Kelimeler arşivinde; içinde "emleme" olan, toplam 33 tane kelime bulunuyor. İçerisinde emleme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu emleme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında emleme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇİZEYLEMLEME
BİRDEMLEMEK, TİTREMLEMEK, MELTEMLEMEK, SERSEMLEMEK, GÖZLEMLEMEK, MERHEMLEMEK
BİÇEMLEMEK, BİREMLEMEK, TİTREMLEME, SERSEMLEME, MERHEMLEME, GÖZLEMLEME, KÜREMLEMEK, EKLEMLEMEK
İŞLEMLEME, KELEMLEME, NİCEMLEME, ÖNEMLEMEK, RASEMLEME, BİÇEMLEME, KREMLEMEK, EKLEMLEME
YEMLEMEK, ÇEMLEMEK, KREMLEME, GEMLEMEK, DEMLEMEK
EMLEME
Emlemek işi.
GÖZLEMLEME
Gözlemlemek işi.
KÜREMLEMEK
Toparlamak, yığın yapmak. İki elle avuçlamak.
ÇİZEYLEMLEME
Bir işlemi ana mantık komutlarına indirgeyip bilgisayara verilecek duruma getirme.
SERSEMLEMEK
Sersem duruma gelmek.
TİTREMLEME
Titremlemek işi.
GÖZLEMLEMEK
Bir nesneyi, olayı veya bir gerçeği, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelemek, müşahede etmek. Gözlemek.
BİRDEMLEMEK
Birleştirmek, demet yapmak.
MELTEMLEMEK
Soğuklar kırılmak, hava ısınmaya başlamak.
BİÇEMLEMEK
Üslup kazandırmak.
MERHEMLEME
Merhemlemek işi.
MERHEMLEMEK
Merhem sürmek.
TİTREMLEMEK
Konuşmada, düşünce veya duyuştan gelen yumuşaklık ve sertlik özelliklerini belirtmek için tonları düzenlemek.
BİREMLEMEK
Bir araya getirmek, toplamak.
SERSEMLEME
Sersemlemek durumu.
EKLEMLEMEK
Eklemle birleştirmek. Bağdaştırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMLEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEMLEME
Gemlemek işi.
FRENLEMEK
Bir taşıtın, mekanizmanın hareketini fren yardımıyla yavaşlatmak veya durdurmak. Bir gidişin, bir tutumun aşırılığını önlemek, gemlemek.
AFKALAMAK
Hırpalamak, dövmek: Çocuğu afkalama. Dayaktan sersemlemek, sarsılmak, afallamak. Karıştırmak, alt üst etmek, kabartmak: Fazla afkalama, içini dışına çıkardın. Örselemek, buruşturmak, hırpalamak. Ovalamak: Şu benim çamaşırları da afkalayıver.
FALDIRDAMAK
Sersemlemek, aklı karışmak. Köhneleşmek, eskimek. Konuşmadığı halde ortada dolaşıp, orayı burayı karıştırarak yaptığı gürültüyle başkalarını rahatsız etmek: Ayşe faldırdayıp durma otur artık. Öfkelenmek, kızmak.
DEMLENDİRMEK
Demlemek.
DEMLEME
Demlemek işi.
EKLEMLEME
Eklemlemek işi.
DAVUKLAMAK
Bir darbeden sersemlemek.
DEMLENMEK
Demleme işi yapılmak. Pilav piştikten sonra bir süre bekletilerek kıvama gelmek. İçki içmek.
BİÇEMLEME
Biçemlemek işi, stilizasyon.
SEMAVER
Özellikle çay demlemekte kullanılan, içinde kömür yakacak ocağı bulunan, elektrikle de çalışabilen, bakır, pirinç vb. metallerden yapılmış musluklu kap.
YEMLENMEK
Yemleme işi yapılmak. Para harcamadan bir başkasından geçinmek.
GÖZCÜ
Gözlemleme veya gözetleme işini yapan kimse. Göz doktoru. Gözetmen.
SERSEMLETMEK
Sersemlemesine sebep olmak.
YEMLEME
Yemlemek işi. Bir kimseyi elde edecek, kandıracak biçimde davranma. Tuzağa ya da oltaya takılan yem. Ağızotu.
ALAFLAMAK
Hayvana yem, kuru ot, saman vermek, yemlemek: Ben koyunları alaflamaya gidiyorum. Kışkırtmak: Ayıracağın yerde, kavgayı alaflıyorsun. Alevlemek, yakmak, tutuşturmak, ateşe vermek. Hayvanı otla beslemek.
KREMLEME
Kremlemek işi.
AZOTİ
Çakmaklı av tüfeğinin yemleme barutu.
GÖZLEMEK
Bir şeyin olmasını veya bir kimsenin gelmesini beklemek, intizar etmek. Korumak, kollamak. İncelemek, araştırmak. Dikkatle bakmak, gözlemlemek, tarassut etmek. Gizlice bakmak, gözetlemek.
GEMLENMEK
Gemleme işi yapılmak veya gemleme işine konu olmak.