı. Kesim hayvanlarının karaciğer, böbrek, barsak ve işkembesinin toptan adı, sakatat. Sığırın kaburga kemikleri. İneğin bacak elleri. İriyarı, kocaman. Kaba gövdeli, aptal, işe yaramaz. Yaşlı, zayıf hayvan. Issız, arkada kalmış, sessiz yer. Dolaşık. Arkadan, gıyaben. Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan. At ve eşeklerin boynuna takılan zil. Düşük değerli kasaplık hayvan.

ÇOH

Çok, fazla. Deveyi yerden kaldırma ünlemi. Çok. Çok, bk. çog. İnce kalas. Aşın, fazla. Gayet, son derece.

COH

Gamsız, şen. Gözü tok, cömert, eli açık. Çok, fazla. Deveyi yerden kaldırma ünlemi.

CİBİZ

Dişi devenin erkek deveyle çiftleşmek istemesi.

IHARTMAK

Deveyi çöktürmek, oturtmak. Boğazlamak, öldürmek.

CİLİZ

Dişi devenin erkek deveyle çiftleşmek istemesi. Bütün, hep. Cılız, ince.