EBEK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ebek" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. ebek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ebek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ebek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

EBEKÖMECİ, EBEKULAĞI, EBEKUŞAĞI

7 harfli kelimeler

EBEKUŞA

6 harfli kelimeler

EBEKAÇ, EBEKÖY

4 harfli kelimeler

EBEK

Bazı kelimelerin anlamları

EBEK

Acı bildirir ünlem. Korku bildirir ünlem. Toprak ve gübreden yapılan tepecikler. Evin yıkılmış durumu. Açık ve yüksek yer. Arsa.

EBEKÖMECİ

Kendi kendine yetişen, yemeği yapılan bir çeşit ot, ebegümeci. Kendi kendine yetişen ve ilaç için kullanılan bir ot (Yazı dilimizdeki "ebegümeci"ne bölgemizde kömeç denir).

EBEKAÇ

Saklambaç oyunu.

EBEKUŞA

Gökkuşağı.

EBEKUŞAĞI

Gökkuşağı.

EBEKULAĞI

Salyangoz. Kuzuların yediği küçük yapraklı bir ot.

EBEKÖY

Bursa şehrinde, Yenişehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında EBEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EBEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKKELEBEK

Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).

DUVAK

Gelinin başını, bazen de yüzünü örten dantel veya tülden örtü. Küp, tandır, baca vb.nin taş veya topraktan yapılmış kapağı. Yeni doğan bazı bebeklerin doğduğu zaman başlarını çevreleyen zar.

BEBE

Bebek, küçük çocuk.

APALAK

Tombul, gürbüz, iri (bebek veya küçük çocuk).

BÖCEK

Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

ÇOCUK

Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

ÇAĞA

Çocuk, bebek.

FELFELEK

Bir tür küçük kelebek. Hurmagillerden, kestane büyüklüğündeki yemişi şerit düşürücü nitelik taşıyan Asya bitkisi (Areca catechu).

BEBECİK

Bebeklere sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz. Yaşına yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse.

AGULAMAK

Bebek "agu" diye ses çıkarmak.

ÇOCUKLUK

Çocuk olma durumu. İnsan hayatının bebeklikle ergenlik arasındaki dönemi. Çocukça davranış.

DUVAKLI

Başı ve yüzü duvakla örtülü. Doğduğunda başında zar olan (bebek), perdeli.

FİYONK

Kurdele, şerit, kumaş vb.nin kelebek şeklinde bağlanmış biçimi.

GÖKKUŞAĞI

Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli, kemer biçimindeki görüntü, alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, alaimisema.

BEBEKLEŞMEK

Bebek gibi davranışlarda bulunmak.

BEŞİK

Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.

BEBEKLİK

Bebek olma durumu. Yeni doğan yavrunun yetişkinlerin bakımına sürekli olarak bağımlı olduğu dönem. Bebek gibi davranışlarda bulunma.

DANDİNİ

(da'ndini) Düzensiz, karışık, darmadağınık. Bebekleri uyuturken, oyalarken söylenen tekerlemelerde geçen bir söz.

BEBEKÇE

Bebek gibi, bebeğe yakışır bir biçimde.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.