Kelimeler arşivinde; içinde "efek" olan, toplam 21 tane kelime bulunuyor. İçerisinde efek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu efek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında efek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MÜTEFEKKİR, DEFEKASYON
TEFEKKÜR, DEFEKTUS, DEFEKTİF
TEFEKLİ, EFEKTÖR, EFEKOTU, AKTEFEK, EFEKTİF
DEFEKT, EFEKAN, KEFEKİ, EFEKÖY, KEFEKE
CEFEK, HEFEK, KEFEK, TEFEK, EFEKT
EFEK
EFEK
Yabani yonca, fiğ. Bir cins ot. Toz gibi yağan kar. Samankâğıdı.
EFEKTÖR
Sese efekt veren cihazların genel adı.
EFEKOTU
Yabani yonca, fiğ.
TEFEKLİ
Samsun kenti, Alaçam belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
AKTEFEK
Sakarya ili, Hendek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
TEFEKKÜR
Düşünme, düşünüş.
EFEKTİF
Bankacılıkta nakit para. Banknot ve metal para. Merkez Bankası tarafından alım satımı yapılmış olan ve Türk lirası olarak kurları belirlenen yabancı ülke parası.
KEFEKİ
Yapılarda kullanılan açık renkli, delikli, hafif, işlenmesi kolay, ateşe dayanıklı bir taş türü. Diş taşı.
EFEKAN
Efe soyundan gelen kimse.
MÜTEFEKKİR
Düşünür.
DEFEKT
Eksiklik, kusur, kısmi sakatlık. Eksiklik. Kusur. Biçim bozukluğu.
DEFEKASYON
Dışkılama.
EFEKÖY
Tokat ili, Gökdere nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KEFEKE
Kolay işlenilen yumuşak taş. Diş diplerinde olan taş.
DEFEKTİF
Sakat, noksan, kusurlu, hatalı, eksik.
DEFEKTUS
Noksan, eksik.
Bu bölümde tanımı içerisinde EFEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TIFIL
Küçük çocuk. Acemi, toy. Zayıf, ufak tefek.
YAYMACI
Pazarlarda veya sokaklarda sergi açıp ufak tefek eşya veya hırdavat satan kimse.
AHENGEÇ
Sesi istenen oranda incelttikten veya kalınlaştırdıktan sonra asıl sese ekleyen veya eklemeksizin değişik akort sisteminde çıkartan efekt ve bunu sağlayan cihaz.
ÇERÇİ
Köy, pazar vb. yerlerde dolaşarak ufak tefek tuhafiye eşyası satan kimse. Bazı bölgelerde tuhafiyeci.
ANARBETİ
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası. Yemiş, çerez.
KURNAZ
Kolay kanmayan, başkalarını kandırmasını ve ufak tefek oyunlarla amacına erişmesini beceren, açıkgöz, hin.
DÜŞÜNÜR
Genel sorunlar üzerine yeni ve kendine özgü düşünceleri olan kimse, düşünücü, mütefekkir.
DÜŞÜNÜŞ
Düşünme işi, tefekkür. İnsanın, özellikle davranışlarına yön veren ahlak tutumu ve düşünme biçimi.
BÜCÜR
Ufak tefek ve kısa boylu (kimse). Yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan.
CÜSSESİZ
İnce yapılı, ufak tefek, güçsüz (kimse).
CURA
Mızrap ile çalınan iki veya üç teli olan halk sazı. Ufak tefek, gelişmemiş. Bir tür küçük atmaca.
KARABİBER
Karabibergillerin örnek bitkisi olan, zeytinsi, meyvelerin taneleri yuvarlak, yaprakları kalp biçiminde, tırmanıcı bir bitki (Piper nigrum). Sevimli ve ufak tefek esmer güzeli. Bu bitkinin baharat olarak kullanılan kuru ve siyah tanesi. Bu tanelerin kurutulup öğütülmesiyle yapılmış olan toz.
PIRTI
Değersiz şey, eşya. Basma ve ketenden yatak, yorgan yüzü, giysilik kumaş. Eskimiş giysi. Ufak tefek ev eşyası.
ANARBERİ
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası. Yemiş, çerez.
HARÇLIK
Ufak tefek gereksinimler için harcanacak para.
DÜŞÜNME
Düşünmek işi, tefekkür. Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu. Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.
HIRDAVAT
Kilit, tel, çivi vb. metal eşya. Önemsiz, ufak tefek eşya, gereksiz eşya.
ANARA
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası.
ÇÖPLENMEK
Çeşitli yiyeceklerden azar azar yemek. Kendine açıktan ufak tefek çıkarlar sağlamak.
ÖTEBERİ
Önemsiz, ufak tefek şeyler.