Kelimeler arşivi içinde; sonunda "emleme" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. Sonu emleme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında emleme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde emleme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇİZEYLEMLEME
MERHEMLEME, SERSEMLEME, TİTREMLEME, GÖZLEMLEME
EKLEMLEME, BİÇEMLEME, İŞLEMLEME, KELEMLEME, NİCEMLEME, RASEMLEME
KREMLEME
DEMLEME, GEMLEME, YEMLEME
EMLEME
EMLEME
Emlemek işi.
GÖZLEMLEME
Gözlemlemek işi.
YEMLEME
Yemlemek işi. Bir kimseyi elde edecek, kandıracak biçimde davranma. Tuzağa ya da oltaya takılan yem. Ağızotu.
TİTREMLEME
Titremlemek işi.
DEMLEME
Demlemek işi.
BİÇEMLEME
Biçemlemek işi, stilizasyon.
RASEMLEME
Optikçe aktif maddelerin, optikçe aktif olmayan maddeye ya da karışımlara dönüştürülmesi. İki tür rasemleme vardır:kısmi rasemleme: yalnızca bir kaç asimetrik grubun etkinliği rasemleme; oto rasemleme:kendiliğinden olan rasemleme.
İŞLEMLEME
Belirli bir amaca ulaşmak üzere art arda gelen bir takım işlemlerin tümünü gerçekleştirme işi. Anlamdaş. işlem. Belli bir amaca varmak üzere art arda gelen birtakım işlemlerin bütününü gerçekleştirme işlemi. Verileri sayımbilim işlem kuralları uyarınca işleniden geçirme.
MERHEMLEME
Merhemlemek işi.
KREMLEME
Kremlemek işi.
EKLEMLEME
Eklemlemek işi.
KELEMLEME
Sürülmeden bırakılmış tarla.
ÇİZEYLEMLEME
Bir işlemi ana mantık komutlarına indirgeyip bilgisayara verilecek duruma getirme.
NİCEMLEME
Bir devinim kipinin nicem yasalarına göre hesaplanması, nicem sayılarının bulunması işlemi. Bir niceliğin nicemsel işleybilime uygun olarak alabileceği kesikli değerlerin bulunması işlemi.
SERSEMLEME
Sersemlemek durumu.
GEMLEME
Gemlemek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMLEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEMLENMEK
Gemleme işi yapılmak veya gemleme işine konu olmak.
GÖZCÜ
Gözlemleme veya gözetleme işini yapan kimse. Göz doktoru. Gözetmen.
FRENLEMEK
Bir taşıtın, mekanizmanın hareketini fren yardımıyla yavaşlatmak veya durdurmak. Bir gidişin, bir tutumun aşırılığını önlemek, gemlemek.
FALDIRDAMAK
Sersemlemek, aklı karışmak. Köhneleşmek, eskimek. Konuşmadığı halde ortada dolaşıp, orayı burayı karıştırarak yaptığı gürültüyle başkalarını rahatsız etmek: Ayşe faldırdayıp durma otur artık. Öfkelenmek, kızmak.
DEMLENMEK
Demleme işi yapılmak. Pilav piştikten sonra bir süre bekletilerek kıvama gelmek. İçki içmek.
GÖZLEMEK
Bir şeyin olmasını veya bir kimsenin gelmesini beklemek, intizar etmek. Korumak, kollamak. İncelemek, araştırmak. Dikkatle bakmak, gözlemlemek, tarassut etmek. Gizlice bakmak, gözetlemek.
DEMLENDİRMEK
Demlemek.
LİSTERİYOZİS
Tüm hayvan türlerinde beyin-omurilik yangısı, yavru atma ve milier viseral apselerle karakterize olan septisemiyle belirgin, Listeria monocytogenes tarafından oluşturulan bakteriyel enfeksiyon. Oluşumunda konsantre silaj yemleme önemli bir etmendir. Enfeksiyonun şiddetli salgınlarında mikroorganizmanın kaynağını silaj oluşturmaktadır.
SEMELEMEK
Sersemlemek. Uyuşmak. Birini vurarak bayıltmak ya da öldürmek. Sersemlemek, sersemletmek.
AZOTİ
Çakmaklı av tüfeğinin yemleme barutu.
SEMAVER
Özellikle çay demlemekte kullanılan, içinde kömür yakacak ocağı bulunan, elektrikle de çalışabilen, bakır, pirinç vb. metallerden yapılmış musluklu kap.
AFKALAMAK
Hırpalamak, dövmek: Çocuğu afkalama. Dayaktan sersemlemek, sarsılmak, afallamak. Karıştırmak, alt üst etmek, kabartmak: Fazla afkalama, içini dışına çıkardın. Örselemek, buruşturmak, hırpalamak. Ovalamak: Şu benim çamaşırları da afkalayıver.
GÖZLEMLEYEBİLMEK
Gözlemleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SERSEMLETMEK
Sersemlemesine sebep olmak.
İŞLEMLEYİCİ
gibi bir deyim izergesine ilişkin bir işlemleyici, nin önalanının herhangi bir A öğesini, tek biçimde belirlenmiş sonlu sayıda dizimsel dönüştürmelerle izerge değerine çevirmeyi sağlayan genel işlemleme yöntemidir.
SAPINLAŞMAK
Sersemlemek.
GÖZLENEN
Bir gözlemleme sürecinde üzerinde gözlem yapılan birim (kişi, nesne, durum).
ALAFLAMAK
Hayvana yem, kuru ot, saman vermek, yemlemek: Ben koyunları alaflamaya gidiyorum. Kışkırtmak: Ayıracağın yerde, kavgayı alaflıyorsun. Alevlemek, yakmak, tutuşturmak, ateşe vermek. Hayvanı otla beslemek.
DAVUKLAMAK
Bir darbeden sersemlemek.
YEMLENMEK
Yemleme işi yapılmak. Para harcamadan bir başkasından geçinmek.