Sonu EBEK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ebek" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ebek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ebek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ebek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

BELLİNEBEBEK, ALTINKELEBEK

11 harfli kelimeler

BÜLLÜMBEBEK, BELLÜMBEBEK, BELLİMBEBEK

9 harfli kelimeler

AKKELEBEK, HACIBEBEK

8 harfli kelimeler

KÖSTEBEK, CIZBEBEK, ÇÖLDEBEK

7 harfli kelimeler

KELEBEK, GÖLEBEK, GELEBEK

6 harfli kelimeler

ACEBEK, ÖZEBEK, ELEBEK

5 harfli kelimeler

TEBEK, CEBEK, ŞEBEK, BEBEK

4 harfli kelimeler

EBEK

Bazı kelimelerin anlamları

EBEK

Acı bildirir ünlem. Korku bildirir ünlem. Toprak ve gübreden yapılan tepecikler. Evin yıkılmış durumu. Açık ve yüksek yer. Arsa.

CIZBEBEK

Yaramaz, yerli yersiz ağlayan çocuk.

ALTINKELEBEK

Karın sonuçları yaldızlı olup, dalayıcı tüycüklerle süslü tırtıl çağında türlü yangılar yapması ve oburca yaprak yemesi dolayısıyle, hem insan, hem hayvan, hem de bitki sağlığı yönünden önem taşıyan akkelebek; altınkıçlı kelebek.

BELLÜMBEBEK

Papatya.

GÖLEBEK

İplik yapmak için hazırlanmış pamuk ya da yün yumağı. Küçük su birikintisi, gölcük.

GELEBEK

Kelebek.

AKKELEBEK

Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).

HACIBEBEK

Kahramanmaraş şehrinde, Türkoğlu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

ÖZEBEK

Geveze.

BÜLLÜMBEBEK

Papatya.

ACEBEK

Börülce. Fasulye.

BELLİNEBEBEK

Papatya.

KÖSTEBEK

Köstebekgillerden, toprak altında oyduğu yuvalarda yaşayan, gözleri hemen hiç görmeyen, derisinden kürk yapılmış olan küçük bir hayvan, sokur, yer sıçanı, kör sıçan (Talpa). Bir iş yerinden, kurumdan özellikle gizli servisten bilgi sızdıran kimse.

BELLİMBEBEK

Papatya.

KELEBEK

Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad. Biçim olarak bu böceklere benzeyen. Vida, somun vb. nesnelerde kolayca çevrilmeye yarayan bölüm. Geviş getiren hayvanların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir cins asalak hayvan. Bu hayvanın neden olduğu hastalık.

ÇÖLDEBEK

Hastalıklı.

  -   -   -  

Anlamında EBEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EBEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HOPPALA

Bebeklerin içine konup zıplayarak eğlenmelerini sağlayan yaylı araç. Küçük çocuklar atlarken onları yüreklendirmek için söylenen bir söz. Şaşma ile birlikte kınama anlatan bir söz.

DANDİNİ

(da'ndini) Düzensiz, karışık, darmadağınık. Bebekleri uyuturken, oyalarken söylenen tekerlemelerde geçen bir söz.

APALAK

Tombul, gürbüz, iri (bebek veya küçük çocuk).

DUVAKLI

Başı ve yüzü duvakla örtülü. Doğduğunda başında zar olan (bebek), perdeli.

BEBECİK

Bebeklere sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz. Yaşına yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse.

FİYONK

Kurdele, şerit, kumaş vb.nin kelebek şeklinde bağlanmış biçimi.

BEBEKÇE

Bebek gibi, bebeğe yakışır bir biçimde.

BEŞİK

Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

BEBE

Bebek, küçük çocuk.

ÇOCUK

Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

AGULAMAK

Bebek "agu" diye ses çıkarmak.

ÇAĞA

Çocuk, bebek.

FELFELEK

Bir tür küçük kelebek. Hurmagillerden, kestane büyüklüğündeki yemişi şerit düşürücü nitelik taşıyan Asya bitkisi (Areca catechu).

GÖKKUŞAĞI

Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli, kemer biçimindeki görüntü, alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, alaimisema.

BEBEKLİK

Bebek olma durumu. Yeni doğan yavrunun yetişkinlerin bakımına sürekli olarak bağımlı olduğu dönem. Bebek gibi davranışlarda bulunma.

DUVAK

Gelinin başını, bazen de yüzünü örten dantel veya tülden örtü. Küp, tandır, baca vb.nin taş veya topraktan yapılmış kapağı. Yeni doğan bazı bebeklerin doğduğu zaman başlarını çevreleyen zar.

BÖCEK

Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

BEBEKLEŞMEK

Bebek gibi davranışlarda bulunmak.

ÇOCUKLUK

Çocuk olma durumu. İnsan hayatının bebeklikle ergenlik arasındaki dönemi. Çocukça davranış.