İçinde EDEBİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "edebi" olan, toplam 71 tane kelime bulunuyor. İçerisinde edebi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu edebi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında edebi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

EDEBİYATSEVERLİK

13 harfli kelimeler

KEŞFEDEBİLMEK, FETHEDEBİLMEK, HAKKEDEBİLMEK, HALLEDEBİLMEK, HAPSEDEBİLMEK, HASREDEBİLMEK, HİCVEDEBİLMEK, HİSSEDEBİLMEK, HÜKMEDEBİLMEK, KATLEDEBİLMEK, KAYBEDEBİLMEK, KAYDEDEBİLMEK, HAZMEDEBİLMEK, MAHVEDEBİLMEK, NAKLEDEBİLMEK, NAKŞEDEBİLMEK, NEŞREDEBİLMEK, REDDEDEBİLMEK, RESMEDEBİLMEK, SABREDEBİLMEK, SEYREDEBİLMEK, ZİKREDEBİLMEK, FESHEDEBİLMEK, EDEBİYATSEVER, EDEBİYATÇILIK

12 harfli kelimeler

KATLEDEBİLME, FETHEDEBİLME, KAYBEDEBİLME, ATFEDEBİLMEK, KAYDEDEBİLME, KEŞFEDEBİLME, AKSEDEBİLMEK, MAHVEDEBİLME, NAKLEDEBİLME, AKDEDEBİLMEK, NAKŞEDEBİLME, NEŞREDEBİLME, AFFEDEBİLMEK, REDDEDEBİLME, RESMEDEBİLME, SABREDEBİLME, SEYREDEBİLME, ZİKREDEBİLME, KATEDEBİLMEK, FESHEDEBİLME, DEFEDEBİLMEK, HÜKMEDEBİLME, HAKKEDEBİLME, EMREDEBİLMEK, HİSSEDEBİLME, HALLEDEBİLME, HİCVEDEBİLME, HAPSEDEBİLME, HAZMEDEBİLME, HASREDEBİLME

11 harfli kelimeler

KATEDEBİLME, EMREDEBİLME, AFFEDEBİLME, AKDEDEBİLME, AKSEDEBİLME, ATFEDEBİLME, DEFEDEBİLME

10 harfli kelimeler

EDEBİKELAM, EDEBİYATÇI, EDEBİYATÇA

9 harfli kelimeler

EDEBİLMEK

8 harfli kelimeler

EDEBİLME, EDEBİYAT

6 harfli kelimeler

HEDEBİ

5 harfli kelimeler

EDEBİ

Bazı kelimelerin anlamları

EDEBİ

Edebiyatla ilgili, edebiyata ilişkin, yazınsal.

KEŞFEDEBİLMEK

Keşfetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

FETHEDEBİLMEK

Fethetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HALLEDEBİLMEK

Halletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HAPSEDEBİLMEK

Hapsetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

EDEBİYATSEVERLİK

Edebiyatsever olma durumu.

HAZMEDEBİLMEK

Hazmetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HAKKEDEBİLMEK

Hakketme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HÜKMEDEBİLMEK

Hükmetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

MAHVEDEBİLMEK

Mahvetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HASREDEBİLMEK

Hasretme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KATLEDEBİLMEK

Katletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KAYDEDEBİLMEK

Kaydetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KAYBEDEBİLMEK

Kaybetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HİCVEDEBİLMEK

Hicvetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HİSSEDEBİLMEK

Hissetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında EDEBİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EDEBİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BEŞLİ

Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya taş. Beş müzisyenin çaldığı caz orkestrası. Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume, muhammes. Beş ses veya beş müzik aracı için yazılan müzik eseri, kentet, kuintet. Halk edebiyatında üçlemeli bir bende, konu ile ilgili aynı ölçüde bir çift dizenin bağlanmasıyla oluşan manzume.

BAROK

MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.

DENİZKESTANESİ

Hareket edebilen dikenlerle örtülü, yuvarlak kalker kabuklu, derisi dikenlilerden bir yumuşakça (Echinus esculentus).

BEYAN

Bildirme. Bir eserde, düşüncelerin, duyguların, hayallerin doğuş ve değerlerini, bunların anlatımında tutulacak yolları konu edinen bir edebiyat bilgisi dalı.

DİVAN

Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis. Sedir. Meclis. Divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladıkları eser.

ALTAYİSTİK

Altay grubuna giren Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Korelilerin dil, edebiyat, kültür ve tarihleriyle uğraşan bilim dalı.

AYRINTI

Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

BİÇİM

Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

ARABİST

Arap dili ve edebiyatıyla uğraşan kimse.

BAHARİYE

Divan edebiyatında, bahar tasviri ile başlayan kaside.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

BURLESK

Sanat alanında ve özellikle edebiyatta rastlanan, komikliğe dayanan bir tür.

DEME

Demek işi. Anlam. Atasözü. Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad. Halk edebiyatında şiir. Ağıt.

DERGİ

Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın, bülten, mecmua.

DEKADAN

XIX. yüzyıl sonlarında Fransa'da natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçı. Edebiyatta, sanatta yozlaşma, gerileme.

ALTILI

Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.

DESTAN

Tarih öncesi tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve kahramanlarla ilgili olağanüstü olayları konu alan şiir, epope. Bir kahramanlık hikâyesini veya bir olayı anlatan, koşma biçiminde, ölçüsü on bir hece olan halk şiiri. Çağdaş Türk edebiyatında biçim ve içerik yönünden, geleneksel destanlardan ayrılık gösteren uzun kahramanlık şiiri.

DRAM

Sahnede oynanmak için yazılmış oyun, drama. Acıklı olay. Acıklı, üzüntülü olayları, bazen güldürücü yönlerini de katarak konu alan sahne oyunu veya televizyon filmi, drama. Tiyatro edebiyatı.

ARTÇI

Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.

DÖŞEME

Döşemek işi. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri.