Kelimeler arşivi içinde; başında "emleme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. emleme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu emleme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde emleme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EMLEME
Emlemek işi.
EMLEMEK
İlaç sürmek, ilaç vermek.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMLEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAFLAMAK
Hayvana yem, kuru ot, saman vermek, yemlemek: Ben koyunları alaflamaya gidiyorum. Kışkırtmak: Ayıracağın yerde, kavgayı alaflıyorsun. Alevlemek, yakmak, tutuşturmak, ateşe vermek. Hayvanı otla beslemek.
EKLEMLEME
Eklemlemek işi.
SERSEMLETMEK
Sersemlemesine sebep olmak.
SEMAVER
Özellikle çay demlemekte kullanılan, içinde kömür yakacak ocağı bulunan, elektrikle de çalışabilen, bakır, pirinç vb. metallerden yapılmış musluklu kap.
YEMLEME
Yemlemek işi. Bir kimseyi elde edecek, kandıracak biçimde davranma. Tuzağa ya da oltaya takılan yem. Ağızotu.
YEMLENMEK
Yemleme işi yapılmak. Para harcamadan bir başkasından geçinmek.
AZOTİ
Çakmaklı av tüfeğinin yemleme barutu.
GEMLEME
Gemlemek işi.
AFKALAMAK
Hırpalamak, dövmek: Çocuğu afkalama. Dayaktan sersemlemek, sarsılmak, afallamak. Karıştırmak, alt üst etmek, kabartmak: Fazla afkalama, içini dışına çıkardın. Örselemek, buruşturmak, hırpalamak. Ovalamak: Şu benim çamaşırları da afkalayıver.
TİTREMLEME
Titremlemek işi.
KREMLEME
Kremlemek işi.
DEMLENMEK
Demleme işi yapılmak. Pilav piştikten sonra bir süre bekletilerek kıvama gelmek. İçki içmek.
GÖZLEMEK
Bir şeyin olmasını veya bir kimsenin gelmesini beklemek, intizar etmek. Korumak, kollamak. İncelemek, araştırmak. Dikkatle bakmak, gözlemlemek, tarassut etmek. Gizlice bakmak, gözetlemek.
FRENLEMEK
Bir taşıtın, mekanizmanın hareketini fren yardımıyla yavaşlatmak veya durdurmak. Bir gidişin, bir tutumun aşırılığını önlemek, gemlemek.
DEMLEME
Demlemek işi.
SERSEMLEME
Sersemlemek durumu.
GÖZCÜ
Gözlemleme veya gözetleme işini yapan kimse. Göz doktoru. Gözetmen.
GEMLENMEK
Gemleme işi yapılmak veya gemleme işine konu olmak.
DEMLENDİRMEK
Demlemek.
MERHEMLEME
Merhemlemek işi.