Kelimeler arşivi içinde; sonunda "esna" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu esna ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında esna olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde esna olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ESNA
Bir işin yapıldığı an, sıra.
MESNA
Siklofosfamidinin ürotoksik etkisini önleyen ilaç.
MÜSTESNA
Bir bütünün veya kuralın dışında olan. Benzerlerinden üstün olan, benzerleri az bulunan. Kural dışı. Dışında, ayrı, hariç tutularak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ESNA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇARŞILI
Çarşı esnafı. Çarşısı olan.
ÇETELE
Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı.
MİHR
Müslüman bir erkeğin nikâh esnasında eşine vermeyi kabullendiği mal veya para.
AYRIK
Ayrılmış. Ayrık otu. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Kural dışı.
AKROZİN
Dölleme esnasında ovumun zona pellucida tabakasının delinip geçilmesine yardımcı olan sperm başının ön tarafında bulunan tripsin benzeri bir enzim.
AHİBABA
Tabak esnafının başı. Sakarya ili, Geyve ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
BELEDİYE
İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
ORDUCU
Savaş alanına gitmek için yola çıkan Osmanlı ordusunun her türlü gereksinimini sağlamak için birlikte giden zanaatçılar ve esnaf.
ESNAFLIK
Esnaf olma durumu. Esnafın yaptığı iş.
ÇERGİCİ
Pazarlarda sergi açan gezginci esnaf.
YİĞİTBAŞI
Esnaf loncalarının kararlarını yürüten kimse.
KESEDAR
Zengin kimselerin parasını yöneten ve gerekli harcamaları yapan kimse, vekilharç. Esnafın gelirlerini toplayan kimse.
AHUBABA
Eskiden esnaf birliğine başkanlık eden ve yargıları esnaflar tarafından mutlak yerine getirilen kimse ki, Kırşehirde yatan "Ahiören" tekkesinin şeyhi veya illerdeki vekili. Samsun şehrinde, Dikbıyık bucağına bağlı bir yer.
MUHTESİP
İslam şehirlerinde çarşı ve pazar esnafını din kurallarına göre denetleyen görevli, belediye memuru.
AYARCI
Esnafın kullandığı ölçü aletlerini denetleyen görevli.
ARASTA
Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm.
KAVAF
Ucuz, özenmeden ve bayağı cins ayakkabı, kemer, cüzdan yapan veya satan esnaf.
FÜTÜVVET
Dinî ve mesleki birlik, esnaf teşkilatı.
HARİÇ
Dış, dışarı. Dışta kalmak üzere, dışında sayılmak üzere, müstesna. Yabancı ülke, dışarı.
AHİLİK
Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.