İçinde EKİCİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ekici" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ekici bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ekici ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ekici olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

TOPLAMAÇEKİCİ

11 harfli kelimeler

KARŞIÇEKİCİ, TEKELÇEKİCİ

10 harfli kelimeler

KAYAKEKİCİ, KOSAÇEKİCİ, TEPEÇEKİCİ

9 harfli kelimeler

ÇEKİCİLİK, YANÇEKİCİ

8 harfli kelimeler

EKİCİLİK, EKİCİLER

7 harfli kelimeler

MEKİCİK

6 harfli kelimeler

ÇEKİCİ

5 harfli kelimeler

EKİCİ

Bazı kelimelerin anlamları

EKİCİ

Herhangi bir tarım ürününü üreten, tarımla uğraşan çiftçi. Birini uydurma bir sebeple bırakıp giden, atlatan kimse.

EKİCİLİK

Ekicinin yaptığı iş.

TOPLAMAÇEKİCİ

Bakırcıların bakır genişletmekte kullandıkları tahta bir sap üzerine geçirilmiş uzun ağızlı çelik başlıktan oluşan araç. (Maraş).

KOSAÇEKİCİ

Eğrilen kosanın ağzını düzeltmek için kullanılan araç. Kemalpaşa İzmir).

YANÇEKİCİ

Nalbantlıkta kullanılan küçük çekiç. Perçin yapmakta kullanılan küçük çekiç. (Karaağaç Bozuyük Bilecik).

ÇEKİCİ

Kaza veya arıza yapan, yanlış yere park eden aracı belli bir yere götürmek için kullanılan taşıt. Alımlı.

KAYAKEKİCİ

Kertenkele.

TEPEÇEKİCİ

Çivinin tepesini düzeltmeye yarayan ufak çekiç.

TEKELÇEKİCİ

Ağır çekiç. (Bursa).

KARŞIÇEKİCİ

Bıçak döğmede kullanılan büyük çekiç. (Bursa).

ÇEKİCİLİK

Çekici olma durumu, alım, albeni, alımlılık, cazibe, hava, gelgel. Çekme gücü.

EKİCİLER

Bolu ilinde, Seben ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Van ilinde, Kocapınar nahiyesine bağlı bir bölge.

MEKİCİK

Bir kilim motifi. (Çatak Emet Kütahya).

  -   -   -  

Anlamında EKİCİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EKİCİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EĞLENDİRİ

Gazino, bar vb. yerlerde müşterileri oyalamak, eğlendirmek amacıyla yapılmış olan ilgi çekici gösteri, atraksiyon.

BAYLAN

Zarif, çekici. Zengin.

ALAKALANMAK

İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.

CAZİBE

Çekicilik. Çekim.

CERRAR

Çekici, sürükleyici. Zorla para alan kimse. Savaş araçlarıyla donatılmış kalabalık ordu. Dilenci.

DEBRİYAJ

Otomobillerde kavrama yöntemi ile kenetlenmiş iki mili birbirinden ayıran ve çekici mili hareket düzeninde tutarak çekilen milin durmasını ve bu işlem sonunda aracın hareketini sağlayan düzenek. Bu düzeneği işletmeye yarayan ayaklık.

ALIMLI

Alımı olan, çekici, cazibeli, albenili, cazip, cazibedar, kişmiri.

ÇARPMAK

Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.

CAZİBELEŞTİRMEK

Çekici, alımlı duruma getirmek.

ÇARPILMAK

Çarpma işine konu olmak. Çarpık duruma gelmek. Bir yankesici tarafından eşyaları el çabukluğuyla çalınmak, soyulmak. Bir şeye ederinden fazla para ödemek. Aldatılmak. Çekiciliğine kapılmak, etkilenmek.

BÜYÜLEMEK

Büyü ile etki altına almak, efsunlamak, afsunlamak. Çekiciliği ile etkisi altına almak, birini kendine bağlamak, teshir etmek.

CAZİBELEŞMEK

Çekici, alımlı duruma gelmek.

CALİP

Celp eden, çeken, çekici.

DAVETKAR

Çekici, cazibeli (bakış, davranış vb.).

BOMBA

Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.

ALIM

Alma işi. Çekicilik. Kurum, çalım, gurur.

ALBENİ

Çekicilik.

DİŞİ

Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey). Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan. Yumuşak, kolay işlenen (maden). Kadın. Şuh, işveli, çekici. Verimli, doğurgan. Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki).

ALIMLILIK

Alımlı olma durumu, çekicilik.

CANLI

Canı olan, diri, yaşayan. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde.