Kelimeler arşivi içinde; sonunda "edele" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu edele ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında edele olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde edele olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EDELE
Arapça kökenli adale: adale.
GEDELE
Bağ çubuklarını toprağa daldırarak çoğaltma yolu, çelikleme. Bağ çubukları ile yapılan sepet. Kısa boylu, şişman, göbekli. Küçük küp.
KEDELE
Toprak kap, küçük çömlek.
Bu bölümde tanımı içerisinde EDELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SIYRIK
Çarpma veya vurma sonucunda vücutta hafifçe kazınmış, zedelenmiş, soyulmuş, kanamış yer. Utanması olmayan. Yüzeyinden bir parça sıyrılmış olan. Sıyrılmış yer.
DEJENERASYON
Yozlaşma. Soysuzlaşma. ve kim. Bozunum. Bozulma. Hücre ve dokuların canlılığını koruyarak görev bakımından daha az etkin bir düzeye inmesi ve çeşitli yapısal değişimlere uğraması, dönüşümlü hücre zedelenmesi.
BILLIKMAK
Çürümeye, erimeye yüz tutmak, bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, sulanmak, yara iltihaplanmak.
DESTRUKSİYON
Yıkımlanma, zedelenme.
ZEDELENME
Zedelenmek işi.
DESKEMETOSEL
Gözde, deskement zarının fıtıklaşması. Kornea zedelenmesi veya derin kornea ülserini takiben biçimlenir.
ZEDELENİŞ
Zedelenme işi.
ÖRSELEMEK
Yıpratmak, eskitmek, hırpalamak, zedelemek. Gücünü azaltmak, canlılığını gidermek, sarsmak.
SANDALYELİK
Sandalyeden zedelenmemesi için duvara çakılan ince uzun tahta kaplama. Sandalye yapmaya elverişli olan (ağaç).
ŞECERELİ
Şeceresi olan, oldukça uzak bir ataya kadar dedeleri belli olan.
BILKIMAK
Bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, erimek.
BULKAK
Yumuşamış, olgunlaşmış, erimiş, sulanmış, zedelenmiş.
TARAKLAMA
Taraklamak işi. Bağ bahçe işlerinde taşları tarakla toplama, ayıklama. Ağaç gemilerde kaplamaların zedelenmesi durumunda, içeriye su girmemesi için omuzluktan su düzeyine kadar ıskarmozlar arasına uyumlu olarak yerleştirilen, ağaçtan yapılmış olan pekiştirme. Taşçı tarağı ile yapılan.
ZEDELİ
Zedelenmiş.
ZEDELEME
Zedelemek işi.
ATA
Baba. Kişinin geçmişte yaşamış olan büyükleri. Dedelerden ve büyükbabalardan her biri.
ASTROSİTOZİS
Çeşitli nedenlerle zedelenen sinir hücrelerinin etrafında astrositlerin sayıca çoğalması.
AVKALANMAK
Zedelenmek, hırpalanmak, örselenmek. Ufalanmak.
HİLEİŞERİYE
Çözümü güç bir hukuki sorunu hukuk kurallarını zedelemeden çözümleme.
BULKAMAK
Çürümeye, erimeye yüz tutmak, bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, sulanmak, yara iltihaplanmak.