Kelimeler arşivi içinde; başında "efek" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. efek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu efek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde efek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EFEKOTU, EFEKTİF, EFEKTÖR
EFEKAN, EFEKÖY
EFEKT
EFEK
EFEK
Yabani yonca, fiğ. Bir cins ot. Toz gibi yağan kar. Samankâğıdı.
EFEKÖY
Tokat ili, Gökdere nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
EFEKT
Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi.
EFEKTİF
Bankacılıkta nakit para. Banknot ve metal para. Merkez Bankası tarafından alım satımı yapılmış olan ve Türk lirası olarak kurları belirlenen yabancı ülke parası.
EFEKTÖR
Sese efekt veren cihazların genel adı.
EFEKOTU
Yabani yonca, fiğ.
EFEKAN
Efe soyundan gelen kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde EFEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇERÇİ
Köy, pazar vb. yerlerde dolaşarak ufak tefek tuhafiye eşyası satan kimse. Bazı bölgelerde tuhafiyeci.
ÇÖPLENMEK
Çeşitli yiyeceklerden azar azar yemek. Kendine açıktan ufak tefek çıkarlar sağlamak.
KARABİBER
Karabibergillerin örnek bitkisi olan, zeytinsi, meyvelerin taneleri yuvarlak, yaprakları kalp biçiminde, tırmanıcı bir bitki (Piper nigrum). Sevimli ve ufak tefek esmer güzeli. Bu bitkinin baharat olarak kullanılan kuru ve siyah tanesi. Bu tanelerin kurutulup öğütülmesiyle yapılmış olan toz.
DÜŞÜNME
Düşünmek işi, tefekkür. Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu. Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.
HIRDAVAT
Kilit, tel, çivi vb. metal eşya. Önemsiz, ufak tefek eşya, gereksiz eşya.
CURA
Mızrap ile çalınan iki veya üç teli olan halk sazı. Ufak tefek, gelişmemiş. Bir tür küçük atmaca.
ANARBETİ
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası. Yemiş, çerez.
DÜŞÜNÜR
Genel sorunlar üzerine yeni ve kendine özgü düşünceleri olan kimse, düşünücü, mütefekkir.
PIRTI
Değersiz şey, eşya. Basma ve ketenden yatak, yorgan yüzü, giysilik kumaş. Eskimiş giysi. Ufak tefek ev eşyası.
YAYMACI
Pazarlarda veya sokaklarda sergi açıp ufak tefek eşya veya hırdavat satan kimse.
KURNAZ
Kolay kanmayan, başkalarını kandırmasını ve ufak tefek oyunlarla amacına erişmesini beceren, açıkgöz, hin.
CÜSSESİZ
İnce yapılı, ufak tefek, güçsüz (kimse).
ÖTEBERİ
Önemsiz, ufak tefek şeyler.
DÜŞÜNÜŞ
Düşünme işi, tefekkür. İnsanın, özellikle davranışlarına yön veren ahlak tutumu ve düşünme biçimi.
ANARA
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası.
BÜCÜR
Ufak tefek ve kısa boylu (kimse). Yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan.
TIFIL
Küçük çocuk. Acemi, toy. Zayıf, ufak tefek.
HARÇLIK
Ufak tefek gereksinimler için harcanacak para.
AHENGEÇ
Sesi istenen oranda incelttikten veya kalınlaştırdıktan sonra asıl sese ekleyen veya eklemeksizin değişik akort sisteminde çıkartan efekt ve bunu sağlayan cihaz.
ANARBERİ
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası. Yemiş, çerez.