ELCE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "elce" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. elce ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu elce ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde elce olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ELCE

Küçük sepet. Yağ tavası. Kulplu küçük tencere. Cezve.

ELCEH

Sapanda majgalın tuttuğu yer.

ELCEK

Eli korumak için ele takılan ya da alınan kanca gibi bir araç. Tırpanın el ile tutulan yeri. Bulgur taşında elle tutulan yer. Kapının tutacak yeri. Harman aygıtını çevirmek için kullanılan kol. Sapanın elle tutulan ye ri. Kuvvetsiz, zayıf kadın. Yağ eritmeye yarayan küçük kap. Küçük çekiç. İplik bükülen çıkrığın el ile tutulan yeri. El değirmenini çevirmek için el ile tutulan yer. Eldiven. Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven şeklinde tahtadan yapılan bir araç. Eldiven, ellik. Eldiven (Çayağzı). Hızkeserleri ve yönelteci işletmek için kullanılan el sapları. Tırpanın, sobanın toprak sürülürken elle tutulan kısmı. Çıkrık kolu. Yün eldiven. (Yenikent Aksaray Niğde, Laçin Eskişehir, Nudra Şarkikaraağaç Isparta). Gelin eldiveni. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).

ELCEYH

Elcek; sabanda 'majgal'ın tuttuğu elcek; tırpanın sapındaki elcek halkası vb.

ELCEG

Kuyudan su çekilen çıkrığın el ile tutulan yeri. İplik bükülen çıkrığın el ile tutulan yeri.

  -   -   -  

Anlamında ELCE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ELCE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DELCE

Bir bitkinin kılçıklı olan tohumu, delice: Buğday çok delceli. Yabani, aşılanmamış zeytin ağacı sürgünü, yabani ağaç. Kağnılarda ot ve samanın dökülmemesi için, kağnının yan tarafına konulan birbirine çatılmış iki uzun sırık.

TEMBELCE

Tembel bir biçimde, tembelcesine.

BİNGEŞMEK

Birbiri üstüne binmek, karışmak, kaynaşmak, damar damar üstüne binmek. Uyuşmak, felce uğramak. İki kişi bir hayvana binmek. İki kişi bir hayvana sırayla binmek. Kavga, doğuş etmek. Birbiri üzerine binmek. Birbiri arkasına binmek, anlaşmak. Birbirine uymak, birbiri arkasından gelmek. Birbiri arkasından, sıra ile binmek.

BALGIMAK

Suyun içinde oynamak. Yumuşaklığından dolayı oynak halde bulunmak: Bu yer balgıyor (bataklık hakkında). Hayvanlar otlakta sereserpe otlamak: Hayvanlar çayırda güzelce balgıdı. Çıban olgunlaşmak. Parlamak, parıldamak, göz alıcı güzel olmak.

DELİBAL

Rhododendron ve Ericacea ailesindeki bazı bitkilerde bulunan ve yenildiğinde zehirlenmeye neden olan polihidroksile siklik diterpen içeren bir zehir. Bu bileşik, hücre zarlarındaki sodyum kanallarını kapatarak terleme, kusma ile kol ve bacaklarda felce neden olur.

AĞIRCANLILIK

Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.

ANDROMETODOKSİN

Kimi Fundagiller ailesindeki bitkilerde bulunan ve geviş getirenlerde salya artışı, sancı, kusma, ayakta duramama, sendeleme, kollaps ve ölümle belirgin olan öncelikli "vagus" uyarımını sağlayan, sonra ise hem bu siniri hem de çizgili kaslardaki sinir uçlarını felce uğratan bir bitkisel zehir, greyonotoksin.

SIĞINAK

Yağmur, güneş veya çeşitli tehlikelerden korunmak için sığınılacak yer, melce. Kötülüklerden koruyan, sığınılan kimse veya şey. Özellikle hava bombardımanlarından korunmak için yapılmış yer.

TEMBELLİK

Tembel olma durumu, atalet. Tembelce davranış, atalet.

MUKADDEMA

Önce, evvelce, eskiden.

DAPDAYI

Çok güzel, güzelce, pek iyi.

HOŞÇA

Hoş bir biçimde olan. (ho'şça) Hoş olarak, iyice, güzelce.

ÖNCEDEN

Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.

EVVELDEN

Önceden, eskiden, evvelce.

APOPLEKTİK

Felce ait, felce meyilli.

AMRANMAK

Yayılıp oturmak, yangelmek: Tembelcesine amranma.

DAPTAYI

Çok güzel, güzelce, pek iyi.

ÇEVRİYAZI

Bir metni, yazılmış olduğu yazıdan, okunuşunu belirtmek şartıyla, başka bir yazıya çevirme işi, ve böylece çevrilen yazı. Buna SESÇİL ÇEVRİYAZI (Transcription phonétique) de denir. (çeviri yazı), (fonetik yazı, ses yazısı, sesçil yazı) Bir kelimeyi, bir yazılı metni veya bir konuşmayı, onların telâffuzdaki ses değerlerini dikkate alan özel alfabe işaretleri kullanarak yazıya geçirme. Yazı dilimizdeki değil, gelecek misin, gelemem kelimelerinin bazı Anadolu ağızlarındaki söylenişlerine göre da'l, del; gelcemin? gelecanni? geliyomBen şekillerinde yazılması gibi.

DUTAH

Tencere tutacağı. Bulaşık yıkama bezi. Sapanı elle tutarak idare etmeye yarayan çatallı ağaç. Eski türkçe tutyak: tutak; elcek; sabanın tutacak yeri. Tutak.

BARINAK

Barınılacak yer, melce.