DÖKÜLME ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dökülme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. dökülme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dökülme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dökülme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DÖKÜLME

Dökülmek işi.

DÖKÜLMEK

Dökme işi yapılmak ya da dökme işine konu olmak. Düşmek. Salınmak, serbest bırakılmak. Çok yorgun, hasta olmak. Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak. Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek. Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek. Kumaş dökümlü olmak. Akarsular, göl veya denize akmak. Çıkmak, ortaya konulmak. Kaplamak, yayılmak.

  -   -   -  

Anlamında DÖKÜLME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÖKÜLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KANLI

Kan bulaşmış. Kanı yoğun olan, demevi. Kan dökülmesine neden olan. Kanlanmış olan. İsteyerek kan dökmüş olan (kimse), hunriz, katil. Kan davasında taraf olan kimse. Kanı olan.

NAFTALİNLENMEK

Naftalin serpilmek, naftalin dökülmek.

MÜREKKEPLENMEK

Mürekkep sürülmek, dökülmek veya damlatılmak.

PULLANMA

Pullanmak işi. Dış derinin boynuzsu küçük pullar veya büyük geniş parçalar durumunda dökülmesi.

KALIPSIZ

Kalıba dökülmemiş. Biçimsiz, düzgün olmayan.

BOŞALMAK

Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek. Doyuma ulaşmak. Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak. Gevşemek, açılmak. Hayvan, bağından kurtulmak. Dışarıya akmak, dökülmek.

KAVLAMAK

Kabarıp dökülmek, soyulmak.

SAÇALANMAK

Saçılmak, dökülmek.

BLOKAJ

Bloke etme işi. Bir şeyin hareketine engel olma, hareketini durdurma. Sivri taşların toprak zemine dikine çakılarak üzerine beton dökülmesiyle yapılmış olan dolgu. Bankacılıkta bir varlığın yetkili otoritelerin izni olmadan sahibi tarafından kullanılamaması durumu.

KİREÇLENMEK

Kireç dökülmek ya da saçılmak. Bitkilerin hücre zarlarında kalsiyum karbonat, kalsiyum oksalat vb. kalsiyum tuzları toplanmak. Kireç sürülmek. Kireç bulaşmak. Organik dokularda, dokunun görevine engel olacak derecede kalsiyum tuzları birikmek.

DÖKÜLÜŞ

Dökülme işi.

ASFALTLANMAK

Asfalt dökülmek, asfaltla kaplanmak.

KABAKLAŞMAK

Saçları dökülmek, dazlaklaşmak. Taşıt lastikleri, dişleri aşınıp yüzeyi düz bir duruma gelmek.

KARINCALI

İçinde, üstünde karınca bulunan. Paslı veya dökülme sonucu küçük delikleri olan (metal).

HASAR

Herhangi bir olayın yol açtığı kırılma, dökülme, yıkılma gibi zarar.

DÖKÜM

Kalıba dökme işi ve bunun yapılış yöntemi. Kumaşın dökümlü olma niteliği. Bir şeyi ayrıntılı olarak ortaya koyma. Kalıba dökülerek yapılan. Dökülme zamanı.

DÖKÜLGEN

Dökülme özelliği olan. Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde daha çok şıralık olarak üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm.

DÖKME

Dökmek işi. Dökme yük. Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış. Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan. Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan.

İTEĞİ

Un elerken dökülmemesi için yere serilen örtü.

KELLİK

Kel olma durumu. Çıplak, bitkisiz yer. Vücudun kıllı yerlerinde üreyen bir tür mantarın, kılların dökülmesine yol açtığı bulaşıcı bir hastalık.