Kelimeler arşivinde; içinde "epi" olan, toplam 365 tane kelime bulunuyor. İçerisinde epi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu epi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında epi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BENZODİAZEPİNLER, ELEKTROEPİLASYON, HİPOEPİNEFRİNEMİ, MEDULLOEPİTELYOM
EPİDERMOFİTOZİS, EPİDERMOMİKOZİS, HYMENOLEPİDİDAE, KREPİDOSTOMİYAZ, TRANSEPİTELİYAL, TRİKOEPİTELİYOM
ÇEPİRDEKLENMEK, DEPİGMENTASYON, EPİTELİOTROPİK, EPİZOOTİYOLOJİ, HİMENOLEPİOZİS, HOLOEPİPELAJİK, KORDOEPİTELYOM, KORYOEPİTELYOM, LEPİSTESGİLLER
EPİSTEMOLOJİK, ANTİEPİLEPTİK, EPİDEMİOLOJİK, EPİDEMİYOLOJİ, EPİDERMOLİZİS, EPİFİZYOLİZİS, EPİKUROSÇULUK, EPİTELİYOKİST, EPİTELİZASYON, EPİTİMPANİKUM, İHTİYOLEPİDEN, NÖROEPİTELYOM, NÖROEPİTELYUM, YUKARIKEPİRCE
EPİSTEMOLOJİ, KELEPİRCİLİK, EPİDEMİOLOJİ, EPİDİDİMİTİS, EPİDUROGRAFİ, EPİFUNİKULUM, EPİGASTRİKUS, EPİGASTRİYUM, EPİGLOTTİKUS, EPİSKLERİTİS, EPİSYOPLASTİ, EPİTELİYALİS, KARBAMEZEPİN
TEPİNDİRMEK, ASKLEPİEİON, ÇEPİLLENMEK, ÇEPİRDEKLİK, ÇEPİRLENMEK, DİLEPİDİDAE, DİSSEPİMENT, EPİDERMİTİS, EPİDİYASKOP, EPİFİZYALİS, EPİFİZYODEZ, EPİKARDİYUM, EPİKARİDYUM, EPİKONDİLUS, EPİKUTİKULA, EPİKÜRCÜLÜK, EPİKÜTİKÜLA, EPİLİMNİYON, EPİMASTİGOT, EPİPLANKTON, EPİSİSTİTİS, EPİSTROFEUS, EPİVAGİNİTS, HYMENOLEPİS, İKTİLEPİDİN, KEPİLDETMEK, KEPİRDETMEK, KREPİTASYON, LEPİDOTOZİS, PEPİLDEKLİK, Devamını Oku »»
FORTEPİANO, SEPİLENMEK, TEPİKLEMEK, TEPİRLEMEK, ÇEPİLDEYİK, ÇEPİNLEMEK, ÇEPİRLEMEK, DEPİKLEMEK, EPİPELAJİK, EPİDİDİMAL, EPİDİDİMİS, EPİFARENKS, EPİFARİNKS, EPİFENOMEN, EPİFİZİTİS, EPİGENETİK, EPİGLOTTİS, EPİKRANYUM, EPİKUROSÇU, EPİLEPTOİT, EPİLİMNİON, EPİORŞİYUM, EPİPLOİKUS, EPİPSAMMİK, EPİSKENYON, EPİSPADİAS, EPİSTAKSİS, EPİSYOTOMİ, EPİTALAMUS, EPİTELİYOM, Devamını Oku »»
EPİLASYON, EPİLEPTİK, EPİSANTIR, EPİTELYUM, KELEPİRCİ, SEPİCİLİK, SEPİLEMEK, SEPİLENME, TEPİKLEME, TEPİRLEME, DEPİLATÖR, EPİDERMAL, EPİGASTER, EPİHİYOİT, EPİKALİKS, EPİKORMİK, EPİMERLER, EPİMİSYUM, EPİNEFRİN, EPİNERYUM, EPİNÖRYUM, EPİPLOSEL, EPİSKLERA, EPİSTAZİS, EPİSTİLOZ, EPİVERMEK, EPİZOOTİK, GEPİRREDE, HEPHEPİNE, HEPİLEMEK, Devamını Oku »»
