Sonu EVEY ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "evey" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu evey ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında evey olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde evey olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EVEY

Alaçık taşıyan beygir.

TEVEY

Halk dilinde Deve.

  -   -   -  

Anlamında EVEY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EVEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇOH

Çok, fazla. Deveyi yerden kaldırma ünlemi. Çok. Çok, bk. çog. İnce kalas. Aşın, fazla. Gayet, son derece.

RAHT

At takımı. Pencere ve kapı kanatlarını çerçeveye tutturan menteşe takımı. Döşeme vb. takımları. Yolda lazım olacak şeyler.

IHARTMAK

Deveyi çöktürmek, oturtmak. Boğazlamak, öldürmek.

ÇEKİİPİ

Deveye yüklenen eşyaları sağlamca bağlamaya yarayan, 6 m. uzunluğunda yün urgan. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

CİLİZ

Dişi devenin erkek deveyle çiftleşmek istemesi. Bütün, hep. Cılız, ince.

CİBİZ

Dişi devenin erkek deveyle çiftleşmek istemesi.

HÖÇ

Deveyi kaldırmak için söylenen sözcük.

DİZGOR

Güreşecek deveye takılan ufak çanlardan yapılmış süs.

DEMECE

Atasözü. Her hangi bir durumu anlatmak üzere söylenen ve çoğu geçmiş bir olaya dayanan söz, Ye kürküm ye gibi. Atasözleri gibi söylenen, ama atasözleri gibi kesin bir yargı ve yasa niteliği taşımayan; çok kez, kısacık bir fıkra değerinde olan söz: "Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış." "Yukarı tükürsem bıyığım, aşağı tükürsem sakalım." "Güldükçe güller açılır, ağladıkça inciler saçılır." "Deveye "Boynun neden eğri?" diye sormuşlar. -Nerem doğru ki; demiş." "Aşıç ayur tübüm altun kamıç ayur men kayda men" (Tencere der: "dibim altın". Kepçe der: "Ben nerdeyim.) (DİVANİ) LOGAT-'iT -TÜRK).

ÇELTEN

Deveyi çeken kimse.

SÜRÜTME

Sürütmek işi. Deniz dibini taramaya yarar, demir bir çerçeveye geçirilmiş ağ. Deniz içinde çekilerek balık avlamaya yarar bir olta türü.

IH

Deveyi çöktürmek için çıkarılan ses.

AMİNİMOSGOH

Otlamaya giden deveyi çağırmak için kullanılan ünlem.

HALKAYAY

Boru anahtarının iyi tutmasını sağlayan ve çerçeveyle anahtar kolu arasına konan helisel yay. (bk. Şek. 1,4).

COH

Gamsız, şen. Gözü tok, cömert, eli açık. Çok, fazla. Deveyi yerden kaldırma ünlemi.

GÖZLÜK

Görme bozukluğu olan gözlerin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç. Atların çevreden ürkmemeleri için gözlerinin iki yanına takılan siper. Gözene.

IHARMAK

Deveyi çöktürmek, oturtmak. Ancak birkaç kişinin yapabileceği işi, bir kişiye yüklemek, angarya yaptırmak. Ihtırmak, deveyi oturtmak, çökertmek.

DİZKOR

Güreşecek deveye takılan ufak çanlardan yapılmış süs.

ARDALA

Etin işe yaramıyan parçası. Etin işe yarıyan kısmı. Kesim hayvanlarının karaciğer, böbrek, barsak ve işkembesinin toptan adı, sakatat. Sığırın kaburga kemikleri. İneğin bacak elleri. İriyarı, kocaman. Kaba gövdeli, aptal, işe yaramaz. Yaşlı, zayıf hayvan. Issız, arkada kalmış, sessiz yer. Dolaşık. Arkadan, gıyaben. Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan. At ve eşeklerin boynuna takılan zil. Düşük değerli kasaplık hayvan.

HETERODUBLEKS

Genetik rekombinasyon esnasında, farklı ebeveynlere ait çift moleküllerin tamamlayıcısı olan tek iplikleri arasında baz çiftleşmeleriyle meydana gelen DNA. Her bir ipliğin farklı bir kaynaktan geldiği ve bu nedenle tam olarak tamamlayıcı olmadığı çift heliks nükleik asit molekülü. DNA çift ipliğinde bir ya da daha fazla yanlış bağlanmış bazların bulunuşu.