Kelimeler arşivinde; içinde "edele" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde edele bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu edele ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında edele olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ZEDELEYEBİLMEK, TAHTALIDEDELER
ZEDELEYEBİLME
ZEDELENMEK, BEDELEŞMEK, SEDELENMEK
ZEDELEMEK, TEPEDELEN, KEÇEDELEN, İÇDEDELER, EDELETTİH, ZEDELENME, ZEDELENİŞ
ZEDELEME
GEDELEÇ, GEDELEK, KEDELEÇ, DEDELER, BEDELEN
EDELET, GEDELE, EDELER, KEDELE
EDELE
EDELE
Arapça kökenli adale: adale.
ZEDELEMEK
Hafifçe yaralamak. Zarar vermek.
ZEDELEME
Zedelemek işi.
TEPEDELEN
Yalçın kayalar üstüne yapılmış şato.
BEDELEŞMEK
Tartışmak.
TAHTALIDEDELER
Kahramanmaraş şehri, Türkoğlu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ZEDELENMEK
Vurma, çarpma, delme sonucu berelenmek, ezilmek. Zarar görmek.
ZEDELENİŞ
Zedelenme işi.
EDELETTİH
Adaletlik.
İÇDEDELER
Sakarya ili, Taraklı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
SEDELENMEK
Seslenmek.
GEDELEÇ
Asma kabağı. Ok kuburu, sadak. Ok kuburu, tirkeş, sadak.
ZEDELEYEBİLME
Zedeleyebilmek işi.
KEÇEDELEN
İnce ve sürekli yağan yağmur.
ZEDELENME
Zedelenmek işi.
ZEDELEYEBİLMEK
Zedeleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde EDELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖRSELEMEK
Yıpratmak, eskitmek, hırpalamak, zedelemek. Gücünü azaltmak, canlılığını gidermek, sarsmak.
FİBROZ
Zedelenme gösteren dokuda onarım amacıyla oluşan bağ dokusunun artışı.
HİLEİŞERİYE
Çözümü güç bir hukuki sorunu hukuk kurallarını zedelemeden çözümleme.
ŞECERELİ
Şeceresi olan, oldukça uzak bir ataya kadar dedeleri belli olan.
BULKAMAK
Çürümeye, erimeye yüz tutmak, bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, sulanmak, yara iltihaplanmak.
SIYRIK
Çarpma veya vurma sonucunda vücutta hafifçe kazınmış, zedelenmiş, soyulmuş, kanamış yer. Utanması olmayan. Yüzeyinden bir parça sıyrılmış olan. Sıyrılmış yer.
HEMOSTAZ
Kanamanın durdurulması, herhangi bir vücut bölgesinde seyreden kan akımının yavaşlaması. Kanın damar dışına çıkmasının, fizyolojik veya cerrahi olarak önlenmesi. Zedelenmiş veya yırtılmış kan damarından kan akışının önlenmesi için geçekleşen damar büzülmesi, kan pulcuğu tıkacının oluşması, kanın pıhtılaşması ve fibröz doku oluşmasını içeren olaylar zinciri.
BILKIMAK
Bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, erimek.
TARAKLAMA
Taraklamak işi. Bağ bahçe işlerinde taşları tarakla toplama, ayıklama. Ağaç gemilerde kaplamaların zedelenmesi durumunda, içeriye su girmemesi için omuzluktan su düzeyine kadar ıskarmozlar arasına uyumlu olarak yerleştirilen, ağaçtan yapılmış olan pekiştirme. Taşçı tarağı ile yapılan.
BILLIKMAK
Çürümeye, erimeye yüz tutmak, bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, sulanmak, yara iltihaplanmak.
EPİTELİZASYON
Zedelenmeye uğramış yüzeyin epitel hücrelerinin çoğalmasıyla oluşan iyileşmesi. Çıplak bir bölgede epitel çoğalması, yara iyileşmesinin en son evresi.
SANDALYELİK
Sandalyeden zedelenmemesi için duvara çakılan ince uzun tahta kaplama. Sandalye yapmaya elverişli olan (ağaç).
DESKEMETOSEL
Gözde, deskement zarının fıtıklaşması. Kornea zedelenmesi veya derin kornea ülserini takiben biçimlenir.
ASTROSİTOZİS
Çeşitli nedenlerle zedelenen sinir hücrelerinin etrafında astrositlerin sayıca çoğalması.
DESTRUKSİYON
Yıkımlanma, zedelenme.
BULKAK
Yumuşamış, olgunlaşmış, erimiş, sulanmış, zedelenmiş.
ATA
Baba. Kişinin geçmişte yaşamış olan büyükleri. Dedelerden ve büyükbabalardan her biri.
ZEDELİ
Zedelenmiş.
DEJENERASYON
Yozlaşma. Soysuzlaşma. ve kim. Bozunum. Bozulma. Hücre ve dokuların canlılığını koruyarak görev bakımından daha az etkin bir düzeye inmesi ve çeşitli yapısal değişimlere uğraması, dönüşümlü hücre zedelenmesi.
AVKALANMAK
Zedelenmek, hırpalanmak, örselenmek. Ufalanmak.