Kelimeler arşivinde; içinde "ebek" olan, toplam 53 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ebek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ebek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ebek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TAVUSKELEBEKLERİ
KÖSTEBEKGİLLER
USLUEBEKÖMECİ, KÖSTEBEKTİLER
KELEBEKDELGİ, BELLİNEBEBEK, ALTINKELEBEK
BELLÜMBEBEK, ŞEBEKLEŞMEK, BÜLLÜMBEBEK, BELLİMBEBEK, BEBEKDERESİ, BEBEKLEŞMEK
GELEBEKOTU, FLEBEKTAZİ, ŞEBEKLEŞME, BEBEKLEŞME, BEBEKSİLİK, KELEBEKLER
HACIBEBEK, EBEKUŞAĞI, EBEKULAĞI, EBEKÖMECİ, SEDREBEKİ, AKKELEBEK
KÖSTEBEK, BEBEKLER, CIZBEBEK, ÇÖLDEBEK, BEBEKKÖY, ŞEBEKLER, BEBEKÇİK, BEBEKLİK, ŞEBEKLİK
BEBEKLİ, GÖLEBEK, GELEBEK, GEBEKÖY, BEBEKÇE, EBEKUŞA, ŞEBEKÇİ, KELEBEK
ÖZEBEK, EBEKAÇ, ELEBEK, EBEKÖY, ŞEBEKE, ACEBEK
CEBEK, ŞEBEK, TEBEK, BEBEK
EBEK
EBEK
Acı bildirir ünlem. Korku bildirir ünlem. Toprak ve gübreden yapılan tepecikler. Evin yıkılmış durumu. Açık ve yüksek yer. Arsa.
KÖSTEBEKGİLLER
Omurgalı hayvanlardan, memeliler sınıfının böcekçiller takımına giren bir familya.
GELEBEKOTU
Ranunculus murıcatus, Ranunculaceae.
BELLÜMBEBEK
Papatya.
BEBEKLEŞMEK
Bebek gibi davranışlarda bulunmak.
ALTINKELEBEK
Karın sonuçları yaldızlı olup, dalayıcı tüycüklerle süslü tırtıl çağında türlü yangılar yapması ve oburca yaprak yemesi dolayısıyle, hem insan, hem hayvan, hem de bitki sağlığı yönünden önem taşıyan akkelebek; altınkıçlı kelebek.
KELEBEKDELGİ
Kesici ağzı dövülerek genişletilen, merkezleme uçlu ve önkesicili ağaç delme aracı.
BÜLLÜMBEBEK
Papatya.
USLUEBEKÖMECİ
Ebegümeci.
BELLİMBEBEK
Papatya.
KÖSTEBEKTİLER
Memeliler (Mammalia) sınıfının, böcekçiller (Insectivora) takımından, gözleri çok küçük ve bir deri ile örtülü, kulakları tüyler arasında gizli, ön ayakları kazmaya elverişli türleri olan bir familya.
ŞEBEKLEŞMEK
Şebek durumuna gelmek.
BELLİNEBEBEK
Papatya.
BEBEKDERESİ
Tokat kenti, Artova belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
TAVUSKELEBEKLERİ
En büyük, en güzel kelebek türlerini içine alan ve tırtıl çağında yaprakla beslenen pulkanatlılar familyası.
FLEBEKTAZİ
Toplardamarın boydan boya genişlemesi. İneklerde meme toplardamarında; atlarda ise torasika eksterna, safena ve spermatika toplardamarlarında rastlanır, varikosite, varikozis.
Bu bölümde tanımı içerisinde EBEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEBEKÇE
Bebek gibi, bebeğe yakışır bir biçimde.
ÇOCUK
Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.
BEBECİK
Bebeklere sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz. Yaşına yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
BEBE
Bebek, küçük çocuk.
ÇAĞA
Çocuk, bebek.
DANDİNİ
(da'ndini) Düzensiz, karışık, darmadağınık. Bebekleri uyuturken, oyalarken söylenen tekerlemelerde geçen bir söz.
BÖCEK
Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.
DUVAKLI
Başı ve yüzü duvakla örtülü. Doğduğunda başında zar olan (bebek), perdeli.
BEŞİK
Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.
APALAK
Tombul, gürbüz, iri (bebek veya küçük çocuk).
FİYONK
Kurdele, şerit, kumaş vb.nin kelebek şeklinde bağlanmış biçimi.
GÖKKUŞAĞI
Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli, kemer biçimindeki görüntü, alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, alaimisema.
ÇOCUKLUK
Çocuk olma durumu. İnsan hayatının bebeklikle ergenlik arasındaki dönemi. Çocukça davranış.
AKKELEBEK
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).
HOPPALA
Bebeklerin içine konup zıplayarak eğlenmelerini sağlayan yaylı araç. Küçük çocuklar atlarken onları yüreklendirmek için söylenen bir söz. Şaşma ile birlikte kınama anlatan bir söz.
AGULAMAK
Bebek "agu" diye ses çıkarmak.
BEBEKLİK
Bebek olma durumu. Yeni doğan yavrunun yetişkinlerin bakımına sürekli olarak bağımlı olduğu dönem. Bebek gibi davranışlarda bulunma.
FELFELEK
Bir tür küçük kelebek. Hurmagillerden, kestane büyüklüğündeki yemişi şerit düşürücü nitelik taşıyan Asya bitkisi (Areca catechu).
DUVAK
Gelinin başını, bazen de yüzünü örten dantel veya tülden örtü. Küp, tandır, baca vb.nin taş veya topraktan yapılmış kapağı. Yeni doğan bazı bebeklerin doğduğu zaman başlarını çevreleyen zar.