Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ebek" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ebek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ebek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ebek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BELLİNEBEBEK, ALTINKELEBEK
BÜLLÜMBEBEK, BELLÜMBEBEK, BELLİMBEBEK
AKKELEBEK, HACIBEBEK
KÖSTEBEK, CIZBEBEK, ÇÖLDEBEK
KELEBEK, GÖLEBEK, GELEBEK
ACEBEK, ÖZEBEK, ELEBEK
TEBEK, CEBEK, ŞEBEK, BEBEK
EBEK
EBEK
Acı bildirir ünlem. Korku bildirir ünlem. Toprak ve gübreden yapılan tepecikler. Evin yıkılmış durumu. Açık ve yüksek yer. Arsa.
BELLİMBEBEK
Papatya.
GELEBEK
Kelebek.
CIZBEBEK
Yaramaz, yerli yersiz ağlayan çocuk.
ALTINKELEBEK
Karın sonuçları yaldızlı olup, dalayıcı tüycüklerle süslü tırtıl çağında türlü yangılar yapması ve oburca yaprak yemesi dolayısıyle, hem insan, hem hayvan, hem de bitki sağlığı yönünden önem taşıyan akkelebek; altınkıçlı kelebek.
HACIBEBEK
Kahramanmaraş şehrinde, Türkoğlu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
AKKELEBEK
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).
ÖZEBEK
Geveze.
ACEBEK
Börülce. Fasulye.
KELEBEK
Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad. Biçim olarak bu böceklere benzeyen. Vida, somun vb. nesnelerde kolayca çevrilmeye yarayan bölüm. Geviş getiren hayvanların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir cins asalak hayvan. Bu hayvanın neden olduğu hastalık.
BELLİNEBEBEK
Papatya.
KÖSTEBEK
Köstebekgillerden, toprak altında oyduğu yuvalarda yaşayan, gözleri hemen hiç görmeyen, derisinden kürk yapılmış olan küçük bir hayvan, sokur, yer sıçanı, kör sıçan (Talpa). Bir iş yerinden, kurumdan özellikle gizli servisten bilgi sızdıran kimse.
BÜLLÜMBEBEK
Papatya.
ÇÖLDEBEK
Hastalıklı.
BELLÜMBEBEK
Papatya.
GÖLEBEK
İplik yapmak için hazırlanmış pamuk ya da yün yumağı. Küçük su birikintisi, gölcük.
Bu bölümde tanımı içerisinde EBEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇOCUK
Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.
BEBEKLİK
Bebek olma durumu. Yeni doğan yavrunun yetişkinlerin bakımına sürekli olarak bağımlı olduğu dönem. Bebek gibi davranışlarda bulunma.
ÇAĞA
Çocuk, bebek.
HOPPALA
Bebeklerin içine konup zıplayarak eğlenmelerini sağlayan yaylı araç. Küçük çocuklar atlarken onları yüreklendirmek için söylenen bir söz. Şaşma ile birlikte kınama anlatan bir söz.
BÖCEK
Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.
DUVAKLI
Başı ve yüzü duvakla örtülü. Doğduğunda başında zar olan (bebek), perdeli.
DANDİNİ
(da'ndini) Düzensiz, karışık, darmadağınık. Bebekleri uyuturken, oyalarken söylenen tekerlemelerde geçen bir söz.
BEBE
Bebek, küçük çocuk.
BEBECİK
Bebeklere sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz. Yaşına yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse.
FELFELEK
Bir tür küçük kelebek. Hurmagillerden, kestane büyüklüğündeki yemişi şerit düşürücü nitelik taşıyan Asya bitkisi (Areca catechu).
GÖKKUŞAĞI
Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli, kemer biçimindeki görüntü, alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, alaimisema.
FİYONK
Kurdele, şerit, kumaş vb.nin kelebek şeklinde bağlanmış biçimi.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
DUVAK
Gelinin başını, bazen de yüzünü örten dantel veya tülden örtü. Küp, tandır, baca vb.nin taş veya topraktan yapılmış kapağı. Yeni doğan bazı bebeklerin doğduğu zaman başlarını çevreleyen zar.
ÇOCUKLUK
Çocuk olma durumu. İnsan hayatının bebeklikle ergenlik arasındaki dönemi. Çocukça davranış.
BEŞİK
Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.
AGULAMAK
Bebek "agu" diye ses çıkarmak.
BEBEKÇE
Bebek gibi, bebeğe yakışır bir biçimde.
APALAK
Tombul, gürbüz, iri (bebek veya küçük çocuk).
BEBEKLEŞMEK
Bebek gibi davranışlarda bulunmak.