Sonu ELCE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "elce" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu elce ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında elce olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde elce olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

PROFESYONELCE

8 harfli kelimeler

TEMBELCE, DÖNGELCE

7 harfli kelimeler

EVVELCE, ZEHELCE, SİNELCE, EYRELCE, İLKELCE, GÜZELCE

6 harfli kelimeler

EĞELCE, EVELCE, EYELCE

5 harfli kelimeler

DELCE, MELCE, FELCE, GELCE, KELCE, SELCE, TELCE, BELCE

4 harfli kelimeler

ELCE

Bazı kelimelerin anlamları

ELCE

Küçük sepet. Yağ tavası. Kulplu küçük tencere. Cezve.

PROFESYONELCE

Profesyonel bir biçimde.

EYELCE

Hayvanlara dadanan, eğri belli, boz renkli bir çeşit sinek, sığır sineği, büğelek.

EVELCE

Evvelce.

DÖNGELCE

Kastamonu şehri, Cide belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

EYRELCE

Hayvanlara dadanan, eğri belli, boz renkli bir çeşit sinek, sığır sineği, büğelek.

DELCE

Bir bitkinin kılçıklı olan tohumu, delice: Buğday çok delceli. Yabani, aşılanmamış zeytin ağacı sürgünü, yabani ağaç. Kağnılarda ot ve samanın dökülmemesi için, kağnının yan tarafına konulan birbirine çatılmış iki uzun sırık.

TEMBELCE

Tembel bir biçimde, tembelcesine.

SİNELCE

Sinsi.

İLKELCE

İlkel. (ilke'lce) İlkel bir biçimde.

GÜZELCE

Güzele yakın, güzel gibi. (güze'lce) İyice, adamakıllı.

ZEHELCE

Az önce.

MELCE

Sığınak, barınak.

FELCE

Atmaca.

EVVELCE

Önceden, eskiden.

EĞELCE

Hayvanlara dadanan, eğri belli, boz renkli bir çeşit sinek, sığır sineği, büğelek.

  -   -   -  

Anlamında ELCE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ELCE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EVVELDEN

Önceden, eskiden, evvelce.

SIĞINAK

Yağmur, güneş veya çeşitli tehlikelerden korunmak için sığınılacak yer, melce. Kötülüklerden koruyan, sığınılan kimse veya şey. Özellikle hava bombardımanlarından korunmak için yapılmış yer.

DAPTAYI

Çok güzel, güzelce, pek iyi.

DELİBAL

Rhododendron ve Ericacea ailesindeki bazı bitkilerde bulunan ve yenildiğinde zehirlenmeye neden olan polihidroksile siklik diterpen içeren bir zehir. Bu bileşik, hücre zarlarındaki sodyum kanallarını kapatarak terleme, kusma ile kol ve bacaklarda felce neden olur.

DAPDAYI

Çok güzel, güzelce, pek iyi.

BARINAK

Barınılacak yer, melce.

HOŞÇA

Hoş bir biçimde olan. (ho'şça) Hoş olarak, iyice, güzelce.

AMRANMAK

Yayılıp oturmak, yangelmek: Tembelcesine amranma.

ÇEVRİYAZI

Bir metni, yazılmış olduğu yazıdan, okunuşunu belirtmek şartıyla, başka bir yazıya çevirme işi, ve böylece çevrilen yazı. Buna SESÇİL ÇEVRİYAZI (Transcription phonétique) de denir. (çeviri yazı), (fonetik yazı, ses yazısı, sesçil yazı) Bir kelimeyi, bir yazılı metni veya bir konuşmayı, onların telâffuzdaki ses değerlerini dikkate alan özel alfabe işaretleri kullanarak yazıya geçirme. Yazı dilimizdeki değil, gelecek misin, gelemem kelimelerinin bazı Anadolu ağızlarındaki söylenişlerine göre da'l, del; gelcemin? gelecanni? geliyomBen şekillerinde yazılması gibi.

DUTAH

Tencere tutacağı. Bulaşık yıkama bezi. Sapanı elle tutarak idare etmeye yarayan çatallı ağaç. Eski türkçe tutyak: tutak; elcek; sabanın tutacak yeri. Tutak.

MUKADDEMA

Önce, evvelce, eskiden.

EVELİSİ

Evvelce, önceleri.

ÖNCEDEN

Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.

BİNGEŞMEK

Birbiri üstüne binmek, karışmak, kaynaşmak, damar damar üstüne binmek. Uyuşmak, felce uğramak. İki kişi bir hayvana binmek. İki kişi bir hayvana sırayla binmek. Kavga, doğuş etmek. Birbiri üzerine binmek. Birbiri arkasına binmek, anlaşmak. Birbirine uymak, birbiri arkasından gelmek. Birbiri arkasından, sıra ile binmek.

ELCEYH

Elcek; sabanda 'majgal'ın tuttuğu elcek; tırpanın sapındaki elcek halkası vb.

ANDROMETODOKSİN

Kimi Fundagiller ailesindeki bitkilerde bulunan ve geviş getirenlerde salya artışı, sancı, kusma, ayakta duramama, sendeleme, kollaps ve ölümle belirgin olan öncelikli "vagus" uyarımını sağlayan, sonra ise hem bu siniri hem de çizgili kaslardaki sinir uçlarını felce uğratan bir bitkisel zehir, greyonotoksin.

AĞIRCANLILIK

Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.

BALGIMAK

Suyun içinde oynamak. Yumuşaklığından dolayı oynak halde bulunmak: Bu yer balgıyor (bataklık hakkında). Hayvanlar otlakta sereserpe otlamak: Hayvanlar çayırda güzelce balgıdı. Çıban olgunlaşmak. Parlamak, parıldamak, göz alıcı güzel olmak.

APOPLEKTİK

Felce ait, felce meyilli.

TEMBELLİK

Tembel olma durumu, atalet. Tembelce davranış, atalet.