Sonu EKİNİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ekini" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ekini ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ekini olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ekini olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EKİNİ

Onu. Yanındaki. Benzerini, aynısını: Ekini yap. Onu: Ekini ver.

  -   -   -  

Anlamında EKİNİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EKİNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAMLAMAK

Damla durumunda tane tane düşmek. İçindekini damla damla akıtmak. Bir yere çağrılmadan, çekinmeden gitmek, çıkagelmek.

SAKINCA

Çekinilmesi, dikkatli olunması gereken, sakınmayı gerektiren durum, mahzur.

DESTELEYİCİ

Biçilmiş ekini deste yapan işçi, desteci.

ALMAŞ

İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.

ATILGAN

Çekinip korkmadan kendini tehlike veya güçlüklere atan, acar. Girişken.

UZUNEŞEK

Eğilmiş ve biri ötekinin arkasına tutunmuş birkaç kişinin üzerinden atlanılarak oynanan bir oyun.

ÇAĞRIŞIM

Bir düşünce, görüntü vb.nin bir başkasını hatırlatması. Davranışlar, düşünceler ve kavramlar arasında yer ve zaman birliğinin etkisiyle kurulan bağlantılar sonucu, bilinç alanına bunlardan birisi girdiğinde ötekini de bilince çekmesi olayı, tedai.

ADDEĞİŞİ

(Söz sanatı terimi) Aralarında, sebeple sonuç, yapanla yapılan, kaplıyanla kaplanan, iye ile iyeli gibi karşılıklı her hangi bir ilgi bulunan şeylerden birini ötekinin adiyle anlatma. O, kalemiyle geçiniyor. Bugün sobaları yaktık, Aksaray yangınında biz de yandıktı. Onda kafa yok. Bir martin, iki mavzer. Panamasını başına geçirdi. Bunu iki altına aldım gibi.

KÜNDE

Güreşçinin, hasmını altına alıp bir elini önden, ötekini arkadan geçirerek ellerini kilitlemesi. Düzen, tuzak, oyun, hile. Suçluların ayağına bağlanan demir halka, köstek.

BENMARİ

Bir kabı kaynar suya oturtmak yolu ile içindekini ısıtma veya eritme yöntemi.

DİKMEK

Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.

İÇERMEK

İçine almak, içinde bulundurmak, ihtiva etmek. Bir şey, başka bir şeyin varlığını gerektirmek, biri ötekini ister istemez düşündürmek, tazammun etmek.

YALAMAK

Bir şeyin üzerinden dilini sürüp geçirmek. Dilini gezdirerek bir şeyin üzerindekini almak. Sıyırarak, dokunarak geçmek. Dalgalar geminin içine girmeyip yalnız bordasını sıyırarak geçmek.

KUSMAK

Midenin içindekini basınçla ağızdan dışarı atmak, çıkarmak, kay etmek, istifra etmek. Reddetmek. Boyanan ve temizlenen şeyler yeniden ortaya çıkmak. İçinde birikmiş kinini, öfkesini söyleyerek açığa vurmak.

ÇEKİNİLME

Çekinilmek işi.

BİÇERBAĞLAR

Ekini hem biçen hem de bağ durumuna getiren makine.

DİMYAT

Seyrek ve yuvarlak taneli bir tür üzüm. "Aşırı hırs göstererek elindekini de yitirmek" anlamındaki Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak deyiminde geçen bir söz.

RESESİF

Çekinik.

FIRDÖNDÜ

Biri döndüğünde ötekinin de dönmesini engellemek için uç uca getirilerek serbest bir eksenle bağlanmış çift halka. Belirli bir görüş veya düşünce sahibi olmayan kimse. Bir ipe bağlı olarak birden fazla çıpa atıldığında çıpaların karışmaması için tekne zinciri ile parçaların bağlandığı zincir arasına konulan metal araç. Topaç gibi çevrilerek oynanan, tunçtan, altı köşeli bir kumar aracı.

ÇEKİNİKLİK

Çekinik olma durumu.