EPİDEMİK, EPİGENEZ, EPİGRAFİ, EPİKEREM, EPİLEPSİ, SEPİLEME, TEPİLMEK, TEPİNMEK, TEPİŞMEK, ALAKEPİR, ÇEPİLDEK, ÇEPİRDEK, DEPİLDEK, DEPİLMEK, DEPİNMEK, DEPİŞMEK, DEPİTMEK, EPİBLAST, EPİCAUTA, EPİDİDİM, EPİDURAL, EPİKOTİL, EPİKÜRCÜ, EPİLİTİK, EPİLOGOS, EPİMERAZ, EPİNÖRAL, EPİPELİK, EPİPETAL, EPİPLOON, Devamını Oku »»
EPİDEMİ, EPİDERM, EPİGRAM, KELEPİR, LEPİSKA, TEPİLME, TEPİNİŞ, TEPİNME, TEPİŞME, ÇEPİCEK, ÇEPİRLİ, DEPİCEK, DEPİMEK, DEPİNGİ, DEPİNTİ, DEPİTME, EPİCİME, EPİBLEM, EPİBOLİ, EPİFORA, EPİGEAL, EPİKARD, EPİKARP, EPİKART, EPİKRİZ, EPİRMEK, EPİSKOP, EPİŞMEK, EPİZOİK, EPİZOON, Devamını Oku »»
EPİFİT, EPİLOG, EPİTEL, EPİZOT, İÇTEPİ, SEPİCİ, SEPİLİ, ÇEPİYH, DEPİLİ, DEPİYE, EPİDOT, EPİFİZ, EPİGEN, EPİJİN, EPİLEK, EPİPOD, EPİŞİK, EPİTEM, EPİTET, EPİTOP, EPİVAG, EPİYİM, EPİZOM, HEPİCİ, HEPİSİ, KEPİCİ, KEPİNÇ, LEPİYH, ŞEPİDİ, ŞİLEPİ, Devamını Oku »»
ÇEPİN, KEPİR, ŞEPİT, TEPİK, TEPİR, TEPİŞ, CEPİL, CEPİN, ÇEPİÇ, ÇEPİK, ÇEPİL, ÇEPİR, ÇEPİŞ, ÇEPİT, DEPİG, DEPİK, DEPİT, EPİRİ, HEPİS, HEPİT, HEPİY, KEPİÇ, KEPİK, KEPİN, KEPİS, KEPİŞ, LEPİÇ, LEPİK, PEPİK, PEPİL, Devamını Oku »»
EPİK, SEPİ, TEPİ, ÇEPİ, EPİÇ, EPİT, HEPİ, KEPİ, PEPİ
EPİ
EPİ
Epeyce. Epey, bir hayli. Çokça. Yunanca bir yapının diğerinin üzerinde olduğunu gösteren ön ek. Üstünde, üzerinde, üstte.
TRİKOEPİTELİYOM
Kıl foliküllerindeki keratinositlerden köken alan sert, beyaz renkte, loplu ve kapsüllü, özellikle köpeklerde görülen iyicil deri tümörü. Merkezi keratinleşme ve bunu çevreleyen folikül benzeri bazal hücrelerinin bulunmasıyla ayrılır.
DEPİGMENTASYON
Bir hücrenin pigmentini kaybetmesi.
ÇEPİRDEKLENMEK
Nazlanmak, şivekârlık etmek. Sevinmek.
ELEKTROEPİLASYON
Tirişiazis, diştiazis ve ektopik silya gibi göz kapağında görülen fazla ve zararlı kirpiklerin kıl folükülleri içine girilip elektirik akımıyla yakılarak uzaklaştırılması.
HİPOEPİNEFRİNEMİ
Kandaki epinefrin miktarının anormal derecede azalması.
TRANSEPİTELİYAL
Epitelin arasından veya epitelin bir tarafından diğer tarafına geçen.
EPİTELİOTROPİK
Epitel hücrelerine karşı eğilim gösteren.
HYMENOLEPİDİDAE
Cyclophyllidea takımında, Cestoda alt sınıfında bulunan kuşlarda, insan dâhil memelilerde enfeksiyona neden olan, medikal açıdan önemli olan Hymenolepis cinsini içeren sestod ailesi.
EPİDERMOFİTOZİS
Dermatofitozis.
EPİZOOTİYOLOJİ
Hayvanlarda görülen bulaşıcı hastalıkları ve hastalık salgınlarını konu alan bilim dalı. Belirli bir hayvan veya insan popülasyonunda hastalıkların ortaya çıkışı, yayılışı, bu hastalıklardan korunma ve kontrol stratejileri, yaralanma ve öteki sağlıkla ilgili olayları inceleyen bilim dalı. Veteriner hekimlikte genellikle epizotiyoloji kavramı kullanılırken, beşeri hekimlikte epidemiyoloji kavramı kullanılmaktadır.
MEDULLOEPİTELYOM
Nöroepitelyom.
KREPİDOSTOMİYAZ
Crepidostomum cinsi trematotların balıklarda neden olduğu bir hastalık.
EPİDERMOMİKOZİS
Başta Epidermophyton floccosum olmak üzere mantarlara bağlı deri enfeksiyonu. En iyi bilineni atletlerin ayaklarındaki mantar enfeksiyonları olmakla birlikte, enfeksiyonlara köpek, katır ve keçilerde de rastlanır. Dermatomikozis.
HİMENOLEPİOZİS
Hymenolepis cinsi sestodların neden olduğu enfeksiyon. Genellikle kemiricilerde parazitlenen, ancak insanlarda da enfeksiyona neden olabilen ve patojenitesi düşük olan Hymenolepis nana'nın neden olduğu enfeksiyon.
BENZODİAZEPİNLER
Veteriner pratikte genellikle trankilizan, kas gevşetici, preanestezik ve nörolept ağrı kesilmesi gibi amaçlarla kullanılan ve içerisinde diazepam, zolezapam, okzazepam ve tilezepam gibi etken maddeleri bulunduran bir ilaç grubu.
Bu bölümde tanımı içerisinde EPİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LEZAR
Kertenkele derisinin sepilenmesiyle elde edilen bir deri türü.
EPİTELYUM
Epitel.
DEBELENMEK
Bir acının etkisiyle veya bir baskıdan kurtulmak için çırpınmak. Boşuna uğraşıp durmak. Çırpınmak, tepinmek, kımıldanmak.
KELEPİRCİ
Her şeyi kelepir olarak ele geçirmek isteyen kimse.
LAKOZ
Hanigiller familyasından yuvarlak kuyruğu bulunan bir tür balık (Epinephelus zeneus).
DESTANSI
Destan niteliğinde olan, destana benzeyen, destan gibi, destanımsı, destani, epik.
DİLİM
Bir bütünden kesilmiş veya ayrılmış ince, yassı parça. Değişik anlatı türü, masal, efsane, bilmece vb. bir metnin, bir eserin aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, epizot. Belli ölçülere göre oluşmuş bölüm. Radyatör parçalarından her biri.
İÇTEPİ
Tepi.
DEBBAĞ
Sepici.
PALAMUTLAMAK
Deriyi, sepilemek için palamut doldurulmuş çukura yatırmak.
KELEPİRCİLİK
Kelepircinin yaptığı iş.
İTKİ
Tepi.
OKAZYON
Fırsat. Kelepir.
KREPDÖŞİN
Çin krepi.
İSTENÇ
İrade. Davranışlarla ilgili tepilerden bir bölümünü tutup ötekileri eyleme dönüştürme gücü, irade.
GÜMÜŞÇÜN
Püskül kuyruklulardan, eski kitap sayfalarında, döşeme aralıklarında, şekerli maddeler ve tahta kırıntıları yiyerek yaşayan, vücutları küçük pullarla örtülü, kanatsız böcek (Lepisma saccharina).
DOMUZLAN
Kın kanatlılardan bir böcek (Brachynus crepitans).
ORFOZ
Hanigillerden, Ege ve Akdeniz'de bulunan, eti beyaz ve lezzetli, 10 kilogramdan 50 kilograma kadar ağırlığı olan bir tür balık (Epinepheles gigas).
EPİTEL
Tek veya çok hücreden oluşan, vücudun bütün dış ve iç yüzeylerini kaplayan doku, epitelyum.
DEBAGAT
Sepicilik.