Kelimeler arşivinde; içinde "elce" olan, toplam 42 tane kelime bulunuyor. İçerisinde elce bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu elce ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında elce olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PROFESYONELCE
TEMBELCESİNE, GÜZELCEHİSAR
GÜZELCEKALE
GÜZELCEMEN, GÜZELCENEK
GÖZELCENE, BELCEAĞAÇ, GÜZELCEME, MELCEŞMEK
DÖNGELCE, GÖZELCEM, KELCEKÖY, BELCEĞİZ, TEMBELCE, TEKELCEK
MELCEME, EVVELCE, SİNELCE, ZEHELCE, EYRELCE, ENELCEK, GÜZELCE, İLKELCE
EYELCE, EVELCE, ELCEYH, SELCEN, EĞELCE, BELCEK
FELCE, BELCE, TELCE, MELCE, SELCE, DELCE, KELCE, ELCEG, ELCEH, ELCEK, GELCE
ELCE
ELCE
Küçük sepet. Yağ tavası. Kulplu küçük tencere. Cezve.
MELCEŞMEK
İp, tel ve benzerleri şeyler birbirine dolaşmak, karışmak. Elektrik telleri birbirine değerek kontak yapmak.
GÜZELCEMEN
Güzelce.
GÖZELCEM
Güzelce.
DÖNGELCE
Kastamonu şehri, Cide belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
GÜZELCEME
Güzelce.
GÖZELCENE
Güzelce.
BELCEAĞAÇ
Konya şehrinde, Ereğli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
GÜZELCENEK
Güzelce, uygun şekilde.
KELCEKÖY
İçel şehrinde, Mut ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
GÜZELCEKALE
Ankara kenti, Yenice bucağına bağlı bir yer.
PROFESYONELCE
Profesyonel bir biçimde.
TEMBELCESİNE
Tembelce.
TEMBELCE
Tembel bir biçimde, tembelcesine.
GÜZELCEHİSAR
Bartın şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BELCEĞİZ
Isparta şehrinde, Şarkikaraağaç ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ELCE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APOPLEKTİK
Felce ait, felce meyilli.
SIĞINAK
Yağmur, güneş veya çeşitli tehlikelerden korunmak için sığınılacak yer, melce. Kötülüklerden koruyan, sığınılan kimse veya şey. Özellikle hava bombardımanlarından korunmak için yapılmış yer.
HOŞÇA
Hoş bir biçimde olan. (ho'şça) Hoş olarak, iyice, güzelce.
BALGIMAK
Suyun içinde oynamak. Yumuşaklığından dolayı oynak halde bulunmak: Bu yer balgıyor (bataklık hakkında). Hayvanlar otlakta sereserpe otlamak: Hayvanlar çayırda güzelce balgıdı. Çıban olgunlaşmak. Parlamak, parıldamak, göz alıcı güzel olmak.
DAPDAYI
Çok güzel, güzelce, pek iyi.
ANDROMETODOKSİN
Kimi Fundagiller ailesindeki bitkilerde bulunan ve geviş getirenlerde salya artışı, sancı, kusma, ayakta duramama, sendeleme, kollaps ve ölümle belirgin olan öncelikli "vagus" uyarımını sağlayan, sonra ise hem bu siniri hem de çizgili kaslardaki sinir uçlarını felce uğratan bir bitkisel zehir, greyonotoksin.
ÇEVRİYAZI
Bir metni, yazılmış olduğu yazıdan, okunuşunu belirtmek şartıyla, başka bir yazıya çevirme işi, ve böylece çevrilen yazı. Buna SESÇİL ÇEVRİYAZI (Transcription phonétique) de denir. (çeviri yazı), (fonetik yazı, ses yazısı, sesçil yazı) Bir kelimeyi, bir yazılı metni veya bir konuşmayı, onların telâffuzdaki ses değerlerini dikkate alan özel alfabe işaretleri kullanarak yazıya geçirme. Yazı dilimizdeki değil, gelecek misin, gelemem kelimelerinin bazı Anadolu ağızlarındaki söylenişlerine göre da'l, del; gelcemin? gelecanni? geliyomBen şekillerinde yazılması gibi.
ELCEYH
Elcek; sabanda 'majgal'ın tuttuğu elcek; tırpanın sapındaki elcek halkası vb.
DELCE
Bir bitkinin kılçıklı olan tohumu, delice: Buğday çok delceli. Yabani, aşılanmamış zeytin ağacı sürgünü, yabani ağaç. Kağnılarda ot ve samanın dökülmemesi için, kağnının yan tarafına konulan birbirine çatılmış iki uzun sırık.
EVVELDEN
Önceden, eskiden, evvelce.
DAPTAYI
Çok güzel, güzelce, pek iyi.
ÖNCEDEN
Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.
MUKADDEMA
Önce, evvelce, eskiden.
TEMBELLİK
Tembel olma durumu, atalet. Tembelce davranış, atalet.
AĞIRCANLILIK
Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.
DUTAH
Tencere tutacağı. Bulaşık yıkama bezi. Sapanı elle tutarak idare etmeye yarayan çatallı ağaç. Eski türkçe tutyak: tutak; elcek; sabanın tutacak yeri. Tutak.
BİNGEŞMEK
Birbiri üstüne binmek, karışmak, kaynaşmak, damar damar üstüne binmek. Uyuşmak, felce uğramak. İki kişi bir hayvana binmek. İki kişi bir hayvana sırayla binmek. Kavga, doğuş etmek. Birbiri üzerine binmek. Birbiri arkasına binmek, anlaşmak. Birbirine uymak, birbiri arkasından gelmek. Birbiri arkasından, sıra ile binmek.
DELİBAL
Rhododendron ve Ericacea ailesindeki bazı bitkilerde bulunan ve yenildiğinde zehirlenmeye neden olan polihidroksile siklik diterpen içeren bir zehir. Bu bileşik, hücre zarlarındaki sodyum kanallarını kapatarak terleme, kusma ile kol ve bacaklarda felce neden olur.
AMRANMAK
Yayılıp oturmak, yangelmek: Tembelcesine amranma.
BARINAK
Barınılacak yer, melce.