Kelimeler arşivinde; içinde "esna" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde esna bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu esna ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında esna olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ESNASINDA
ESNAFLIK, MÜSTESNA, HESNALIH
ESNAF, MESNA
ESNA
ESNA
Bir işin yapıldığı an, sıra.
ESNAFLIK
Esnaf olma durumu. Esnafın yaptığı iş.
MESNA
Siklofosfamidinin ürotoksik etkisini önleyen ilaç.
HESNALIH
Güzellik.
MÜSTESNA
Bir bütünün veya kuralın dışında olan. Benzerlerinden üstün olan, benzerleri az bulunan. Kural dışı. Dışında, ayrı, hariç tutularak.
ESNASINDA
Sırasında, olduğu anda.
ESNAF
Küçük sermaye ve zanaat sahibi. Başlıca düşüncesi, mesleğinin bütün inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kimse. Kötü yola sapmış olan kadın.
Bu bölümde tanımı içerisinde ESNA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇERGİCİ
Pazarlarda sergi açan gezginci esnaf.
AHUBABA
Eskiden esnaf birliğine başkanlık eden ve yargıları esnaflar tarafından mutlak yerine getirilen kimse ki, Kırşehirde yatan "Ahiören" tekkesinin şeyhi veya illerdeki vekili. Samsun şehrinde, Dikbıyık bucağına bağlı bir yer.
KAVAF
Ucuz, özenmeden ve bayağı cins ayakkabı, kemer, cüzdan yapan veya satan esnaf.
ÇARŞILI
Çarşı esnafı. Çarşısı olan.
MİHR
Müslüman bir erkeğin nikâh esnasında eşine vermeyi kabullendiği mal veya para.
BELEDİYE
İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
KESEDAR
Zengin kimselerin parasını yöneten ve gerekli harcamaları yapan kimse, vekilharç. Esnafın gelirlerini toplayan kimse.
AYRIK
Ayrılmış. Ayrık otu. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Kural dışı.
HARİÇ
Dış, dışarı. Dışta kalmak üzere, dışında sayılmak üzere, müstesna. Yabancı ülke, dışarı.
AYARCI
Esnafın kullandığı ölçü aletlerini denetleyen görevli.
AHİLİK
Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.
AHİBABA
Tabak esnafının başı. Sakarya ili, Geyve ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
AKROZİN
Dölleme esnasında ovumun zona pellucida tabakasının delinip geçilmesine yardımcı olan sperm başının ön tarafında bulunan tripsin benzeri bir enzim.
ASİNAPSİS
Mayoz esnasında homolog kromozomların çiftleşememesi.
ÇETELE
Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı.
YİĞİTBAŞI
Esnaf loncalarının kararlarını yürüten kimse.
MUHTESİP
İslam şehirlerinde çarşı ve pazar esnafını din kurallarına göre denetleyen görevli, belediye memuru.
ORDUCU
Savaş alanına gitmek için yola çıkan Osmanlı ordusunun her türlü gereksinimini sağlamak için birlikte giden zanaatçılar ve esnaf.
ARASTA
Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm.
FÜTÜVVET
Dinî ve mesleki birlik, esnaf teşkilatı.