Kelimeler arşivi içinde; başında "esna" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. esna ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu esna ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde esna olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ESNA
Bir işin yapıldığı an, sıra.
ESNAFLIK
Esnaf olma durumu. Esnafın yaptığı iş.
ESNASINDA
Sırasında, olduğu anda.
ESNAF
Küçük sermaye ve zanaat sahibi. Başlıca düşüncesi, mesleğinin bütün inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kimse. Kötü yola sapmış olan kadın.
Bu bölümde tanımı içerisinde ESNA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHİLİK
Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.
AHİBABA
Tabak esnafının başı. Sakarya ili, Geyve ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KESEDAR
Zengin kimselerin parasını yöneten ve gerekli harcamaları yapan kimse, vekilharç. Esnafın gelirlerini toplayan kimse.
AYARCI
Esnafın kullandığı ölçü aletlerini denetleyen görevli.
BELEDİYE
İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
AKROZİN
Dölleme esnasında ovumun zona pellucida tabakasının delinip geçilmesine yardımcı olan sperm başının ön tarafında bulunan tripsin benzeri bir enzim.
FÜTÜVVET
Dinî ve mesleki birlik, esnaf teşkilatı.
MUHTESİP
İslam şehirlerinde çarşı ve pazar esnafını din kurallarına göre denetleyen görevli, belediye memuru.
MİHR
Müslüman bir erkeğin nikâh esnasında eşine vermeyi kabullendiği mal veya para.
ORDUCU
Savaş alanına gitmek için yola çıkan Osmanlı ordusunun her türlü gereksinimini sağlamak için birlikte giden zanaatçılar ve esnaf.
ÇERGİCİ
Pazarlarda sergi açan gezginci esnaf.
KAVAF
Ucuz, özenmeden ve bayağı cins ayakkabı, kemer, cüzdan yapan veya satan esnaf.
ÇETELE
Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı.
HARİÇ
Dış, dışarı. Dışta kalmak üzere, dışında sayılmak üzere, müstesna. Yabancı ülke, dışarı.
AYRIK
Ayrılmış. Ayrık otu. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Kural dışı.
ASİNAPSİS
Mayoz esnasında homolog kromozomların çiftleşememesi.
YİĞİTBAŞI
Esnaf loncalarının kararlarını yürüten kimse.
AHUBABA
Eskiden esnaf birliğine başkanlık eden ve yargıları esnaflar tarafından mutlak yerine getirilen kimse ki, Kırşehirde yatan "Ahiören" tekkesinin şeyhi veya illerdeki vekili. Samsun şehrinde, Dikbıyık bucağına bağlı bir yer.
ÇARŞILI
Çarşı esnafı. Çarşısı olan.
ARASTA
Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm.