İçinde DÖKÜLME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dökülme" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dökülme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dökülme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dökülme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DÖKÜLME

Dökülmek işi.

DÖKÜLMEK

Dökme işi yapılmak ya da dökme işine konu olmak. Düşmek. Salınmak, serbest bırakılmak. Çok yorgun, hasta olmak. Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak. Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek. Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek. Kumaş dökümlü olmak. Akarsular, göl veya denize akmak. Çıkmak, ortaya konulmak. Kaplamak, yayılmak.

  -   -   -  

Anlamında DÖKÜLME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÖKÜLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HASAR

Herhangi bir olayın yol açtığı kırılma, dökülme, yıkılma gibi zarar.

BLOKAJ

Bloke etme işi. Bir şeyin hareketine engel olma, hareketini durdurma. Sivri taşların toprak zemine dikine çakılarak üzerine beton dökülmesiyle yapılmış olan dolgu. Bankacılıkta bir varlığın yetkili otoritelerin izni olmadan sahibi tarafından kullanılamaması durumu.

KELLİK

Kel olma durumu. Çıplak, bitkisiz yer. Vücudun kıllı yerlerinde üreyen bir tür mantarın, kılların dökülmesine yol açtığı bulaşıcı bir hastalık.

PULLANMA

Pullanmak işi. Dış derinin boynuzsu küçük pullar veya büyük geniş parçalar durumunda dökülmesi.

İTEĞİ

Un elerken dökülmemesi için yere serilen örtü.

KAVLAMAK

Kabarıp dökülmek, soyulmak.

DÖKME

Dökmek işi. Dökme yük. Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış. Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan. Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan.

KİREÇLENMEK

Kireç dökülmek ya da saçılmak. Bitkilerin hücre zarlarında kalsiyum karbonat, kalsiyum oksalat vb. kalsiyum tuzları toplanmak. Kireç sürülmek. Kireç bulaşmak. Organik dokularda, dokunun görevine engel olacak derecede kalsiyum tuzları birikmek.

ASFALTLANMAK

Asfalt dökülmek, asfaltla kaplanmak.

KANLI

Kan bulaşmış. Kanı yoğun olan, demevi. Kan dökülmesine neden olan. Kanlanmış olan. İsteyerek kan dökmüş olan (kimse), hunriz, katil. Kan davasında taraf olan kimse. Kanı olan.

DÖKÜLGEN

Dökülme özelliği olan. Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde daha çok şıralık olarak üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm.

SAÇALANMAK

Saçılmak, dökülmek.

MÜREKKEPLENMEK

Mürekkep sürülmek, dökülmek veya damlatılmak.

KABAKLAŞMAK

Saçları dökülmek, dazlaklaşmak. Taşıt lastikleri, dişleri aşınıp yüzeyi düz bir duruma gelmek.

BOŞALMAK

Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek. Doyuma ulaşmak. Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak. Gevşemek, açılmak. Hayvan, bağından kurtulmak. Dışarıya akmak, dökülmek.

KALIPSIZ

Kalıba dökülmemiş. Biçimsiz, düzgün olmayan.

KARINCALI

İçinde, üstünde karınca bulunan. Paslı veya dökülme sonucu küçük delikleri olan (metal).

DÖKÜLÜŞ

Dökülme işi.

DÖKÜM

Kalıba dökme işi ve bunun yapılış yöntemi. Kumaşın dökümlü olma niteliği. Bir şeyi ayrıntılı olarak ortaya koyma. Kalıba dökülerek yapılan. Dökülme zamanı.

NAFTALİNLENMEK

Naftalin serpilmek, naftalin dökülmek.