Kelimeler arşivi içinde; başında "emleme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. emleme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu emleme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde emleme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EMLEME
Emlemek işi.
EMLEMEK
İlaç sürmek, ilaç vermek.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMLEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEMLENDİRMEK
Demlemek.
GEMLEME
Gemlemek işi.
GÖZLEMEK
Bir şeyin olmasını veya bir kimsenin gelmesini beklemek, intizar etmek. Korumak, kollamak. İncelemek, araştırmak. Dikkatle bakmak, gözlemlemek, tarassut etmek. Gizlice bakmak, gözetlemek.
FRENLEMEK
Bir taşıtın, mekanizmanın hareketini fren yardımıyla yavaşlatmak veya durdurmak. Bir gidişin, bir tutumun aşırılığını önlemek, gemlemek.
DEMLENMEK
Demleme işi yapılmak. Pilav piştikten sonra bir süre bekletilerek kıvama gelmek. İçki içmek.
SERSEMLETMEK
Sersemlemesine sebep olmak.
YEMLENMEK
Yemleme işi yapılmak. Para harcamadan bir başkasından geçinmek.
GÖZCÜ
Gözlemleme veya gözetleme işini yapan kimse. Göz doktoru. Gözetmen.
ALAFLAMAK
Hayvana yem, kuru ot, saman vermek, yemlemek: Ben koyunları alaflamaya gidiyorum. Kışkırtmak: Ayıracağın yerde, kavgayı alaflıyorsun. Alevlemek, yakmak, tutuşturmak, ateşe vermek. Hayvanı otla beslemek.
SEMAVER
Özellikle çay demlemekte kullanılan, içinde kömür yakacak ocağı bulunan, elektrikle de çalışabilen, bakır, pirinç vb. metallerden yapılmış musluklu kap.
KREMLEME
Kremlemek işi.
MERHEMLEME
Merhemlemek işi.
DEMLEME
Demlemek işi.
SERSEMLEME
Sersemlemek durumu.
YEMLEME
Yemlemek işi. Bir kimseyi elde edecek, kandıracak biçimde davranma. Tuzağa ya da oltaya takılan yem. Ağızotu.
AZOTİ
Çakmaklı av tüfeğinin yemleme barutu.
TİTREMLEME
Titremlemek işi.
AFKALAMAK
Hırpalamak, dövmek: Çocuğu afkalama. Dayaktan sersemlemek, sarsılmak, afallamak. Karıştırmak, alt üst etmek, kabartmak: Fazla afkalama, içini dışına çıkardın. Örselemek, buruşturmak, hırpalamak. Ovalamak: Şu benim çamaşırları da afkalayıver.
GEMLENMEK
Gemleme işi yapılmak veya gemleme işine konu olmak.
EKLEMLEME
Eklemlemek işi.